“Öcalan’ın düşüncelerinin uluslararası alanda başka toplum ya da çevrelerin mücadelesiyle örtüştüğünü görüyoruz. Kenya’nın başkenti Nairobi’de Mathare Sosyal Adalet Merkezi adıyla bir oluşum var. Burada da bu insanlar Öcalan’ı tanıyor ve Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin öneminin farkındalar.”
LUQMAN GULDIVÊ
İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi Sosyoloji bölümünde eğitmen olan ABD’li akademisyen Dr. Thomas Jeffrey Miley, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirlerinin tahminlerden de öte tutulduğu ve insanların ilgisini çektiğini söyledi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşüncelerinin analiz edildiği ve kendisinin editörlüğünü yaptığı ‘Your freedom and mine’ (Sizin özgürlüğünüz ve benim özgürlüğüm) kitabıyla ilgili olarak, şunları söyledi: “Kitabın yayınlanmasıyla bir heyecan oluştu. Kitap uluslararası dayanışma konusunu derinlemesine irdeliyor ve tarihle bağını ele alıyor.
Öcalan’ın düşünceleri ile bu irdeleme yapılıyor. Esasen oluşturulan Uluslararası İmralı Delegasyonu üyelerinin izlenim ve tecrübesine dayanıyor. Bu heyet bir süre önce vefat eden yargıç Essa Moussa (Nelson Mandela’nın avukatı) tarafından oluşturulan bir inisiyatifti. Kitap onun anısına atfedildi. Heyecanın nedeni ise şu soruyu sormasıydı: “21.yüzyılda uluslararası dayanışma ne anlama geliyor?” Zaten kamuoyunda Anna Campbell gibi Rojava’ya giderek savaşan cesur çocuklardan çok söz edildi. Ancak Kürt Özgürlük Mücadelesi ile kapitalizme karşı verilen özgürlük mücadelesi arasındaki bağı ve ortak yanları görmemiz için bir çok olgu var.
Kitapta siyasetçi, yazar, aydın, sendikacı, Murray Bookchin ile ilişkisi bulunan çevreci ve bir çok çevreden insanı bir araya getirmek istedik. Bunda amaç da uluslararası bağı güçlendirmekti. Mesele Kürt Özgürlük Mücadelesi ile uluslararası hareketin ilişkisini cidiye almaktır. Burada da Öcalan’ın düşüncelerinin uluslararası alanda başka toplum ya da çevrelerin mücadelesiyle örtüştüğünü görüyoruz. Bunun çarpıcı bir örneğini Nairobi’de gördüm. Düşünün, Nairobi’ye kadar etkileşim var. Nairobi’de Mathare Sosyal Adalet Merkezi adıyla bir oluşum var ve burdaki insanlar toplumsal adalet için düşünce üretiyorlar ve uğraşıyorlar. Burda da bu insanlar Öcalan’ı tanıyor ve Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin öneminin farkındalar.
Dr. Miley, Nairobi’deki Sosyal Adalet Merkezi’ne yaptığı ziyaretlerde karşılaştığı ilginç bir durumu şöyle anlatıyor: “Sadece editörlüğünü yaptığım kitabı değil, Sakine Cansız’ın ‘Hep Kavgaydı Yaşamım’ kitabının İngilizce çevirisini de götürmüştüm. Cumartesi günü kitabı oraya bıraktım, salı günü tekrar uğradım. 14 yaşında bir genç kız yanıma geldi ve bana, ’Sara’yı tanıyor muydun? Bana ondan söz et’ dedi.
Öcalan’ın mesajını yaydığım için mutluyum
Dr. Thomas Jeffrey Miley, yukarıda yaşadığı küçük anektodun Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin dünya çapında ilham kaynağı olduğunu gösterdiğini söyledi. Dr. Miley şöyle devam etti: “Öcalan’ın mesajını paylaşıp yaydığım için çok mutlu oldum. Nairobi’de birlikte çalıştığım kişilerden biri tutuklandı. Cezaevinden beni aradı ve cezaevi koşullarında Öcalan’ı daha iyi anladığını, tanıdığını, onun gibi hissettiğini söyledi. Cezaevinden çıktıktan sonra da yanıma geldi.
Öcalan’ın komplo sonucu kaçırıldığı yer olan Nairobi’de böyle şeylerle karşılaşmak ilginçti.”
Dr. Thomas Jeffrey Miley ‘üçüncü dünya ülkeleri’ olarak adlandırılan alanda uluslararası dayanışma ve öz yönetim, öz örgütlenme konularında yapılacak çok şey olduğunu söyledi. Dr. Milley; “Postkolonyal dönemde egemen azınlık büyük bir maddi birikim sahibi oldu, bu da büyük çoğunluğun yoksulluğu üzerinden sağlandı.
Silahlı güç sahibi despot oluşumlar var. Kenya’da da terörle mücadele savaşı var. Burda da halklar kendi kaderlerini tayın hakkı için mücadele ediyor. Umuyorum ki, Kenya’da özgürlük ve hakları için mücadele eden insanlar ile Kürt Özgürlük Hareketi arasında doğrudan bir ilişkinin, dayanışmayı sağlayabiliriz.”
Bana Sara’dan söz et
Sakine Cansız’ın ‘Hep Kavgaydı Yaşamım’ kitabının İngilizce çevirisini Nairobi’ye götürmüştüm. Kitabı Cumartesi günü ziyaret ettiğim inisiyatifin merkezine bıraktım. Sonraki salı günü oraya gittiğimde 14 yaşında bir genç kız yanıma geldi ve “Sara’yı tanıyor muydun? Bana ondan bahset!” dedi.