•  Tüm kutlamalarda Öcalan’ın Kürt sorununun demokratik çözümünün baş muhatabı olduğunun teyit edildiğini kaydeden HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, "Kürt halkı, Öcalan’ın kendi önderi olduğunu, tecrit ve işkence politikalarına izin vermeyeceğini bir kez daha gösterdi" dedi. 

 

DENİZ YILDIZ/YILMAZ KAYA/İSTANBUL/AMED

HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, Kürt halkının özgürlük mücadelesi ile Türkiye halklarının demokrasi mücadelesinin kopmaz bağlarla birbirine bağlandığını bir kez gördüklerini söyledi. Ortak ve birleşik mücadelenin kaçınılmaz olduğunun, tekrardan Türkiye toplumsal muhalefetinin önüne bir ödev olarak konulduğunu belirten Çiçek, "Emek sorunu, Kürt meselesinden ayrıştırılamaz” mesajı verildiğini kaydetti. Kürdistan’da zirveleşen Demirci Kawa’nın Newroz meşalesinin, Türkiye emekçilerinin eliyle 1 Mayıs'ta tutuşturulması gerektiğini belirten Çiçek, "İki el, birlikte o özgürlük ve demokrasi meşalesini yakmalıdır" dedi. 

 Kuzey Kürdistan ve Türkiye kentlerinde “Dem dema serkeftinê ye (Şimdi kazanma zamanı)" şiarıyla gerçekleştirilen Newroz bu yıl milyonları buluşturdu. Geçtiğimiz yıllara oranla tüm olumsuz hava şartları, engelleme ve baskılara rağmen büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleşti. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz, KDP Bakur Genel Başkanı Sertaç Bucak, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran ve Amed İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, görkemli Newroz kutlamaları ve alanlardan yükselen mesajları gazetemize değerlendirdi. 

HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek

Faşizme geçit yok

HDK Eşsözcüzü Cengiz Çiçek, Newroz’a akan yüz binlerin, Türkiye’de Kürt halkının büyük demokrasi gücü olduğunu gösterdiğini belirterek, "Kürtler alanlara akıp adeta AKP-MHP iktidarına senin anti demokratik, hukuksuz, tecrit, faşizan uygulamalarına hiçbir zaman taviz vermedim, vermeyeceğim mesajını verdi” dedi. Faşizm topluma yönelik ne kadar ideolojik ve zor aygıtı kullanırsa kullansın Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’nin demokrasi güçlerinin, Newroz alanlardaki hem niceliksel hem niteliksel duruşuyla adeta ‘Türkiye’de faşizme geçit yok’ mesajı verdiğini vurgulayan Çiçek, Kürt halkının, Türkiye demokrasi mücadelesinin mihenk taşı olduğunun altını çizdi. 

Halk Öcalan’a sahip çıktı  

Tüm kutlamalarda Öcalan’ın Kürt sorununun demokratik çözümünün baş muhatabı olduğunun teyit edildiğini kaydeden Çiçek, "Kürt halkı, Öcalan’ın kendi önderi olduğunu, tecrit ve işkence politikalarına izin vermeyeceğini bir kez daha gösterdi" dedi. 

3. Yol toplumsallaştı

Çiçek, alandaki mesajların iyi okunması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: “Alanlardaki kitlenin duygu ve bilinç dünyası, Millet ve Cumhur ittifaklarından o kadar farklı ki, bunun iyi okunması gerekiyor. 3. Yol toplumsallaştı ve yeni toplumsal ittifaklara ihtiyaç duyuyor. Alanlardaki 3. Yol ruhu ve potansiyeli bize bu yeni toplumsal ittifakları adeta dayatıyor. Zaten Demokratik Cumhuriyet'in yolu da buradan geçiyor. Genç katılımının bu kadar yüksek olması, toplumsal muhalefet dinamiği açısından bir kabuk değişiminin habercisi gibiydi."

Cezaevi politikasına öfke

Alanlarda, AKP-MHP iktidarının hasta tutsaklar başta olmak üzere cezaevi politikasına öfkenin de hayli kabarık olduğunun altını çizen Çiçek, “Başta İmralı olmak üzere hapishanelerdeki özgürlük direnişiyle kitlelerin sanılanın aksine ve  ötesinde bağlarının çok güçlü olduğunu görmek, toplumsal özgürlük mücadelesinin hafızasının aktarımı ve canlı tutulması bakımından önemliydi” şeklinde konuştu. 

Önümüze ödevler konuldu 

Newroz’da Kürt halkının özgürlük mücadelesi ile Türkiye halklarının demokrasi mücadelesinin nasıl kopmaz bağlarla birbirine bağlandığını gördüklerini ifade eden Çiçek, ortak ve birleşik mücadelenin kaçınılmaz olduğunun, tekrardan Türkiye toplumsal muhalefetinin önüne bir ödev olarak konulduğunu söyledi. Türkiye’nin batısında “emek sorunu Kürt meselesinden ayrıştırılamaz” mesajı verildiğini kaydeden Çiçek, “Savaş karşıtı Newroz’a akan yüz binler, bir kez daha devletlerin savaşına karşı halkların barışının kaçınılmaz olduğu vurguladı” dedi.

1 Mayıs’ta buluşmalıyız

 Faşizmin korktuğu şeyin, Newroz alanlarında orta çıkan görüntüler olduğunu dile getiren Çiçek, şöyle konuştu: “Tüm gerici, ceberut, baskıcı iktidarlar aslında halkların örgütlü öfkesinden ve bilincinden korkuyor. Bu anlamda Kürdistan ve Türkiye halklarının toplumsal mücadelesini yükseltmesi önemli olacaktır. Newroz’da sokaklara, alanlara dolup taşan milyonlar, aynı irade, coşku ve bilinçle 1 Mayıs alanlarına akar, emeğin mücadelesi/gündemiyle Kürt halkının özgürlük mücadelesini buluşturabilirse faşizmin korktuğu tablo ortaya çıkacak. Kürdistan’da zirveleşen Demirci Kawa’nın Newroz meşalesi Türkiye emekçilerinin eline 1 Mayıs günü tutuşturulmalıdır. O iki el buluşmalıdır. İki el hep birlikte özgürlük ve demokrasi meşalesini yakmalıdır. Asıl o zaman Türkiye’de faşizm kaybedecektir. Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!”