Samandağ Tomruksuyu Atatürk Okulu’nda 16 öğretmen açığa alınırken, okulda sadece 2 öğretmen kaldı. Okul önünde toplanan öğrenci ve veliler, okul yetkilileri ile görüşmek istedi. Görüşmeyi kabul eden okul müdürünün, öğretmenlerin açığa alındığını ve ücretli öğretmenlerin eğitim vereceğini belirtmesi üzerine tepkiler yükseldi. Bunun üzerine okula çağrılan jandarma ise küçük çocukların olduğu okul girişini silahlarla tutmaya başladı. 

Tepkilerini sürdüren öğrenci ve veliler, oturma eylemine geçti. Eylem süresince “Öğretmenimi istiyorum” ve “Öğretmenim barış istedi, suç işlemedi” sloganları atan öğrenciler, okul önünden ayrılmadı. Öğrencilere destek veren veliler de öğretmenlerin okula dönmelerini istedi. Açığa alınan öğretmenler dönene kadar eylemlerini sürdüreceklerinin altını çizen veliler, bu süre zarfında çocuklarını okula göndermeyeceklerini kaydetti.




Kürt öğrenciler atılıyor

Kürt kamu emekçileri ve akademisyenlerin ardından üniversitelerdeki Kürt öğrenciler de tasfiye ediliyor. Sadece Ankara Üniversitesi DTFC’de 40 Kürt öğrenci okuldan uzaklaştırıldı.

2016-2017 eğitim ve öğretim yılının ilk gününde okullarına giden üniversiteli Kürt öğrenciler, daha önce katıldıkları demokratik eylem ve etkinlikler nedeniyle okuldan uzaklaştırıldıklarını öğrendi. AKP hükümetinin 15 Temmuz darbe girişimi ardından Kürt öğretmenlere dönük başlattığı ‘cadı avı’ zincirine bu sefer de Kürt öğrencileri dahil edildi. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde (DTFC) okuyan 40 öğrenciye 1 ila 3 dönem arasında okuldan uzaklaştırma cezası cezalandırılırken, cezanın öğrencilere tebliğ edileceği öğrenildi. 


1 ile 3 dönem uzaklaştırma 

Derslerine girmek için gittikleri fakültelerinde, olağanüstü bir güvenlik uygulaması ile karşılaşan öğrencilere, kapıda duran özel güvenlikçiler “okuldan uzaklaştırıldınız” şeklinde sözlü tebliğde bulundu. Ellerinde 40 kişilik liste ile öğrencileri karşılayan okulun özel güvenlikçileri, okullarına girmeye çalışan öğrencilere zor kullanarak, öğrencilerin geçişlerine izin vermedi. Öğrencilerin 1 ile 3 dönem arasında okuldan uzaklaşma cezası aldıkları ortaya çıktı.

Okuldan uzaklaştırılan öğrencilerin tamamı Kürt öğrencilerden oluşuyor.


 DİHA/ANKARA




Dersim’deki STÖ’ler: İADE EDİLMELİ

Dersim’de gasp edilen hakları iade edilmeyen 85 öğretmen ve memurun haklarının iade edilmesi için sivil toplum örgütleri tarafından Dersim Barosu’nda ortak açıklama yapıldı. HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü’nün de katıldığı toplantıda, sivil toplum örgütleri adına hazırlanan ortak açıklamayı okuyan Dersim Barosu Başkanvekili Av. Özgür Ulaş Kaplan, 85 memur ve öğretmenin de göreve iadesini istedi. Kaplan, “Bölgede devam eden çatışma ortamının son bulması, her gün onlarca insanın hayatını kaybettiği bir ortamda barış sürecinin başlaması, bölgedeki halkın ve STÖ’lerin en önemli talebidir” dedi. Açıklama, kentteki 85 memur ve öğretmenin yanı sıra hakları gasp edilen tüm memur ve eğitimciler göreve iade edilen kadar her akşam saat 17.30’da Seyid Rıza Meydanı’nda oturma eyleminde olunacağı belirtilerek sona erdi. 



Topyekun savaşın parçası

HDP Eşbaşkan Yardımcısı Nadir Yıldırım, kamudaki Kürtlerin tasfiyesinin, Kürdistan’da yürütülen savaş konseptinin bir parçası olduğunu söyledi.

Türk Başbakan Binali Yıldırım’ın AKP’nin topyekun savaş ilan ettiğini açıkladığını hatırlatan Yıldırım, “Bu topyekun savaşın sadece askeri boyutunun olmayacağı; siyasi, ekonomik, kültürel, psikolojik bir savaş olduğunu anlamak mümkün. Görevden almalar da bunun sonuçlarıdır” diye konuştu. 

Kürtler ve demokrasi güçlerinin yeniden hedefte olduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi: “Esas olarak bu saldırının merkezi Kürdistan’dır. Görevden alınanların yüzde 99’u Kürt yurtsever demokrat öğretmenlerdir. Kürtlerin toplumsal siyasal talepleri hedefleniyor. Kayyumlar, memur tasfiyeleri, içerideki savaşla yetinilmeyip Rojava’yı işgal girişimleri... Öğretmenlerin görevden alınması dabunlardan bağımsız değil ve AKP’nin yeni bir asimilasyon hamlesini devreye soktuğunu gösteriyor.” 

Açığa alınanların listelerinin Memur-Sen tarafından hazırlandığını; atama başvurularının da, bunlar üzerinden yapıldığını belirten Yıldırım, Memur-Sen’i de “AKP’nin sendikal alanı, MHP’nin örgütlenme sahasıdır. Kültürel soykırımın yeni merkezi” olarak tanımladı. Yıldırım, şöyle devam etti: “Belediyelere atanan kayyumların meşruiyetleri ne ise atanacak olan öğretmenlerin de odur. Kürt öğretmenlerin yerine Türk İslamcı ideolojiyi benimseyen öğretmenler atanacak. Bir yandan askeri işgal, öte yandan kültürel işgal harekatı devreye konulacak. Yeni bir asimilasyon harekatıdır.”