Bir sabah erken saatlerde kaybettik, 15 yaşındaki kardeşimiz Berkin Elvan'ı…

Okmeydanı Hastanesi hekimlerinin deyimleri ile tam 269 gün o küçük bedeniyle ölüme karşı meydan okudu. Ancak sonunda, "Ben gidiyorum" dedi ailesine ve sevdiklerine…
Tokatlı bir babanın, Dêrsim-Pûlûrlu (Ovacık) bir annenin çocuğu olan Berkin'in cenaze töreninin yapılacağı Okmeydanı Cemevi'ne doğru ilerliyoruz.
İnsanlar, Cemevi'ne doğru yaklaşıyor. Her sokak bir anda mahşeri bir insan kalabalığına tanıklık ediyor. Kimileri elinde yazılı bir döviz, kimileri pankart, kimileri Berkin'in posterleri, kimileri de artık bir somun ekmeği ile O'nu, Ahmet Kaya'nın o güzel dizelerindeki, "Sınırsız bir zamana ve sınırsız bir mekana" uğurlamak için geliyor. Bir anda Okmeydanı Cemevi'nin önü tıklım tıklım oluyor, herkesin yüzünde bir öfke, ağır bir hüzün…

Gaz saldırısı için tedbir

Cemevi'nin üst katına çıkıp gelenleri izliyoruz. Anneler çocuklarının ellerinden sıkı sıkı tutup, dar sokaklardan geliyor. Genç kızlar boyunlarına polisin biber gazı saldırısına karşı puşi ve şallarını sarmış…
Kim yok ki; bu insan denizinde? Toplumun her kesiminden insanlar. Çeşitli partilerin ve kurumların temsilcileri. Milletvekilleri, yerel belediye başkanları Cemevi'ni ziyaret ediyor.
Zemin katta bir isyan çığlığı insanın tüylerini ürpertiyor. Çığlığın sahibini bulmaya çalışıyoruz. Berkin'in yaşlı anneannesi adeta isyanından elbiselerini parçalıyor. Yaktığı Kirmanckî ağıtlar yükseliyor. Bu ağıt, yakınında duran Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'i derinden sarsıyor.
Öylesi bir çığlığa hangi söz merhem olabilir ki? Bu isyanın sahibini hangi sözlerle teselli edebilirsiniz ki? Bir süre sonra yaşlı annemiz baygınlık geçiriyor. Etrafındaki kadınlar yetişiyor, O'na yardımcı olmaya çalışılıyor.

Çok sayıda çelenk var

Cemevi'nin ön kısmının sol tarafındaki duvarındaki gönderilmiş olan çok sayıda çelenk dikkatimizi çekiyor.
Karşısında ise, yaşlı amcaların sözleri kulaklarımıza geliyor. Bir amca gençlere kırılmış: "İzzettin Doğan da çelenk göndermiş. Bu gençler akılsız, çelengi kaldırmışlar. Madem adam göndermiş… Kaldırılması iyi olmadı."
Kalabalık her dakika artıyor. Megafonla kısa konuşmalar yapılıyor. Sloganlar atılıyor, alanda bulunanlar da sloganları tekrarlıyor. Basın mensupları yan yana dizilmiş bir görüntü, bir fotoğraf alma telaşında.

'15 yaşında torunum var'

Ve Berkin'in naaşı Cemevi'nden uğurlanıyor. Uğurlama esnasında, megafonla okunan Alevi gulbangı, bir anda binlerce kişinin attığı sloganları kesiyor. Pirlerin uyarısı üzerine tek bir ses çıkmıyor, alanda bulanan binlerce kişi sessizce dara geçiyor.
Acıya saygı, geleneğe saygı ve duyarlılık dikkatimizi çekiyor. Aile bireyleri tabutun etrafına diziliyor. O esnada yaşlı bir amca hıçkıra hıçkıra ağlıyor: "Benim de 15 yaşında bir torunum var. Benim de torunum var."
Yaşlı adamın etrafında duran iki kişi onun koluna giderek, Elvan ailesinden uzaklaştırıyor. Baba Sami Elvan ve amcasının derin acısını hissetmemek mümkün olmuyor.

Yüzlerce pankart ve poster

Böylesi ağır bir ortamda yavaş yavaş yürüyüş korteji hareket ediyor. Kortejin önünde yüzlerce pankart ve poster… Kimileri posterleri gökyüze tutuyor, kimileri ellerinde somun ekmeklerle yürüyor.
Artık yüzbinler yürüyor. İnsan denizi içinde yaşlı, genç, kadın, erkek, çocuk hepsi ama hepsi aynı öfke, aynı kızgınlık içinde yürüyor.

'Katil AKP polisi’

Okmeydan'ından Şişli'ye hareket eden yüzbinler, 'Berkin Elvan, 15'inde Bir Fidan', 'Katil Var', 'Hırsız Var', 'Berkin'in Katili AKP'nin Polisi' sloganlarını atıyor.
Sloganlarda zaman zaman bir işbölümü dikkat çekiyor. Eylemcilerin bir kısmı, 'Katil Var' diye haykırırken, diğer eylemciler de 'Hırsız Var' şeklinde sloganı tekrarlıyor.
Cenaze sadece, Elvan ailesinin değil, bir toplumun oluyor. Kortejde yürürken çevremizdeki dükkan, restaurant, pastane ve butiklerin kapalı olduğu dikkatimizden kaçmıyor. Çoğu işyerleri kepenk kapatmış. Esnaf, Berkin'in ailesiyle bu şekilde bir dayanışma içine girmiş.
Bir işyeri önünde duran yazı gözümüze ilişiyor: "Cenaze nedeniyle kapalıyız."

Acının rengi bir...

Yan binada pencereye çıkmış bir kadın boş bir ayakkabı kutusunu gösteriyor. Dayanışmasını bu şekilde ifade ediyor. Bir amca elinde üç çizgi film karakterini gösteren döviz taşıyor. Her biri Berkin'e benziyor.
Kortejde yerlerini almak için koşuşturan kişileri de görüyoruz. Yüzbinler çeşitli düşünce, kültür ve inanç grubu mensuplarından oluşuyor. Ama bir slogan altında birleşiyor: 'Biz Berkin'iz'
Seçim dolayısıyla asılmış olan AKP bayrakları ve afişleri, Erdoğan'ın fotoğrafları sökülmüş, çamura batırılmış.
Ancak adım adım ilerleyebilen yüzbinler, önce Şişli Camisi önünde toplandı. Ardından da Feriköy Mezarlığı'nda, Berkin'i gözyaşları arasında toprağa verdi.

Biber gazı ve TOMA'lar karşılıyor

Berkin'in yoldaşları yine Taksim'e çıkmak istiyor. Ancak Taksim'e çıkmak o kadar da kolay olmuyor. Alana yaklaşanları polis, cop, biber gazı ve TOMA'la karşılıyor.
Büyük bir gerginlik var. İstiklal Caddesi'nde yürümeye devam ediyoruz. Sokaklar polisler tarafından adeta bloke edilmiş. Kitlenin içine atılan biber gazı ve oluşan gaz bulutu Gezi Direnişi'ni bir kez daha hatırlatıyor.
Gece boyunca polisin saldırısı ve direniş sürüyor. Öfke kendisini farklı bir güne saklıyor.



NİHAL BAYRAM/RIZA AYDOÐDU/İSTANBUL