
Taciz iddiaları, e-mail skandalı, FBI incelemeleri, ırkçılık suçlamaları ve sağlık sorunları derken Amerikalılar oldukça tartışmalı bir seçim kampanyası dönemini geride bırakarak 45. başkanını seçti. Salı günü yapılan seçimde delege sayısını 278'e çıkaran Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump, Demokrat rakibi Hillary Clinton'ı açık arayla yenerek ABD'nin yeni başkanı seçildi. Başkan seçilebilmek için eyaletlerin toplam 538 seçici delegesinden en az 270'ini elde etmek gerekiyordu. Trump'ın seçim zaferinde; Florida, North Carolina, Pensilvanya, Ohio ve Georgia gibi kritik eyaletlerde elde ettiği büyük başarı önemli rol oynadı.
Trump zaferini ilan etti
Ocak 2017’de görevi Barack Obama’dan devralacak olan Trump zafer konuşmasında tüm Amerikalıların başkanı olacağını ve altyapı yatırımları yaparak yeni iş olanakları yaratacağını söyledi. Trump konuşmasında, "birlik, bütünlük" vurgusu yaparak ‘Amerikan rüyasını’ yeniden kuracaklarını belirtti.
Dünyaya ilk mesajı
ABD'nin yeni başkanı konuşmasında dünyaya da ilk mesajını gönderdi. Trump, "Dünyanın en güçlü ekomisi olacağız ve bütün uluslarla iyi geçineceğiz. Amerika artık en iyisinin peşinde olacak. Dünyaya şu mesajı veriyorum elbette Amerika'nın çıkarları ön planda olacak ama diğer herkesle çatışma değil ortaklık arayacağız" ifadelerini kullandı.
Clinton yenilgiyi kabul etti
Seçiçi delege sayısı 218’de kalan Demokrat aday Hillary Clinton, rakibini arayarak yenilgiyi kabul etti.
Sonuç sürpriz oldu
Trump’ın seçilmesiyle ABD’de iki dönemdir devam eden Demokratların iktidarı da sona erdi. Trump’tan önce iki dönem başkanlık yapan Barack Obama Demokrat Partili’ydi. ABD’nin ilk siyahi başkanı Obama açık bir şekilde Trump’a karşı Clinton’ı destekliyor ve seçim kampanyalarına eşi ve çocuklarıyla birlikte katılıp, oy istiyordu.
Anketler yanıldı
Obama gibi Amerika ile Avrupa medyası da Clinton’ı destekleyen haberlere imza attı, anketler de Demokrat adayı sürekli önde gösteriyordu. Ancak yarışın sonunda kazanan Trump oldu. Bu sonuç herkes için sürpriz oldu.
Kimi sevindi kimi üzüldü
Ne ABD’de ne dünyada kimse Donald Trump’ın kazanmasını beklemiyordu. Trump’ın başkan seçilmesi sonrası yapılan açıklamalar da farklılık arz etti. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Trump ile çalışamanın zor olacağını düşününlerden. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise ABD ile çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.
Yeşillerde hayalkırıklığı hakim
Bununla birlikte Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller Grubu’nda ABD seçim sonuçlarına ilişkin hayal kırıklığı hakim.
Corbyn: Küresel bir uyarı
İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn de Donald Trump'ın seçim zaferini "küresel bir uyarı" diye tanımladı ve ekledi: "Trump'ın seçilmesi, kurulu siyasi düzenin ve çoğu kişinin işine yaramayan ekonomik sistemin kesin bir reddi."
Almanya şokta
Donald Trump'ın ABD'nin 45'inci başkanı seçilmesi, Almanya'da ise birçok siyasetçide şok etkisi yarattı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, "Trump bize bir uyarı" dedi ve Almanya ve Avrupa’da izlenen siyasi çizginin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier da Almanya’yı kuşku dolu bir dönemin beklediğine işaret etti. Sosyal Demokrat Partili Steinmeier, "Her şey daha zorlaşacak" şeklinde konuştu. Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Savunma Bakanı Ursula von der Leyen ile Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir ise Trump'ın ABD'nin yeni başkanı olmasını "ağır bir şok" olarak nitelendirdi. Sol Parti Grup Başkan Dietmar Bartsch ise seçim sonuçlarını "Amerika ve dünya için kara bir gün olarak" değerlendirdi.
Avrupalı sağcılar sevinç içinde
Avrupalı aşırı sağcı partiler ise Trump'ın seçilmesini sevinçle karşıladı. Trump, seçim kampanyası sürecinde ırkçılığa varan ayrımcı söylemleriyle gündeme gelmişti.
Cumhuriyetçi başkanın vaatleri arasında Meksika sınırına duvar örmek, göçmenleri güvencesizleştirmek gibi öneriler de bulunuyordu.
Bu tür vaatlerle ABD başkanı olan Trump’ın zaferi, Avrupa’daki aşırı sağcı partiler; Ulusal Cephe, Almanya İçin Alternatif (AfD), Altın Şafak, Özgürlük Partisi ve UKIP tarafından memnuniyetle karşılandı.
Türkiye: Gülen’i iade edin
Türk yetkililer de Trump’ın seçilmesini sevinçle karşıladı. Cumhuriyetçi Trump’ın başkan olmasıyla Amerika'da yeni bir dönem başladığını belirten Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Bu tercihi hayra yormak istiyorum" derken, Başbakan Binal’i Yıldırım ise Trump'a Fethullah Gülen'in iade edilmesi çağrısı yaptı.
Rusya: İlk açıklamaları umut verdi
ABD ile sürekli gerilim yaşayan İran ve Rusya’dan da açıklamalar geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Trump’ı tebrik ederek, "İlk açıklamaları bize ABD ve Rusya arasında ilişkileri düzeltme yönünde adımlar atılmasının mümkün olduğu umudu verdi" dedi.
İran: Her şeye hazırız
Rusya’nın müttefiği İran’dan yapılan açıklamalarda ise Trump döneminde de nükleer anlaşmanın devam etmesi uyarısı yapıldı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Trump'ın BM Güvenlik Konseyi güvencesindeki nükleer anlaşmayı geriye çevirme "ihtimalinin olmadığını" söyledi. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de "ABD Başkanı nükleer anlaşmaya uymalı" dedi. Trump seçim kampanyasında İran'la yapılan anlaşmayı eleştirmiş ve "yırtıp atma" tehdidinde bulunmuştu.
Kürt politikası değişir mi?
ABD ve Türkiye arasında son dönemde başta Suriye, YPG (Halk Savunma Birlikleri), Irak, Türkiye'deki haklar ve özgürlükler, 15 Temmuz darbe girişimi ve Fethullah Gülen'in iadesi olmak üzere çeşitli konularda gerilim yaşanıyor. Uzmanlar bu gerilimin Donald Trump’ın döneminde de süreceğini belirtiyor.
Suriye siyaseti Ankara’yla farklı
Zira Trump’ın Suriye politikasında selefi Obama ile yakın görüşte. Trump da Obama gibi ‘uçuşa yasak bölge’ye karşı ve DAİŞ’le mücadeleyi Beşar Esad’ı devirmekten daha öncelikli buluyor. Ayrıca Erdoğan’ın aksi yöndeki çabasına, tehdit ve şantajlarına rağmen YPG, ABD tarafından DAİŞ’e karşı önemli bir müttefik olarak kabul ediliyor. ABD ile YPG şu anda DAİŞ’in ‘başkent’ ilan ettiği Rakka’nın kurtarılması için ortak operasyon yapıyor. ABD, DAİŞ’e karşı savaşan YPG’ye askeri danışmanlık, silah ve hava operasyonu desteği veriyor. Trump’ın DAİŞ’e karşı etkili savaştığı için hayranlık duyduğu Kürt güçlerine desteğini sürdürmesi bekleniyor. Bu nedenle Türkiye ile YPG geriliminin sürmesi muhtemel
Esad’ı değil DAİŞ’i bitirmek istiyor
Öte yandan Trump, DAİŞ’le savaşı sürdürmekle birlikte Suriye sorununu Rusya ile görüşerek çözmek istediği izlenimi veriyor. Trump ile Türk hükümetinin hedefleri bu konuda da çelişiyor. Oklahoma Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları Müdürü Prof. Dr. Joshua Landis, "Trump, DAİŞ’i yenmek için Rusya'yla çalışmak istiyor, bu da dolaylı olarak Esad'la çalışmak istediği anlamına geliyor. Trump'ın politikası, Erdoğan'ın Suriye'de Esad'dan kurtulma politikasıyla çelişiyor“ dedi.
Türkiye'de olanları umursar mı?
Özellikle 2013'ten bu yana, ABD ve genel olarak Batı'dan, AKP hükümetine ve Erdoğan'a yönelik demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğüyle ilgili yöneltilen eleştiriler artıyor.
Ancak Trump'ın izolasyoncu dış politika anlayışı ve ‘güçlü ve otoriter’ liderlere desteği düşünüldüğünde yeni ABD liderinin Türkiye'ye, demokrasi ile insan hakları ve özgürlükler konusundaki eleştirileri artırmayacağı düşünülüyor.
Gülen'in iadesi konusu
Türkiye ile ABD arasında son dönemki gerilimin önemli başlıklarından biri de ABD'nin 15 Temmuz darbe girişimiyle ilişkisi iddiası ve Fethullah Gülen'in iadesi konusu oldu. Trump, iade konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadı. Ancak uzmanlar, Gülen'in olası iadesi konusunda 'bunun yargının işi olduğu' söyleminin öne çıkacağını söylüyor.
'ABD, Türkiye'yi müttefik olarak tutmak isteyecek'
Olası bütün farklılıklara rağmen uzmanlar, ABD'nin bölgedeki çıkarları nedeniyle Türkiye'yle müttefikliğine önem vereceği görüşünde. Pierini "Ankara ve Washington arasındaki ayrımlar sürüyor ve sürecek gibi duruyor. Bundan dolayı yeni başkanın temel hedefi bu farklılıkları ve minimize etmek, bunları yönetmektir" diye konuştu. Landis de, "Türkiye'yi bir müttefik olarak tutmak ABD çıkarlarına uygundur. Türkiye temelde stratejik olarak çok önemli bir ülke" dedi.
Zaman gösterecek
Trump döneminde Türk-Amerikan ilişkilerinin nereye gideceğini zaman gösterecek. Ama bilinen şu ki, Washington-Ankara ilişkisi Ortadoğu'daki gelişmelerden de büyük oranda etkilenerek seyir alacak.
HABER MERKEZİ