Bir oğlu daha PKK saflarında olan Xewla Kar, 2007 yılında "taş attığı" gerekçesiyle tutuklanan ve Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne konulan oğlunun 6 ay boyunca tahliyesini beklediğini söylüyor. Tahliye ardından 2008 yılında oğlunun yeniden tutuklandığını belirten anne Kar, cezaevinde saz çalmayı öğrenen ve aynı koğuşta kalan arkadaşlarına sık sık Seyda Perinçek'in "Çu çu nema tê" ve Comert'in "Ez şehîd im" parçalarını okuyan oğlunun tutukluluğa rağmen inatla hayata gülümsediğini belirtiyor.
ğlu Mekin'in Dersim'de çıkan bir çatışmada yaşamını yitiren HPG gerillası Mazlum Erenci (Yılmaz Piling) ile aynı koğuşta kaldığını da dile getiren anne Kar, "Mazlum ve Mekin arasında çok özel bir ilişki vardı. Birbirlerini çok severlerdi. Devlet ikisine de rahat vermedi" diyor. Henüz 16'sında işkenceyle tanıştıktan sonra 2010'da gerillaya katılan Mazlum, bir yıl geçmeden Dersim'in Çemişgezek kırsalında Temmuz ayında hayatını kaybetmişti.

Oğluma söz verdim

Acısının büyük olduğunu titreyen sesiyle anlatan Xewla Kar, oğluna cezaevinde söz verdiğini, cenaze töreninde de ağlamadığını belirtiyor: "Mekin'im 2 yıl boyunca zindanda kaldı. Ben her görüşüne gittiğimde bana 'Anne sakın düşmana boyun eğip onların istediği gibi ağlayıp sızlama' diyordu. Ben ise ona ben senin annenim asla ağlamam. Sadece sen değil, cezaevinde olan herkes benim oğlumdur." 


Polis rahat bırakmadı
Yaklaşık iki yıl cezaevinde kalan oğlunun 2010 yılında çıkan yasa değişikliği ile tahliye edildiğini, ancak polisin kendisini sürekli çeşitli bahanelerle gözaltına aldığını ve tehdit ettiğini aktaran anne Kar, "Mekin'im hapisten çıktıktan sonra da onun peşini bırakmadılar, dışarıda olmasına rağmen hapis hayatı yaşıyordu. Gece gündüz onu takip ediyorlardı, peşi sıra geziyorlardı. Onların yüzünden aylarca eve gelemiyordu" diyerek, oğlu gibi TMK mağduru birçok çocuğun yaşadığı trajediye dikkat çekiyor.

'Amed bana zindan oldu'

Oğlunun gitmeden önce kendisine "Anne ben nereye gitsem benim peşimdeler, parkta, çarşıda her yerde benim peşimdeler beni takip ediyorlar. Onların yüzünden Amed bana zindan gibi geliyor. Beni bir gece öldürecekler, kimsenin haberi olmayacak. Onun için ben gideceğim, kararımı verdim. Bana söz ver asla ağlamayacaksın ve benim ölüm haberimi alınca ağlama. Ben öldüğümde cenazem yıkandığında gel beni 3 defa öp ve verdiğin sütü de helal et'" dediğini aktaran anne, hüzünlü ama gururlu "oğluma verdiğim sözü tuttum" diyor.

Erdoğan duysun

Dağlarda halkı için mücadele veren bütün çocukların kendisinin evladı olduğunu söyleyen anne Kar "Bana diyordu 'gidince seni de götüreceğim sen de gel yanımıza' diyordu. Ben de ona 'gelip ayakkabılarınızı yıkarım, size ekmek pişiririm' diyordum. Onurluyum, gururluyum, halkı için mücadele etti ve o uğurda şehit düştü" diyor ve Kürt analarının ortak duygularını yansıtan şu mesajı veriyor: "Erdoğan da bunu duysun; ben ölene kadar her alanda her eylemde oğlumun ve inandığı davanın mücadelecisini yürüteceğim. Benim ciğerim yandı. Erdoğan'ın da ciğeri yansın. Benim başım dik ağlamadım ve ağlamam da."


SADIK TOPALOÐLU/NAZAN SALA - DİHA/AMED