- Türk devleti, çözümsüzlükte ısrarını sürdürüyor, deneyip sonuç alamadığı yöntemleri kullanmayı sürdürüyor. Şimdiye kadar kapasına kilit vurulan partilere rağmen Kürt halkı ve siyasi hareketi pes etmedi, o kilitleri parçalayıp daha da büyüyerek bugüne geldi. HDP’nin varlığı ve gücü de bunun göstergesi.
MHP tarafından uzun süredir dillendirilen “HDP kapatılsın” çağrılarının, iktidarın bu küçük ortağının dün yapılan 13. Olağan Kongresi öncesi kapatma davasına dönüşmesi, Türk yargısının da iktidar tarafından nasıl bir kapatma halini yaşadığını ortaya koydu. DEP’li milletvekillerinin 2 Mart 1994'de vekilliklerinin düşürülmesiyle Kürt siyasi hareketine dönük girişilen ilk darbeden 27 yıl sonra, 2 Mart 2021’de Yargıtay tarafından HDP hakkında re’sen soruşturma açılması tesadüf değil. HEP’le birlikte 1990’lı yıllarda Meclis'e girip tüm baskı, tutuklama ve kapatmalardan her defasında güçlenerek çıkan bir siyasi geleneğin son temsilcisi HDP’nin kapısına vurulmak istenen kilit, 30 yıl içerisinde defalarca başvurulan yanlışın akıbetini aşamayacağı ortada.
Türk devletinin/iktidarının kapatması olmayı aşamayan Türk yargısı, talimatları iştahla kabul ederek bugüne kadar Halkın Emek Partisi (HEP), Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP), Demokrasi Partisi (DEP), Halkın Demokrasi Partisi (HADEP), Demokratik Halk Partisi (DEHAP), Özgür Parti ve son olarak Demokratik Toplum Partisi (DTP) olmak üzere Kürt siyasi hareketini de temsil eden 7 partiyi kapattı.
HEP ile başlayan süreç
Kürt siyasi hareketinin Meclis’teki ilk temsili olan HEP, 7 Haziran 1990'da kuruldu. Parti, 20 Ekim 1991 Genel Seçimlerinde Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ile ittifak yaparak, 18 milletvekilini Meclis’e gönderdi. 3 Temmuz 1992'de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozma amacını taşımak” ve "yasaya aykırı siyasi faaliyetlerin mihrakı olmak" iddiasıyla HEP'in kapatılması istendi. HEP’in kapatılma ihtimaline karşı 25 Haziran 1992’de ÖZDEP kuruldu. 3 Temmuz 1992’de HEP’e kapatılma davası açıldı. Kürt sorununda çatışmada ısrarın yansıması olan demokratik siyasete müdahale ile HEP, 14 Eylül 1993’te kapatıldı.
HEP’ten sonra DEP
HEP’in kapatması davası sürerken 7 Mayıs 1993’te DEP kuruldu. Güreş-Çiller ekibinin işbaşında olduğu bu dönemde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi “Demokrasi Partisi’nin barış çağrısıdır” başlıklı bildiri ve “Savaş değil, demokratik çözüm” yazılı afiş nedeniyle DEP hakkında “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik bölücü propaganda” yaptığı gerekçesiyle dava açtı. DEP yöneticileri, 25 Şubat 1994 günü Ankara İl Örgütü binasında yapılan açıklama ile 45 günlük zaman zarfında 7 şehit verdiklerini, 6 il ve ilçe binalarının bombalandığını, genel sekreterlerinin evinde silahlı saldırıya uğradığını, Genel Merkez binasının bombalanarak kullanılamaz hale geldiğini, aday adaylarının partilerinden ayrılması için tehdit edildiğini belirterek, seçimlerden çekildiklerini açıkladı. 2 Mart 1994’e gelindiğinde siyasi bir darbeyle DEP’li milletvekillerinin yasama dokunulmazlıkları görüşülmeye başlandı. Aynı gün Hatip Dicle, Leyla Zana, Orhan Doğan, Ahmet Türk, Sırrı Sakık, ve Şırnak bağımsız milletvekili Mahmut Alınak'ın dokunulmazlığı kaldırıldı. Orhan Doğan ve Hatip Dicle Meclis çıkışında gözaltına alındı. Bunu protesto eden diğer DEP’li milletvekilleri iki gün Meclis’te sabahladı. DEP’li vekiller Leyla Zana, Ahmet Türk, Sırrı Sakık, Sedat Yurttaş, Selim Sadak, Mahmut Alınak, Hatip Dicle, Orhan Doğan 16 Mart'ta 1994’te tutuklanarak Ankara Merkez Cezaevi'ne gönderildi. DEP’li Zana, Dicle, Sakık ve Doğan 15 yıl hapis cezası aldı. AYM, 16 Haziran 1994’te DEP’i kapattı.
HADEP’le birlikte belediyeler
DEP kapatılmadan 11 Mayıs 1994’te HADEP kurulmuştu bile. HADEP’in tüm demokrasi güçlerini “Emek, Barış, Özgürlük Bloku” altında birleşmeye çağırması ile birlikte solda oluşturulan güç birliği ile girilen seçimlerde 1 milyon 200 bin oy alınmasına karşın seçim barajı nedeniyle Meclis’e girilemedi. Yerel seçimlerde ise HADEP biri Amed Büyükşehir Belediyesi olmak üzere 37 belediyeyi kazandı. Türk yargısı, 13 Mart 2003’te HADEP’in “terör odağı" haline geldiği iddiasıyla kapattı.
DEHAP’la 64 belediyeye çıktı
DEHAP, 24 Ekim 1997 yılında kurulmuştu. DEHAP, 2 Nisan 2003’te Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme önerilerini içeren bir deklarasyon yayınladı. 29 Nisan 2003’te kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapıldı. 28 Mart 2004 yerel seçimlerine DEHAP, SHP, ÖDP, EMEP, SDP ve Özgür Parti, 29 Ocak 2004’te ilan ettikleri “Demokratik Güç Birliği”yle girdi. İttifak seçimlerde 5 il, 33 ilçe, 31 belde belediye başkanlığı kazandı. 19 Kasım 2005 tarihinde DEHAP 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde kendini feshetti.
DTP ile yeni dönem: 22 milletvekili
Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un eşbaşkanlığında 9 Eylül 2005’te Demokratik Toplum Partisi (DTP) kuruldu. 22 Temmuz 2007’de “Bin Umut Adayları” adıyla seçime giren DTP, 8’i kadın olmak üzere toplam 22 milletvekili çıkararak, Meclis’e girdi. Meclis’e giren DTP’de diğer partiler gibi Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davası ile karşı karşıya kaldı. DTP’nin kapatılma ihtimaline karşı Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ise 2 Mayıs 2008 günü kuruldu. DTP 7’si il, 50’si ilçe olmak üzere toplamda 98 belediye başkanlığı kazandı. Bu başarı sonrası DTP hakkında kapatma davası açıldı. AYM 11 Aralık 2009’da DTP’nin kapatılmasına, 37 kişiye beş yıl siyaset yasağı uygulamasına, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk'un milletvekilliklerinin düşürülmesine karar verdi. İstanbul Milletvekili Ufuk Uras'ın katılımıyla grup kurmak için yeterli sayı olan 20 milletvekiline ulaşıldı ve 2 Mayıs 2008'de Meclis’te Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adıyla yeni bir grup kuruldu.
BDP: 36 vekil,102 belediye
Yerel seçimlerden alınan başarı ardından 2009’da ‘KCK operasyonları’ adı altında siyasi soykırım başlatıldı; on binlerce siyasetçi gözaltına alındı, tutuklandı. BDP, 2011 genel seçimlerine bağımsız adaylarla katılma kararı aldı. 12 Haziran 2011 tarihindeki seçimler için Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku oluşturdu. 41 ilde 65 kişi bağımsız milletvekili adayı oldu. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku, 2,5 milyonun üzerinde oy alarak yüzde 6,4'lik bir oranla 36 milletvekili çıkardı. 30 Mart 2014’te de "eşbaşkanlık" sistemiyle girdiği seçimde 102 belediye kazandı. 11 Temmuz 2014'te "Demokratik Özerklik ile özgür yaşamı inşa ediyoruz" sloganıyla 3. Olağan Kongresi'ni gerçekleştirdi ve isim değiştirerek Demokratik Bölgeler Partisi adını aldı.
HDP ile barajlar yıkıldı
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) içerisinden çıkan Halkların Demokratik Partisi (HDP) 15 Ekim 2012’de kuruldu. 'Diyalog süreci’nde aktif olan parti, 28 Şubat 2015’teki Dolmabahçe Mutabakatı ardından 6 yıldır yoğun saldırıların hedefi. HDP, 7 Haziran 2015 seçimlerinde yüzde 10 barajını aşarak, 80 milletvekilini Meclis’e gönderdi. Yeniden savaşın başlatılmasıyla 1 Kasım 2015 yenilenen genel seçimlerde HDP yine de yüzde 10,8 oy alarak başarı aştı; 59 vekil çıkardı. 'Çöktürme Planı' çerçevesinde Kürt kentlerine saldırıyla birlikte DBP'nin 10 il, 72 ilçe, 12 belde olmak üzere 94'üne kayyum atandı. 95 belediye eşbaşkanı tutuklandı. Dokunulmazlıkların kaldırılması ardından 4 Kasım 2016’da HDP Eşbaşkanları Demirtaş ve Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 12 milletvekili gözaltına alındı. Demirtaş ve Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 10 milletvekili tutuklandı. HDP’li 7 ismin milletvekillikleri düşürüldü.
Baraj bir kez daha aşıldı
HDP, ağır baskılar altında Haziran 2018’de de iktidarın baraj altında bırakma politikalarına karşı artık barajların anlamsız olduğunu bir kez daha gösterdi. Bölge kentlerinde AKP’nin hile, baskılarına karşı yüzde 11,7 oy alan HDP, 67 milletvekili çıkardı. Siyasi soykırımı kesintisiz darbe uygulamalarına rağmen 3 Büyükşehir, 5 İl, 45 İlçe ve 12 belde belediyesi olmak üzere toplamda 65 belediye kazanıldı. HDP’nin stratejisi sayesinde AKP bölge kentleri yanı sıra İstanbul, Antalya, Mersin, Adana gibi büyükşehirleri de kaybetti.
Savaş hükümeti zorbalığı
Kürt sorununda çatışma ile iktidarını korumayı düşünen AKP-MHP-Ergenekon ittifakı, tam bir savaş hükümeti olarak içeride ve dışarıdaki saldırgan işgalci siyasetini içeride tüm hakları askıya alarak sürdürdü. HDP’li belediyeleri gasp ederek kayyum sistemini yeniden devreye koyan AKP, sonrasında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven ile Amed Milletvekili Musa Farisoğulları’nın vekilliğini düşürdü. Güven hakkında verilen 22 yıl hapis cezası Avrupa İnsan Hakları (AİHM) Büyük Daire’nin Demirtaş hakkında verdiği karar öncesi hızla onaylandı. Kendi yasalarını çiğneyen, bağlayıcı uluslararası kararlı çeşitli hilelerle geçiştirmeye çalışan Türk iktidarı, Garê hezimetinin ardından bu defa da HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve partinin kapatılma davasının açılması hamlesini devreye koydu. ANKARA
Kesintisiz saldırı
HDP’ye yönelik 2015'ten bu yana devam eden siyasi soykırım operasyonlarında 16 bin 490 kişi gözaltına alındı, aralarında 750 üye ve yöneticinin de bulunduğu 5 bin 66 kişi de tutuklandı. Bu sayı, bugün itibarıyla 6 bini aştı. Eşbaşkanlarla birlikte 18 milletvekili, 23 MYK, 21 PM Üyesi, 800'ü aşkın il ve ilçe yöneticisi tutuklandı. Şu anda ise 7 milletvekili ve 15 MYK Üyesi tutuklu. Aynı zamanda 13 milletvekilinin milletvekilliği gasp edildi. Sadece 2020’de en az bin 750 üye ve yönetici gözaltına alındı, 172 kişi de tutuklandı.
* 19 Ağustos’tan bugüne kadar 3’ü büyükşehir, 5’i il, 33’ü ilçe ve 7’si belde belediyesi olmak üzere toplam 48 HDP’li belediye AKP-MHP-Ergenekon iktidarı tarafından gasp edildi.
* 72 belediye eşbaşkanı çeşitli tarihlerde gözaltına alındı. 19’u kadın olmak üzere 37 belediye eşbaşkanı hapsedildi. Halen 7’si kadın belediye eşbaşkanı olmak üzere 15 belediye eşbaşkanı rehin tutuluyor. Bu süre içerisinde 7 belediye eşbaşkanına ise ev hapsi verildi.
* Farklı tarihlerde olmak üzere toplam 122 belediye meclis üyesi gözaltına alındı. Gözaltına alınan meclis üyelerinden 22’si tutuklandı. Ayrıca il genel meclis üyelerinden 11’i çeşitli tarihlerde gözaltına alındı. Gözaltına alınan il genel meclis üyelerinden dördü tutuklanarak cezaevine atıldı.
* Toplam 88 belediye meclis üyesi, 17 il genel meclis üyesi görevden uzaklaştırıldı.
* Kayyum atamaları sonucunda toplam bin 139, HDP’li 807 belediye meclis üyesinin iradeleri (belediye meclisleri feshedildiği için) fiilen gasp edildi.
* Kayyum atanan 48 belediyenin sınırları içerisinde yaşayan 4 milyon 356 bin 819 seçmenin iradeleri kayyum uygulaması yoluyla gasp edildi.