
MURAT MANG/BIELEFELD
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM), Kürtlerin Almanya’daki çatı örgüt olma özelliği nedeniyle hak, hukuk, siyasal mücadele noktasında çıtasını yükseltmiş durumda. İki yılda 15 bin üyeye ulaşan NAV-DEM’in hedefi 50 bin üye.
NAV-DEM Eşbaşkanı Tahir Köçer, NAV-DEM’in Almanya’da yaşayan Kürtlerin en büyük çatı örgütü olduğunu, kendisine bağlı 79 meclis, 65 lokal, 13 komün, 25 cami, 90 futbol takımı, 3 Rojava Derneği, 12 Mala Êzîdiya (23 Meclis ve Êzîdî Köy Derneği), 10 Alevi dergahı ve birçok insiyatiften oluşan 256 kurum ve kuruluşu bünyesinde barındıran büyük bir potansiyele sahip olduklarını ifade etti.
‘Potansiyeli iyi değerlendiremedik’
Köçer, „Örgütleme, eğitme, perspektif sunma, büyütme ve denetlemede boşluklar bıraktık, Koordinasyon olarak hızla değişen ve yenilenen durumlara göre, yerinde ve zamanında kendini örgütleyip, karar ve planlamaya kavuşturma, bağlı örgüt yapısını bu çerçevede motive ederek, harekete geçirmede de yetersiz olduk. Tarz ve tempomuzun, gelişmelerin gerisinde kaldığı da açıktır. Yanı sıra parçalı özgün çalışma alanıyla sınırlayan koordinasyon ve yürütme tarzı, eyalet ve özgün çalışmalarımızın kendi başına kalmasına, dolayısıyla eylem ve aktivitelerimizin zayıf geçmesine yol açtı“ dedi.
‘Kürtlerin yer almasını teşvik etmeliyiz’
Köçer, dış ilişki alanındaki yetersizliklerini ve yapacakları çalışmalar hakkında şunları dile getirdi: „Kamuoyuna ulaşma, basın-yayın organlarını etkili değerlendirme, sivil toplum örgütlenmeleri yoluyla Almanya hükümetinin Kürt siyasetini etkileme ve değiştirme yönünde olumlu havayı, gelişmeye dönüştürebiliriz. Kamuoyu-lobi çalışmaları kapsamında federal, eyalet ve yereller düzeyinde siyasi parti, meclis, sendika vb. Kurum-kuruluşlarda Kürtlerin yer almasını teşvik etmeliyiz.“
‘Kazanımları büyütmeliyiz’
Eşbaşkan Köçer, Almanya tarafından Kürt kimliğinin tanınması için çalışmalarının devam edeceğini söyledi. Köçer, Kürtçenin tüm lehçeleriyle Kürt dili öğretiminin Almanya genelindeki okullarda kabul edilmesi için çalışma yürüteceklerini de sözlerine ekledi. Köçer, „halihazırda kazanılmış öğrenim ve eğitim imkanlarının içinin doldurulması için tüm bileşenlerin kendini görevli ve sorumlu görmesi gerekiyor“ dedi.
Kadına yönelik şiddete karşı yapılan çalışmalara ilişkin olarak NAV-DEM Eşbaşkanı Tahir Köçer yanıt verdi: „Kadına yönelik şiddet; özellikle Kürtler açısından utanılacak bir durumdayız. Yaşadığımız bu tarihi süreçte, Kürt Kadın Özgürlük Hareketi şanlı ve onurlu bir mücadele verirken, sadece Almanya’da son bir yılda 6 kadın, erkekler tarafından katledildi. Kadına yaklaşıma ilişkin evvela yapımıza, meclis üyelerimize yönelik ciddi bir eğitimin uygulanması gerekir ki bu tüm halkımıza pozitif olarak yansıyabilsin. Almanya Kürt Kadın Birliği’nin (YJK-E) bu yönlü planlama ve faaliyetleri vardır. Kendi çalışmasını esas olarak sahiplenilmesi, katliamlar başta olmak üzere, kadına her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı aktif mücadele etmemiz gerekmektedir. Demokratik ve kadın özgürlükçü bir toplumun gelişmesi için, gerilik ve baskılara karşı eğitsel ve eylemsel çok yönlü aktivite içinde olunması gerekir. „
Resmi üyelik saygınlık kazandırıyor
Köçer ile konuştuğumuz bir diğer konu ise resmi üyelik. Hedefleri olan 50 bin üyeye nasıl ulaşacaklarını ve resmi üye sayısının pratik faydalarını şöyle anlattı: „Yaklaşık 300 bin Kürdistanlı ailenin yaşadığı Almanya’da, bizim gibi örgütlü bür Toplum açısından 15 bin üye çok azdır, yeterli değildir. Bu sayıyı 50 bine çıkarmamız lazım. Bu sayıya ulaşmak için, çeşitli etkinliklerle üyelik kampanyasını başlatacağız. Üyelerimizin artması, birçok açıdan faydası vardır. Örneğin bir aile kurumuna üye olduğu taktirde, kendisini o kurumun sahibi ve öznesi görüyor, dolayısıyla Kendi kurumuna maddi, manevi sahip çıkmış oluyor. Toplum merkezlerimizin üye sayısı arttığında, yaşadığımız ülkenin kurumlarına karşı etkili projeleri hayata geçirebiliyoruz ve saygınlık elde ediyoruz.“
Kürtçe eğitimin altı doldurulmalı
Tahir Köçer, çocuk ve gençlere yönelik ise, „Çocuklara yönelik öncelikli projelerimiz olmalıdır. Özellikle anadilde eğitime çok ağırlık vermemiz gerekir. Keza gençlere de aynı şekilde çok kapsamlı projeler üretmeliyiz. Birkaç eyalette, çocuklarımızın kendi ana dillerini öğrenmeleri bir haktır. Ne yazık ki bunu öğrenmeleri bir çok sınıfta veya okulda, eyaletlerde ya engellenerek ya da yeteri kadar ciddiye alınmayarak, ya da Kürtçe öğretmen yetersizliğinden bu işlev yerine getirilemiyor“ dedi.
‘Önderliğin özgürlüğü için ne gerekiyorsa yapılacak’
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Tahir Köçer önümüzdeki süreçte çalışmalarının merkezinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olacağını söyledi. Öcalan için yapılacak eylem takvimi konusunda Köcer şunları söyledi: „Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, yaklaşık 19 yıldır örgütünden, halkından ve uzun bir süredir avukatlarından uzaklaştırılan sistematik bir tecrit uygulaması vardır. Kürt Halk Önderi’nin bu durumuna tahammül edecek fazla sabrımız kalmadı. Bundan sonra Öcalan’ın sağlığı, güvenliği ve özgürlüğü, mücadelemizin merkezinde yer alacak. Bunun için ne gerekiyorsa o yapılacaktır. NAV-DEM kongresinde aldığımız karar gereği bir yıl sürecek olan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın planlaması bütün bileşenlerin katılımıyla yapıldı. Kampanya çalışmasının sürekli geliştirilmesi temelinde bir Önderlik Komitesi oluşturuldu.“
NAV-DEM’in eylem takvimi
* Eylül’ün ilk haftası özellikle Dünya Barış Günü’nde Köln, Berlin, Hamburg, Frankfurt, Hannover, Lahey, Berlin, Stuttgart, Münih gibi merkezlerde Öcalan’ın özgürlüğünü içeren lazer gösterileri yapılacak.
* 30 Eylül’de Köln’de Önderliğin kareografisi yapılacak.
* Temmuz ayında tüm bölgelerde Öcalan’ın özgürlüğü için duyarlılık yaratma amacıyla halk toplantıları düzenlenecek.
* Temmuz ayı ile başlayan Cuma namazlarında hutbelerde Öcalan’ın özgürlüğü işlenecek. Dergah ve Êzîdî Evlerinde bu konuda toplantılar yapılacak.
* Öcalan’a özgürlüğü için 20 Temmuz’dan itibaren sosyal medyada bir kampanya yürütülecek.
* Ağustos’un ilk haftası Mezopotamya inançlar birliklerinin eylem haftası organize edilecek ve ortak basın toplantısı düzenlenecek.
* 9-12 Ağustos tarihleri arasında, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için Almanya’nın tüm eyaletlerinde, gençlik hareketi öncülüğünde eylemler yapılacak. 12’sinde tüm merkezlerde saha ve eyaletler düzeyinde gençlik ve genel hareketin öncülüğünde merkezi eylemler olacak.
* 1 Ekim’de gezici kütüphane çalışması başlatılacak. Bu çalışmada bir otobüsle Öcalan’ın düşüncelerini anlatan broşür ve kitapların her yeri dolaşarak dağıtımının yapılması planlanıyor.
* 9 Eylül’de Öcalan’ın özgürlüğü için yürüyüş ve mitingler yapılacak.
* 1 Eylül’den başlamak üzere Kadın Hareketi ve Önderlik Komitesi öncülüğünde, her ülkede bulunan Avrupa Konseyi ve AP milletvekillerine yönelik Öcalan’ın durumuna dikkat çeken ve özgürlüğünü talep eden kart-postal kampanyası yürütülecek.
* 9 Ekim Komplo’nun yıldönümünde Kadın Hareketi öncülüğünde merkezi eylemler, 7 Ekim’de yapılacak.
* Ekim in ilk Cuması reklam panolarında gar ve istasyonlarda Öcalan’ın özgürlüğü için, belirli merkezlerde panolarda reklamların verilecek.
* 11 Kasım’da Öcalan’ın özgürlüğü ve kriminalizasyona karşı merkezi bir eylem yapılacak.
* 9-10 Aralık günlerinde Kürt halkı ve dostlarıyla Hamburg, Berlin, Münih, Düsseldorf ve Frankfurt’da merkezi eylemler yapılacak.
* 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde, merkezi nöbet eylemini desteklemek için tüm bölgelerde 1 günlük destekleme nöbet eylemleri yapılacak.
* 15 Şubat Komplo’nun 19. yıldönümü için, PYD, Kürt Gençlik Hareketi ve enternasyonalistlerin uzun yürüyüşü olacak. PYD İsviçre’den, Kürt Gençlik Hareketi Almanya’dan, Enternasyonalistler ise Lüksemburg’tan uzun yürüyüşlerini başlayacak. Yine Almanya’da eyaletlerde en az 100 kişinin katılımıyla 3 günlük uzun yürüyüşler yapılacak.
* 4 Nisan’da 17 bin kişi ile Önder Apo’nun kareografisinin yapılması planlanıyor.
* Öcalan’i tanıtan yabancı dillerde sinevizyonlar hazırlanacak.