İmralı’da tutulan Öcalan, iki aydır; diğer 5 tutsak da 8 aydır aileleriyle görüştürülmüyor. Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, „Unutulmasın ki onlar bizim canımız, parçamız. Endişeliyiz, kaygılıyız“ dedi.
Öcalan’ın avukatları Çarşamba ve Cuma günü İmralı’ya gitmek için Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na başvurmuştu. Ancak savcılığın yanıtı değişmedi: „Koster bozuk İmralı’ya gidemezsiniz.“ 27 Temmuz’dan beri çeşitli bahanelerle müvekkilleriyle görüştürülmeyen avukatlar, AİHM ve AK İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) Öcalan’a yönelik ağır tecridi dosyalar ve dilekçelerle bildirmişti. Avukatlarıyla 150 gündür görüştürülmeyen Öcalan’ın ailesi, CPT’ye „Eğer bağımsız bir kuruluş isen gel inceleme yap“ çağrısı yaptı.

Personel nasıl götürülüyor?


Mehmet Öcalan, ağabeyi ile en son 2 ay önce görüşebildiğini hatırlatarak, „Hava muhalefeti zaman zaman gerçekten olabilir ancak bir gemi aylarca bozuk olur mu? Bu gerekçeye inanmamız beklenmemeli. Gemi bozuksa cezaevinin personeli, askeri, gardiyanları ve yöneticilerini nasıl Ada’ya götürülebiliyor? Gemi bize gelince mi bozuluyor! Tüm bunlara baktığımızda kararın siyasi oluduğu görülüyor“ dedi.

Endişeliyiz, kaygılıyız

İmralı’da tutulan diğer 5 tutsağın ailelerinin de 8 aydır çocuklarıyla görüştürülmediğine dikkat çeken Mehmet Öcalan, „Biz siyaset yapmıyoruz. İnsan haklarından doğan haklarımızı istiyoruz. 2 ay önce ben ve diğer aileler birlikte Ada’ya gittik. Ancak aileler çocuklarıyla görüştürülmedi. Sanırım çocukları ağabeyime uygulanan tecritten dolayı görüşe çıkmama kararı almışlar. Siyasi sürecin durumuna göre haklarımız ya kaldırılıyor, ya kısıtlanıyor. Unutulmasın ki onlar bizim canımız, parçamız. Endişeliyiz, kaygılıyız. Ne ses var ne seda. Avukatların görüştürülmemesi politik bir tavır. Ancak biz aileyiz. Bu kabul edilecek bir durum değildir“ dedi.

CPT’den heyet isteniyor

Mehmet Öcalan daha önce İmralı‘da inceleme yapan, AKP Hükümeti’ne tecride son verilmesi yönünde tavsiyede bulunan CPT’yi dedavet etti: „Eğer dünyada, Türkiye’de insan hakları var ise bir an önce avukatlara ve bize görüş yaptırılsın. CPT de demokratik bir kurum olduğunu söylüyorsa bir an önce gelip İmralı’da inceleme yapsın. İnsan hakları kişiye özel değil, tüm insanlar içindir. Siyasi nedenler olabilir ancak görüş hakkı herkes için temel bir insan hakkıdır.“

Yeğeni: Merak içindeyiz

Öcalan’ın kızkardeşi Fatma Öcalan’ın oğlu Ali Öcalan ise „Annem Nisan’dan beri dayımla görüşemiyor. Kendisi çok üzgün. Dayısımın sağlık problemleri vardı. Sağlığı nasıl oldu? Durumu nedir? Hiç bir bilgimiz yok. Merak ve beklenti içindeyiz“ dedi.

Kişiye özel yasa uygulamada

Avukat ve aile görüşünün tüm tutuklularının yasal hakkı olduğunu dile getiren Ali Öcalan, devletin kendi yasalarını yok sayarak Abdullah Öcalan’a özel hukuk uyguladığını söyledi ve ekledi: „Bu gidişat hiç iyi değil. Avukatları, akademisyenleri, gazetecileri duyarlı tüm Kürtleri cezaevine atıyorlar. Tüm nefes borularımızı tıkamak istiyorlar.“


MURAT ÇİFTÇİ - DİHA/NKARA




BDP’li vekillerden başvuru


BDP’li kadın vekiller, 30 Aralık’ta Öcalan ile görüşme yapabilmek için Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e başvurdu.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan’ın imzasıyla Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e yapılan başvuruda, İmralı Kapalı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan, Cumali Karasu, Hasbi Aydemir, Şeyhmus Poyraz, Bayram Kaymaz ve Hakkı Alkan ile 30 Aralık tarihinde açık görüş yapma isteği belirtildi. Buldan, başvuru dilekçesinde, açık görüşü BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Van Milletvekili Aysel Tuğluk, Amed Milletvekilleri Leyla Zana, Emine Ayna, Nursel Aydoğan, Batman Milletvekili Ayla Akata Ata, İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Kars Milletvekili Mülkeyi Birtane ile beraber yapmak istediklerini kayddetti.
Sivil toplum örgütleri de geçtiğimiz haftalarda İmralı’ya gidebilmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştu. Başvuruya şimdiye kadar verilmiş bir yanıt yok.



Tutuklu kendini yaktı


PKK davasından tutuklu Memduh Değer, Öcalan üzerindeki tecrit ile askeri ve siyasi operasyonları protesto için kendini yaktı. Hastaneye kaldırılan Değer’in durumu iyi.
Muş E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Memduh Değer adlı tutuklunun 19 Aralık günü bedenini ateşe verdiği öğrenildi. Olay, cezaevindeki tutukluların gönderdiği mektupla ortaya çıktı. Hastaneye kaldırılan Değer’in durumunun iyi olduğu açıklandı.
Cezaevinden gelen mektupta, „Memduh Değer arkadaşımız da Önderliğimiz üzerinde yoğunlaştırılan tasfiye politikası ve yanı sıra gerilla ve halkımıza dönük vahşet sınırlarında seyreden saldırı ve imha operasyonlarını protesto etmek için bedenini ateşe veriyor. Odasında bulunan arkadaşlarımızın duyarlılığı sonucu erken müdahale gören arkadaşımız, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştır“ denildi. Yetkililere seslenen tutsaklar, „Bir an önce Önderliğimiz ve halkımız üzerindeki bu imha operasyonlarına son vermelerini istiyoruz. Hızla topyekun ve geri dönüşü olmayan bu savaş politikasında ısrar yürütücülerini de yakar“ uyarısında bulundu.