Heyette 12 bin üyesi olan Bağımsız Hukukçular Cemiyeti Başkanı ve aynı zamanda Irak Uluslararası Hukuk Danışmanlık Komisyonu Başkanı olan Sufian Abbas, Irak Bağımsız Hukukçular Cemiyeti Sekreteri Serap Kamel ve Fahriye Tawfik vardı. Avukat Sufian Abbas, geçtiğimiz yıl 300 hukukçuyla Öcalan’ı savunmak için gönüllü olduklarını belirterek, hukukçuları temsilen Öcalan’ın Türkiye’deki avukatlarını ziyaret ettiklerini ve vekaletnameyi aldıklarını söyledi. Vekaleti Irak’ta 300 avukata daha vereceklerini dile getiren Abbas, „Sayın Öcalan’ın savunmasını yapmak bizim için büyük bir onurdur“ dedi. Abbas, uluslararası hukuk ve normlara uygun savunma görevini üstlendiklerini belirtti.

Yeniden yargılanmalı

Öcalan’ın Türkiye’de yeniden yargılanması için Yargıtay’a başvuracaklarını kaydeden Abbas, yargılama sürecinde savunma hakkının ihlal edildiğine işaret ederek, „Çünkü suçlamalar siyasiydi, cezai değildi. Sayın Öcalan’ın yakalanması ve yargılanmasında, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi ihlal edildi. Türk yargısından meşru taleplerimize ve başvurumuza yanıt vermesini bekliyoruz“ diye konuştu. Irak’ta Öcalan’ın davası için kamuoyu oluşturduklarının altını çizen Abbas, Öcalan’ın yargılanmada haksızlığa uğradığını, bu nedenle kendisini savunmak için gönüllü olduklarını belirtti. Irak’ta onlarca hukukçunun yürüttükleri çalışmaya destek verdiğini vurgulayan Abbas, Öcalan’ın serbest bırakılması için yoğun çaba harcayacaklarını dile getirdi.

Öcalan ulusal bir lider
Irak halkının Öcalan’ı, „Ulusal bir lider, halkı ve ulusu için mücadele eden bir lider’ olarak gördüğünü dile getiren Abbas şöyle konuştu: „Kürt halkı meşru kültürel haklarını savunuyor. Ayrımcı amaçları yoktur. Kanıtı da Öcalan’ın her zaman görüşme notlarında söyledikleridir. Söylenenlerin tersine Kürt halkının kültür, tarih, dil haklarını savunuyor“ dedi. Öcalan’ın barış çağrılarına da değinen Abbas, Türkiye yetkililerine, „Sayın Öcalan’ın çağrılarına cevap verin. Ateşkes ilan edin“ çağrısında bulundu.

Savunma görevi yargılanamaz
Öcalan’ın avukatlarına açılan davalara dikkat çeken Abbas, „Bu kabul edilemez ve Türk adalet prensiplerine aykırıdır. Müvekkillere yönelik suçlamaların vekillere de yöneltilmesi kabul edilemez. Avukatın görevi müvekkile yasal hizmeti vermektir. Onlara hiçbir zaman keyfi suçlamalar yöneltilemez“ dedi.

Yapılanlar devlet terörü

Türkiye’deki toplu mezarlara da dikkat çeken Abbas, toplu mezarların „savaş suçu“ ve „insanlığa karşı suç“ olduğunu vurgulayarak, „Zorla göç ettirme, gizli zindanlar ve zorla kaybettirme, insanlığa karşı suç teşkil eder ve devletler bundan kesinlikle kaçınmalıdır. Ancak uyarmalıyım ki Türkiye, Suriye, Iran ve Irak’taki hükümetlerin yaptıklarına devlet terörü denir“ şeklinde konuştu.

DİHA/İSTANBUL