
DTK ve BDP Eşbaşkanları, "Hiçbirimiz Sayın Öcalan'ı dışında bırakan bir çözümü kabul etmiyoruz" dedi.
DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, 2012 Newroz kutlamaları, verilen mesajlar, kutlamalara yönelik müdahale ve gelişen siyasal süreci değerlendirmek üzere dün DTK binasında basın toplantısı düzenledi. İlk söz alan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, Kürt halkının tüm zulümlere rağmen Newroz alanlarına akarak büyük bir direniş gösterdiğini belirterek, Kürt halkının mücadelesine ne kadar bağlı olduğunu, taleplerinin ne olduğunu açıkça gösterdiğini söyledi. Türk, "Halkımız kendi özgür geleceğini kurmak iradesini ortaya koymuştur. Halkın mesajı açıktır; Kürt halkı muhataplarını belirlemiştir ve bu muhataplarla çözmek konusunda açık mesaj vermiştir. Farklı projeleri basına sunarak, bu sorunu ertelemeye ve çözümsüzlüğe götürmek çıkmaz yoldur" diye konuştu.
Kışanak: Bu anlayışla uzlaşamayız
Ardından konuşan Gültan Kışanak, ortaya çıkan sonuçların, herkesin, önümüzdeki sürece ilişkin beklentilerini, tutumunu ve politikalarını etkileyecek düzeyde olduğunu anımsattı. Kışanak, şunları söyledi: "Tarihi yazacaklar otoriteler değil halklardır. Halkımız bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kürt halkının, Türkiye'nin, Kürdistan'ın geleceği halka rağmen belirlenemez. Bu saldırılarla, güvenlik güçlerini halka zulmetmek üzere kurgulayan yönetim anlayışıyla uzlaşamayız. Sokağa çıkan herkese acımasızca saldırı yöneltildi. Bu saldırı karşısında halkımız onurlu ve direngen bir tutum göstermiş, asla geri adım atmamış, hiçbir etkinlik bu saldırılar nedeniyle iptal edilmemiştir. BDP muhatap alınacak manasına gelen senaryoları ileri sürenler, milletvekillerinin tamamını darp eden tutum sergilediler. Halkın sloganları, beklentileri, duruşu Sayın Öcalan'ın dahil edilmediği bir süreçten Kürt sorununa çözüm çıkmayacağını göstermiştir. Milyonlarca insan Sayın Öcalan'ın özgürlüğünü istemiş, Kürt Halk Önderi tanımlamasını güçlü şekilde ortaya koymuştur."
Tuğluk: Ara formüller bitmiştir
Daha sonra konuşan DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Kürt halkının "Ya benim irademi tanıyacaksın ya da ben seni reddediyorum" şeklinde devlete mesaj verdiğini söyledi. Kürt halkının alanlarda Öcalan'a özgürlük istediğini, çocuklarına sahip çıktığını; kimliksiz, statüsüz yaşamak istemeyip özgürlükte ısrar ettiğini vurgulayan Tuğluk, Newroz ile birlikte artık ara formüllerin, ara çözümlerin bittiğini söyledi. Halkın direnişinin çözümü dayattığını ifade eden Tuğluk, şöyle devam etti: "Ya anlamlı bir müzakere süreci başlatılarak eşitlik ve özgürlük temelinde çözümlenecektir ya da şiddet zemininde tutularak daha da derinleşerek aynı zihniyetle devam edecektir. Burada karar vermesi gereken iktidarın kendisidir. Biz bu konuda gereken özveriyi, çabayı gösterdik. Bundan sonra tüm sorumluluk AKP iktidarına aittir. Muhataplar bellidir. Birincil aktör Sayın Öcalan'dır. Hiçbirimiz Sayın Öcalan'ı dışında bırakan bir çözümü kabul etmiyoruz. Kandil, BDP de muhataptır. Kürtlerin talepleri de nettir."
Sonuçları örtme çabası
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise AKP'nin yasakçı tutumuna karşı direnen halkı kutlayarak konuşmasına başladı. Newroz'un ortaya çıkardığı en önemli sonucun, Kürt halkının sarsılmaz bir iradeye sahip olduğunu göstermesi olduğunu ifade eden Demirtaş, "Bu irade, genelgelerle, kanunlarla yasaklarla engellenemeyecek bir iradedir. Kürt halkı özerklikten, Sayın Öcalan'ın özgürlüğünden geri adım atmayacağını gösterdi" diye konuştu. Newroz sonrası hükümetin Kürt sorunu ile ilgili 'yeni stratejisi'ni değerlendiren Demirtaş, "Newroz sonrası ortaya atılan tartışmalar bu sonuçları örtmeye, bulandırmaya, sulandırmaya dönüktür. Dünyanın neresinde 2 milyon insan sokağa çıksa bu mesajları haykırsa o Başbakan çıkar 'bu mesajları aldık değerlendireceğiz' der. Yoksa 'biz bu talepleri tanımayız' derse o yönetimin adı demokrasi olmaz. O yönetim de meşru olmaz" dedi.
AKP'nin torbası boş
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, kopan müzakere sürecinin yeniden başlaması, çatışmaların önüne geçilmesi için siyasetçiler olarak inisiyatif almaya hazır olduklarını söylemek için AKP Hükümeti'nden bir bakan ile görüşme yaptıklarını dile getirdi. Ancak bakanın kendilerine, "Biz zaten Kürt sorununu çözdük. Konseptimiz başarılı olmuştur. Güvenlik politikalarını uygulamaya kararlıyız" dediğini aktaran Demirtaş, "AKP'nin torbasında Kürt halkına dair kırıntı dahi yoktur. Tutuklamaların ve askeri operasyonların sonuç aldığı ve devam edeceği belirtildi. İnisiyatif alabileceğimizi, tıkanıklığın aşılması için konuştuk. Ama reddedildi. Hükümetin tavrı nedeniyle savaşın tırmanacağı kaygımız vardır" diye konuştu.
Çözümün yolu açık
Demirtaş, Kürt sorununda çözümün net olduğunu belirterek, yolunu da açıkladı:
- Tüm askeri ve siyasi operasyonlar durdurulmalı,
- Öcalan üzerindeki tecride son verilerek, müzakereler için sağlıklı ve özgür ortam sağlanmalı,
- Müzakerelerin sekteye uğramaması için siyasetçilerden ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan barış komisyonu kurulmalı, Meclis bu komisyona müzakereleri yürütmek için yetki vermeli.
- Her türlü siyasi operasyonlar son bularak, bütün siyasi tutsaklar serbest bırakılmalı,
- Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmalı,
- Basın ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalı.
AMED