
Viyan Karahan: Önderliğimizin özgürlüğü için aldığımız her imza, hem O'nun, hem de Kürt halkının biraz daha tanıtımı anlamına geliyor. Ama çalışmalarımızı yeterli bulmuyorum. Önderliğimiz 14 yıldır İmralı Adası'nda tek başına barış ve özgürlük için direniyor. Bizim yürüttüğümüz çalışma ise çölde bir kum tanesi gibi. Çalışmalarımıza daha özverili ve fedakarca yaklaşmamız gerekiyor. Önderliğimiz özgür oluncaya kadar kampanyamızı sürdürmeliyiz.
Mehmet Ali Koçak: İsviçrelilerin sıcak ve samimi yaklaşımları var. Bu bize büyük bir moral veriyor. Özellikle Kürtleri tanıyanlar, Öcalan'ın Kürtler için öneminden bahsediyor. Bu yüzden imza kampanyasına katılmak için ekstra bir enformasyon alma gereği duymuyor. Bu yaklaşım bize büyük ders olmalı. Önderliğimizin özgürlüğünü farklı halklar kadar düşünmeyecek miyiz? Önderliğimizin özgürlüğü için elimizden gelen bütün çabayı sürdürmeliyiz.
Hüseyin Şahin: İmza verenlerin yüzde 80'i Öcalan ve Kürtleri tanıyor. Kürtlerin Türkiye'de haksızlığa uğradığını düşündüklerini ifade ediyorlar. İmza kampanyasını olumlu buluyorlar. İmza verenlerin çoğu orta yaşlarda ve politikadan anlayan insanlar. Onlara kampanyanın amacını anlatmaya gerek bile kalmıyor. İmza verip, "attığım bu imza Öcalan'ın özgürlüğüne vesile olsun" temennisinde bulunanlar var. Ancak daha genç kesimler siyasetten uzak oldukları için çalışmalarımızı pek anlamıyor. Çalışmalarımıza negatif yaklaşanlar da yok değil. Ancak bize düşen, onlara bizleri tanıtacak projeler hazırlamaktır.
Ruhat Çiçek: İmza çalışmalarında gözlemlediğim üç kitle var. Bunlardan birincisi Kürtleri ve Kürt sorununu hiç tanımayanlar, ikincisi sorunu tanıyıp da dışta kalmak isteyenler, üçüncüsü ise ilgili olan orta yaş grubu ve üniversite öğrencileri. Son grubun yaklaşımları, genelde motive edice ve pozitif oluyor. Hatta aralarında Kürt derneğine üye olmak istediklerini bildirenler bile var. Bizim asıl hedefimiz ise ilk gruptakilerini ikna edebilmektir. Bu gruptakiler elinde kağıt kalemle yolunun kesilmesini seven insanlar değil. Yaklaşımları genelde negatif olsa da dinlemek isteyenler de çıkıyor aralarından. İkinci gruptakiler ise politikayı seven insanlar değil. Ama biz onlara bunun politik bir eylemden çok özgürlük hedefi olan bir imza kampanyası olduğunu anlatmaya başladığımızda, onların da yaklaşımları değişiyor tabii.
ERDAL ÖLMEZ / ST.GALLEN