AKP hükümetinin Kürdistan’da başlattığı son savaşa karşı ilk önce Cizre’ye ardından dağlara giden Mehmet Şefik Demir, Medya Savunma Alanları’na yapılan hava bombardımanı sonucu şehit düştü. Şehit amcasının ismini alan Demir, HPG’ye katıldıktan sonra da kod ismini aldı. Demir’i anlatan anne Hasret Demir, “Oğlum gönül verdiği dağlarda sonsuzluk kervanına katıldı” dedi. 

Türk devletinin savaşa konsepti nedeniyle 1986 yılında Mardin’in Savur ilçesine bağlı Bakustan köyünden göç etmek zorunda kalan Demir ailesi, Adana merkez Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi’ne yerleşti. Burada da sürekli bir şekilde devlet baskısı altında olan Demir ailesi bir yandan baskılara göğüs gererken diğer yandan yaşam koşullarının zorluklarıyla mücadele etmeye başladı. 

1999 yılında 10 çocuklu ailenin 8’inci çocuğu olarak dünyaya gözlerini açan HPG’li Mehmet Şefik Demir (Çiya Amed), küçük yaşta okulu bırakarak ailesine yardım etmeye başladı. Günler geçtikçe ailesi üzerine uygulanan devlet baskısını iyiden iyiye hisseden Demir, 7 Haziran seçimleri sonrası AKP’nin Kürdistan’da başlatmış olduğu savaş sonucunda yaşanan katliamları kabul etmeyerek Cizre’ye yol aldı. Bir süre Cizre’deki öz yönetim direnişi içerisinde yer alan Demir, daha sonra soluğu Medya Savunma Alanları’nda aldı. Kısa bir süre burada kalan Demir, 4 arkadaşıyla birlikte 21-28 Mart tarihleri arasında yapılan hava bombardımanı sonucu şehitdüştü.


‘Gece yarısına kadar çalışırdı’



Demir’in çocuk yaşta Kürt özgürlük mücadelesi ile tanıştığını ifade eden anne Hasret Demir, oğlunun sürekli olarak mahalle gençliğinin çalışmalarına dahil olduğunu ve genç yaşta HPG’ye katıldığını aktardı. Anne Demir, “Oğlum gitmeden bir yıl önce uyurken ona bakardım. Gözyaşlarıma hakim olamıyordum. Ben kendi kendime ‘oğlun gidecek ona iyi bak’ derdim. Ne zaman bir yürüyüş, eylem, etkinlik oldu mu gider gece yarısına kadar gelmezdi. Daha bu geçen Haziran ayı seçimlerinde çalışma yürüttü. Hem de çok yoğun çalıştı. Özellikle bizim evi bayraklarla donattı. Bir çok gece eve gelmedi” dedi. 



‘Gönül verdiği dağlara gitti’



HPG’li Demir’in iki amcasının PKK saflarında şehit düştüğünü hatırlatan anne Demir, oğlunun devlete karşı çok büyük bir öfke taşıdığını ve bu öfkeyle çalışmalara dahil olduğunu söyledi. Anne Demir, “Şefik çok yoğun bir öfke taşıyordu. Devlete karşı kimlik bile taşımıyordu” dedi. Çocuk olduğu için oğlunun dediklerinin kendisi için pek önem taşımadığını ancak her bir sözünün şimdi yerini bulduğunu aktaran anne Demir, “Bazen oğlum eve gelirdi. Anne bilmem bugün kimin anması var. Ya da bugün şu tarihte Kürdistan’da bunlar olmuş gibi şeyler söylerdi bana. Tabi ben çocuk olduğu için ciddiye almazdım. Meğer ne çok sevdalanmış davasına. Oğlum en sonunda sevdalandığı ve gönül verdiği dağlara gitti” diye konuştu.




İki isim iki hikaye



Oğlunun doğumunda PKK saflarında olan Mehmet Şefik amcasının isminin verildiğini dile getiren anne Demir, oğlu HPG’ye katıldıktan sonra ise yine PKK saflarında şehit olan Çiya Amed amcasının kod ismini kullandığını söyledi. Anne Demir, oğlunun arkadaş ve akrabalarına sık sık “Ben yaşamını mücadeleye adayan amcalarımın izinden yürüyeceğim” dediğini belirtti.




Hayat dersi veriyordu bize



Oğlunun çocuk yaşına rağmen kendisine hayat dersi verdiğini söyleyen babası Mehmet Demir ise “Oğlum bir iş yerinde çalışırken iş yeri Türk milliyetçiliği yapmış oğlum da dayanamayıp tartışıp çıkmış işten. Bana ‘faşist zihniyetlerle aynı ortamda kalmam’ dedi. Deli doluydu, çoğu eylemlere katılırdı“ diye anlattı.

Kardeşinin devletin Kürt halkına reva gördüğü bütün zulümlerin bilincine vardığını ve bunun için mücadele ettiğini belirten ağabey Fırat Demir, kardeşinin mahalledeki yozlaşmaya karşı mücadele ettiğini dile getirdi. Ağabey Demir “Kardeşim için hayatı değerli kılan iki kişi vardı Abdullah Öcalan ve şehit olan Çiya Amed amcasıydı” diye kaydetti. 


 DİHA/ADANA