- Dayê Gewrê: “Annem, 14 yaşındaki kardeşim ve 12 yaşındaki tek oğlumdan 12 yıldır haber alamıyorum. Fermanın yıl dönümü yaklaştıkça bizim için hayat daha da zorlaşıyor. Düşünmekten gece uyuyamıyorum. Sürekli oğlumun fotoğrafına bakıyorum, belki bir gün döner diyorum.”
Türkiye destekli DAİŞ çetelerinin 3 Ağustos 2014’te Şengal’e saldırısında annesi, kardeşi ve tek oğlu esir alınan Dayê Gewrê, 12 yıldır ailesinden haber alamıyor. Dayê Gewrê, “Oğlum daha 12 yaşındaydı, kardeşim 14, bir de annem vardı. 12 yıldır gözümüz yolda” diyor.
DAİŞ’in Şengal’e saldırısında yakınlarını kaybeden Dayê Gewrê, o günden beri ailesinin nerede olduğunu ve başına neler geldiğini öğrenmek için mücadele ediyor.
“12 yıldır hayat bize haram oldu. Ne uyuyabiliyoruz ne yemek yiyebiliyoruz. Gözümüz sürekli yaşlı, ağlıyoruz, her gün yaramız yeniden kanıyor.”
Dayê Gewrê’nin 12 yaşındaki oğlu Emîr Hesen Xelef Xwedêda, annesi Şêrîn Xelef Hecî ve 14 yaşındaki kardeşi Sufyan Brahîm Xelef, ferman günü tutsak alındı. Tam 12 yıldır Dayê Gewrê ailesinden haber alamıyor. Sadece oğlunun Reqa’ya götürüldüğüne dair bilgi alabilmiş.
Oğlum, kardeşim, annem…
Jinha’dan Cîhan Zemo ile Gulîstan Ezîz haberine göre Anne Şêrîn, ferman sabahı saat 04.00’te Dayê Gewrê’yi uyandırıp “DAİŞ geliyor” demişti. O sabah oğlunu ve kızını hazırlamış, babasının arabasına binip köyün arkasına gitmişlerdi. Ancak araba küçük, sayı ise fazlaydı.
Dayê Gewrê olayı şöyle anlatıyor:
“Annem ‘yer dar, ben ineyim’ dedi. ‘Bir araba beni alır. Zaten DAİŞ genç kızları ve kadınları alıyor, siz kurtulun, bize ihtiyarlara bir şey yapmazlar’ dedi. Oğluna da ‘kız kardeşlerini güvenli bir yere götür, sonra dönüp beni al’ dedi.
”Dayê Gewrê’nin kardeşi ve oğlu da arabadan iner. Anneannelerini yalnız bırakmak istemezler. Dayê Gewrê inmelerini istemese de “herkes yürüyor, biz de yürüyüp kurtulacağız” derler.
Dayê Gewrê oğlunu, kardeşini ve annesini en son o zaman görür. Sikêni köyüne ulaştıktan sonra Dayê Gewrê’nin kardeşi, annesini, kardeşini ve yeğenini kurtarmak için geri dönmek ister. Ancak DAİŞ’in geride kalan herkesi kaçırdığı haberini alır.
Ölülerse kemiklerimizi verin
Dayê Gewrê umudunu hiç yitirmez. Esirler döndükçe yanlarına gidip soruyor; bazıları “gördük”, bazıları “görmedik” diyor. Duhok’ta pek çok kez yetkililere kimliklerini verip ailesinin durumunu soran Dayê Gewrê, bugüne kadar hiçbir sonuç alamadığını belirtiyor ve ekliyor:
“Fermanın yıl dönümü yaklaştıkça bizim için hayat daha da zorlaşıyor. Düşünmekten gece uyuyamıyorum. Sürekli oğlumun fotoğrafına bakıyorum, belki bir gün döner diyorum.”
“Eğer sağlarsa bize ulaştırın, ölülerse kemiklerimizi verin. En azından bayram günlerinde mezarlarına gideriz. Tüm tutsaklarımızı istiyoruz. Annemin evine gidip avlusunda ağlıyorum.”
“Sesimizin herkese ulaşmasını istiyoruz. Sesim kime ulaşıyorsa ve oğlumu görenler varsa bize haber versin. Ölmeden önce oğluma kavuşma umudum var. Bize bu acıyı yaşatanların aynı şeyi yaşamalarını diliyorum. Allah hakkımızı onlara bırakmasın.”
Dayê Gewrê, Êzidîlerin hiçbir zaman kimseye haksızlık etmediğini vurgulayarak öfkesini şu sözlerle dile getiriyor:
“Annem, oğlum, kardeşim, hepsi gitti. Birçok tanıdık ve akrabamız gitti. Oğlumun fotoğrafına baktığımda içim yanıyor. Onu elimden aldılar. Hayatta mı öldü mü bilmiyorum.”
Kayıp 2 bin 700 Êzidî
Ağustos 2014’te Türk devleti destekli DAİŞ çeteleri Şengal’e saldırdığında, annesinin kucağındaki bebeklerden 70 yaşındaki yaşlılara kadar binlerce insan tutsak alındı. Mevcut bilgilere göre aralarında kadın, çocuk ve erkeklerin bulunduğu yaklaşık 2 bin 700 Êzidî’nin akıbeti hâlâ bilinmiyor. HABER MERKEZİ