
DÎLAN KARACADAÐ/HABER MERKEZİ
Geçtiğimiz günlerde basın açıklamasıyla deşifre edilen MİT ajanı Mustafa Karataş’a soruşturma açılmaması ve Alman yetkililerinin konuyu örtbas etme çabaları Kürtlerin tepkisine yol açıyor. KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, deşifre edilen Mustafa Karataş’ın Alman istihbaratına da çalışmasının adeta ona dokunulmazlık sağladığını görüşünde.
Belgelere ajanlık yaptığı ve suikast planları içinde olduğu ispatlandığı halde Mustafa Karataş isimli ajan hakkında soruşturma açılmamasının sebebi Koç’a göre Alman istihbaratına da çalışıyor olması. Koç, Alman yetkililerini sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.
Suikast hazırlığı görmezden geliniyor
Savcılığın ses kaydının daha çok kim tarafından alındığıyla ilgilenmesini suikast planları ve listelerini görmezden gelmek olduğunu söyleyen Koç: “Savcılık daha çok ses kaydının içeriğini dikkate almalı. Orada bir suikast hazırlığı var” dedi.
MİT ajanı Mustafa Karataş ve beraber olduğu kişilerin ses kayıtlarında Kürtlere karşı nefret ve küfür içerikli konuşmalar olduğuna dikkat çeken Eşbaşkanı Koç, ajanın MİT yöneticileriyle görüşmesinin ses kaydı savcılığa ilettildiğini, ancak savcılık daha çok kaydın kim veya kimler tarafından yaptığıyla ilgilendiğine dikkat çekti. Koç, ses kaydında geçen listenin suikast hazırlığı içerisinde olduklarına dikkat çekerek, “Orada bir suikast hazırlığı var. Listelerden bahsediliyor” dedi.
Almanya bu politikadan vazgeçmeli
Koç, Almanya’nın Kürt politikasında ve Kürtler konusunda işbirliği yaptığı kişilerin profilinin; Kürtlere düşman, ırkçı ve nefret duygularıyla hareket eden Mustafa Karataş gibi kişilerden oluştuğunu söyledi.
Alman istihbaratı Mustafa Karataş gibi kişilerle Kürtlerden bilgi alabilmek için kullanılmasını eleştiren Koç, “Federal Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) kendisini gözden geçirmeli ve bu politikasından vazgeçmeli. Böylesi kişiler Alman devletini bilinçli olarak Kürtleri kriminalize etmesi için yönlendiriyorlar; nefret dolu oldukları için de Alman istihbaratına bu çerçevede yanlış bilgiler aktarılıyor” dedi.
Üzeri örtülmeye çalışılıyor
Mustafa Karataş’ın hem MİT hem de Alman istihbaratı için çalıştığına vurgu yapan Koç, “Bu sebepten ajanın üzerine çok gidilmiyor. Sadece MİT ajanı olsaydı farklı yaklaşırlardı” dedi.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanı Muhammed Taha Gergerlioğlu davası gibi bu meselenin de örtülmeye çalışılmasından endişe eden Koç şunları ifade etti: “Daha önce Federal savcılık, Gergerlioğlu ve birlikte çalıştığı arkadaşları Ahmet Duran Yüksel ve Göksel Güler hakkında, Koblenz Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde dava açtı. Sonra hiçbir şey olmamış gibi Gergerlioğlu’nun içinde yer aldığı büyük casusluk davası, Merkel-Erdoğan görüşmesi sonucunda sümen altı edildi.”
Güven versinler bilgileri paylaşırız
Yeni Özgür Politika tarafından deşifre edilen MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan olayını Alman yetkililerin yanlış yaklaşımlarına örnek gösteren Koç, böylesi durumlarda kamuoyu oluşturmanın hayati önemde olduğunu ifade ederek şu bilgiyi verdi: “MİT ajanı Mehmet Fatih Sayan deşifre olunca, kamuoyu oluşturduk. Ancak öğrendik ki savcılığın aylar öncesinden Sayan’ın çalışmalarından haberi varmış. Basına yansıtmamızdan iki ay sonra da tutuklandı.“
Alman yetkilileri ve güvenlik birimlerinin güven verici yaklaşımlarını görmediklerini söyleyen Koç; “Güvenlik birimleri bize yeterince güven vermiyor. Verseler daha fazla bilgi paylaşacağız.”
Elimizde açık belge var
Mustafa Karataş’ın yıllarca Kürt kurumlarında yer aldığına değinen Koç, “Deşifre olduktan sonra ajanlığı inkar etmesi, aynı çevrede ‘ben ajan değilim’ demesi de klasik bir ajan tavırıydı. Mehmet Fatih Sayan da aynısını yapmıştı. Ayrıca ses kayıt da orijinal, konuşulanlar açık ve net. Elimizde apaçık bir belge var. Alman güvenlik birimleri soruşturma açmalı” dedi.