Öcalan’ın özgürlüğü talebi esastır

30 Haziran 2022 Perşembe - 17:30

.

.

  • Gemlik Yürüyüşü’ne katıldığı için tutuklanan Koray Türkay, hedeflerinin Öcalan’ın fiziki özgürlüğü olduğunu belirterek, “Öcalan’a özgürlük” talebinin muhalefetin de masasında olması gerektiğinin altını çizdi. 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi ve MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu’nun (MED TUHAD-FED) öncülüğünde Serhat’tan Ege’ye dört bir yandan binlerin katıldığı 12 Haziran’daki Gemlik Yürüyüşü, büyük yankı uyandırdı. İstanbul’un Kadıköy ilçesinde ise polisin tüm engellemelerine rağmen halk sloganlarla yürüdü. Polisin yürüyüşe yönelik şiddete varan saldırılarında gözaltına alınan 80 kişiden HDP Kadıköy İlçe Eşbaşkanı Koray Türkay ile İsmail Temel, çıkarıldıkları mahkemece “Toplantı ve gösteri kanuna muhalefet etmek” ve “Polise mukavemet etmek” iddiasıyla tutuklandı. Avukatların tutukluluğa itirazı sonucu Türkay ile Temel, 12 gün sonra tahliye edildi.

HDP Kadıköy İlçe Eşbaşkanı Koray Türkay, tecride karşı sessizlik halini kırmak gerektiğini belirterek, "Zaten tecrit normalleştirilmek isteniyor. Tecrit diğer siyasi tutuklulara da sirayet eden bir hukuksuzluk ve baskı mekanizmasına dönüştü. Bu baskıyı, hukuksuzluğu ve işkenceyi teşhir etmek, toplumun buna karşı ses çıkarma cesaretini ortaya koymak için tüm Türkiye’de eş zamanlı yürüyüş başlattık” dedi. 
 
Suçlu tetikçilerdi
 
Yürüyüş sırasında halk ve milletvekillerine yönelik polis şiddetini anımsatan Türkay, “Anayasal suç olduğu bilgisinden yoksun tetikçilerle karşı karıya kaldık. Belinde silah olan bir zorbalık ve bütün talepleri sokakta bastırmaya çalışan bir güruh ile karşı karşıya kaldık” şeklinde konuştu. 

Yürüyüşle sokağa çıkmak isteyenlere de cesaret verdiklerini belirten Türkay, şunları ifade etti: “Halk kararlı olduğu sürece hiç kimsenin bunu engelleme gücü yoktur. Burada bir irade savaşı veriliyor. Bir tarafta HDP, sol ve sosyalistlerin omuz omuza verdiği mücadele, diğer tarafta ise karşısında bulunan iktidar ve ortakları var. Millet İttifakı zaten ‘Sokağa çıkmayacağız ve savaşın destekçisiyiz’ diyerek bu irade savaşında olmayacağını ilan etmiştir. HDP ve Demokrasi İttifakı'nin ortaya koyacağı iradenin kendisi süreci belirleyecektir.” 

Gemlik Yüryüşü mesajdı
 
Türkay, yürüyüşe yönelik saldırılara rağmen geri adım atmadıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Halk, her sokakta bu tecridi kırmaya ve iradesine sahip çıkmaya yönelik yürüyüşler gerçekleştirdi. Kamuoyu bu şekilde bu durumdan daha çok haberdar olmaya başladı. Bizim amacımız da buydu. Sonuç aldık. Hak gaspına, hukuksuzluğa ve işkenceye sessiz kalınmayacağına dair bir irade beyanı oldu. Bu irade birçok yere mesajdı. Güçlü bir mesaj oldu. Hem iktidara hem de buna onay veren muhalefete bir mesajdı. Sadece tecridin kırılması talebiyle ortaya konulmadı. Aynı zamanda Öcalan’ın fiziki özgürlüğü bağlamında artık adım atılması gereken bir sürecin içinde yer alıyoruz.”

Öcalan’a özgürlük taleplerinin, muhalefetin de masasında olması gerektiğinin altını çizen Türkay, “Eğer Türkiye demokrasisinin gelişimi konusunda bir uğraş ve fikir beyanında bulunmak istiyorlarsa en başta masanın üzerine konulması gereken durumun İmralı tecridinin kaldırılması ve fiziki özgürlüğünün sağlanarak, barış sürecinin devreye sokulması gerektiğini bilmelidirler. Demokratik sürecin ilk basamağı barış ve koşulu ise İmralı’nın özgürleşmesidir” diye seslendi. 
 
Kürt halkın savunmaktır
 
Verilen mücadelenin Kürt halkı ve dünya halkının umudu haline geldiğini söyleyen Türkay, şunları ekledi: “Bu ısrar, bu iradenin kendisi, çok zor koşullarda ayakta kalmayı başardı. Öcalan, bu noktada önemli bir iradeyi temsil ediyor. Ayrıca önemli bir devrimci ve Kürt halkı onu iradesi konumunda görüyor. Bu nedenle Öcalan’ı savunmak, bu iradeyi savunmaktır. Öcalan’ı savunmak, Kürk halkını savunmaktır. Öcalan’a sahip çıkmak, Kürt halkının verdiği mücadeleye sahip çıkmaktır. Öcalan ve yanında duran halkın büyük iradesi ortada duruyor. Bu irade ve sahipleniş her geçen gün büyüyor. Bu nedenle umudun hiç olmadığı kadar fazla olduğunu düşünüyorum.” 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.