Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın avukatları Rezan Sarıca, Cengiz Yürekli ve Mazlum Dinç, kamuoyunda 4'üncü Yargı Paketi olarak bilinen 6459 sayılı yasanın 21'inci maddesinin yeniden yargılama noktasındaki mevzuatı düzenleyen geçici 2'inci maddesine dayanarak, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne "yeniden yargılama ve infazın durdurulması" talebiyle başvuru yapmıştı. Başvuru, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "Öcalan'ın yeniden yargılanması mümkün değil" açıklamasının hemen ardından jet hızıyla karara bağlanarak reddedilmişti. Gerekçe olarak ise 4'üncü Yargı Paketi'nde yeniden yargılamayı düzenleyen maddenin süre sınırlaması koyması gösterildi. Süre sınırlamasının açık hukuk ihlali olması sebebiyle Anayasa'ya aykırılık taşıdığı belirten avukatların, maddenin Anayasa Mahkemesi'ne gönderilerek iptaline yönelik talebi de reddedildi.

Kararın henüz kendilerine resmi tebliğ edilmediğini belirten Öcalan'ın avukatlarından Cengiz Yürekli, verilen kararın hukuksuz olduğunu belirtti. Karar ulaşır ulaşmaz üst mahkemeye kararın bozulması talebiyle başvuracaklarını söyleyen Av. Yürekli, "Söz konusu Sayın Öcalan olunca hukuk ayaklar altına alınıyor" diyerek, mahkeme kararını eleştirdi. Mahkemenin kararının kişiye özel ve gayri hukuki olduğunu ifade eden Yürekli, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 1999 yılında Öcalan'ın yeniden yargılanmasına yönelik kararının bağlayıcı olduğunu ve hükümlerinin yerine getirilmesini istedi. Yürekli, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinin 2. fıkrasında yer alan 'zaman kısıtlaması' nın Öcalan'ın yeniden yararlanmasına karşı çıkarıldığını söyledi.

Yine tarih oyunu

Bu yasa maddesinin kamuoyunda 4'üncü Yargı Paketi olarak bilinen 6459 sayılı yasanın 21'inci maddesinin geçici 2'inci fıkrası ile kaldırıldığını fakat yine "Öcalan yararlanmasın" diye tarih sınırlaması getirildiğini belirten Yürekli, şöyle konuştu: "Sayın Öcalan'ın yeniden yargılanmasının hukuksal koşulları oluşmuştur, gereken yasal değişimler gerçekleşmiştir. Bu kapsamda değerlendirilmesi lazımdır. Bu kanunun temeli, özü, mantık ilkeleri, çerçevesi bunu gerektirmektedir, böyle yapılması gerekmektedir'' dedi.

'Kısıtlamanın iptali gerekiyor'

 4. Yargı Paketi'ndeki 22. maddenin geçici 2. maddesinin süre sınırlaması koyması bakımından Anayasa'ya aykırılık taşıdığını, bu sebeple yeniden yargılama talepleri reddedilse dahi yeniden yargılamayı engelleyen yasanın iptali yönünde Anayasa Mahkemesi'ne taşınması kararının verilmesi gerektiğini ifade eden Yürekli, "Mahkemenin talebimizin birine ret verse dahi diğerini kabul etme mecburiyeti var. Başka bir yorumu, başka bir kararı söz konusu olamaz" dedi.

Öcalan'a özel hukuk

Müvekkilleri Öcalan söz konusu olunca hukukun ayaklar altına alındığını vurgulayan Av. Yürekli şunları belirtti: "1999'dan bu yana baktığımızda müvekkilimiz Sayın Öcalan söz konusu olduğunda hukukun askıya alınmasına ve hukukun temel ilkelerinin göz ardı edilmesine hiçbir beis, hiçbir sakınca görülmemiştir. Sayın Öcalan söz konusu olduğunda mahkemesinin bağımsız ve tarafsız kararları yerine, yargının işlem ve eylemleri yerine her zaman siyasilerin, ordunun söylemleri esas alınmıştır."

Bakan işaret etti

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yaptıkları başvuru hakkında Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "Öcalan yeniden yargılanamaz" açıklamasının hemen ardından karar vermesinin ise dikkat çekici olduğunu söyleyen Yürekli, ret kararının kendilerine tebliğinin ardından önce kararın iptali için bir üst mahkemeye, buradan sonuç alamadıkları takdirde ise kararı Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacakları ve hukuki mücadelelerine devam edeceklerini açıkladı.

'Avukat görüşleri başlamalı'

Öcalan üzerinde uygulanan tecrit ve avukatlara getirilen fiili görüş yasağını da eleştiren Yürekli, yeniden yargılanma talebiyle yaptıkları başvuruyu da müvekkilleri Öcalan ile görüşemeden gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Mahkemenin ret kararının basına düşmesinden bir gün önce yaptığımız açıklamada, 'Müvekkilimizle görüşme gerçekleştiremiyoruz, hali hazırda çok ciddi bir dosyadır, başvurumuzu yaptık. Müvekkilimizin görüşünü almamız lazım. Verilecek kararın sağlıklı ve hukuka uygun olması için müvekkilimizle görüşmemizi sağlayın' yönünde çağrı yapmıştık, ancak gerçekleşmedi. Bu, savunma hakkının ciddi şekilde ihlalidir. Bizim derhal müvekkilimizle görüşmemiz gerekmektedir" diye konuştu. 


Beklenen adımlar
Taleplerinin sadece avukat görüşleriyle sınırlı olmadığını kaydeden Yürekli, şunları belirtti: "Öncelikle müvekkilimiz Sayın Öcalan'ın sağlık, güvenlik ve özgürlük şartlarının oluşturulması gerekmektedir. İki yılını geride bırakan ve keyfi bir şekilde engellenen, yasaklanan avukat müvekkil görüşlerinin derhal başlaması sağlanmalıdır. Bu durum, Sayın Öcalan'ın savunma hakkını ihlal ettiği gibi, tersten biz avukatların da müvekkiline ulaşma, savunma hakkını sağlıklı bir şekilde kullanma görev ve yükümlüğüne de aykırıdır. Ve bağımsız bir doktor heyeti talebi söz konusuydu. Bu konuyla ilgili girişimler de vardı, fakat doyurucu, sağlıklı bir bilgi söz konusu olmadı. Adalet Bakanı'nın bir açıklaması söz konusu oldu, fakat bunu hukuki temsilcileri olarak, bizim görüp bilmemiz ve bu konuda gereken girişimler neyse bunları yapmamız gerekiyor. Bu yüzden derhal, bağımsız bir doktor heyetinin, sağlık heyetinin Ada'ya gitmesi gerekmektedir."


ÇAÐDAŞ KAPLAN/DİHA/İSTANBUL