OHAL süreci ile KHK ve DBP’li belediyelere atanan kayyumların kadın kurumlarını kapatması sonrası kadına yönelik şiddette artış olduğuna dikkat çeken Saray Kadınları Koruma Yaşatma ve Modernleştirme Derneği Başkanı Hamide Yeni, kadınlara daha fazla örgütlenme çağrısında bulundu. 

Wan’da özelikle Olağanüstü Hal (OHAL) süreciyle birlikte son 2 ayda Şehriban Dinç ile Kader Özdemir’in uğradıkları erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmesi, zihinsel engelli 3 çocuğun cinsel istismara uğraması ve bir bebeğin istismar sonucu yaşamını yitirmesine dikkat çeken Saray Kadınları Koruma Yaşatma ve Modernleştirme Derneği Başkanı Hamide Yeni, bu artışı KHK ve DBP’li belediyelere atanan kayyumların kadın kurumlarını kapatmasına bağladı. 

Çözülmemiş sorunlar dışa vurdu

2015 yazından bu yana ülkede süren çatışmalı ortamın kadınlar açısından doğurduğu sonuca işaret eden Yeni, kadınların mevcut tehdit karşısında daha fazla dayanışması gerektiğini dile getirdi. Süren şiddet ortamının kadın ve çocuk sorununun ülkedeki diğer tüm sorunlarla iç içe geçmesine sebep olduğuna dikkat çeken Yeni, çözüme kavuşturulmamış binlerce sorunun da OHAL süreciyle dışa vurduğunu ifade etti. 

Şehriban sadece bir örnek

Şiddet gören kadınlara yönelik yeterli tedbirler alınmadığı gibi bu konuda çalışma yürüten dernek ve oluşumların da kapatıldığını veya pasifize edildiğini belirten Yeni, “Bunun en yakın örneği çocuklarının gözü önünde vurulan Şehriban oldu. Aslında sıkıntı var olan yasalarda değil, asıl sıkıntı yasaları işletip denetlemede ortaya çıkıyor. Koruma kararı verilen kadınlar hiç mi denetlenmez? Sosyal medya paylaşımlarından dolayı binlerce insan takibe alınabilirken, tedbir kararı alınmış bir kadın takip edilmiyor. Şehriban bu kente küçük bir örnek sadece. Aynı şartlarda, aynı durumu yaşayan birçok kadın var” diye konuştu.

Kadın merkezleri erkek ideolojisiyle mi yönetilecek? 

Yerelde çalışan kadın kurumlarının kapatılmasının kadınlar arasında kırılmaya neden olduğunu söyleyen Yeni, insanların OHAL sürecinden dolayı çıkıp, itirazını dillendireceği bir mekanizma bulamadığını ifade etti. 

VAKAD ve Rojin Kadın Yaşam Merkezi’nin kadınların her türlü sorununa çözüm olmak iddiasıyla çalışan kurumlar olduğunu hatırlatan Yeni, “Şu an Rojin’e ‘Kadın Yaşam Merkezi’ diyemiyoruz, çünkü müdürü bir erkektir. Bu durum biz kadınları ciddi anlamda düşündürüyor, ne olacak bilmiyoruz. Bu merkez erkeğin ideolojisiyle mi artık yönetilecek? Kadınlar bir kadın kurumuna gittiği zaman bir kadınla muhatap olmak ister, bir erkekle değil. Orada çalışıp, kadın bilincine sahip olan hiçbir kadının bunları kabul etmemesi gerektiğini düşünüyorum” dedi. 

Kadınlar daha fazla birlikte olmalı

Artan şiddete karşı kentteki sivil toplum örgütleriyle birlikte çözüm üretmek gerektiğine vurgu yapan Yeni, şöyle devam etti: “Kadın kurumları kapatılsa da biz mücadele etmeye devam edeceğiz bu kentte. Kadınlar için hiçbir şey değişmedi, onlar yıllardır zaten bu baskının altında. Kurumlar, binalar olmasa da biz mahallelerde, evlerde yine kadınlarla birlikte olmaya devam edeceğiz. Hatta bütün kadın kurumları, çalışanları olarak daha fazla birlikte olmalı daha fazla dayanışma sağlamalıyız. Bunun için Kent Konseyi’ni harekete geçirmek, bu sorunlarımızı orada tartışıp bir şeyler yapmak istedik. Biz bir araya gelir gelmez Valilik bütün belgeleri istedi. Yani bir sindirme de oradan geldi. Böyle bir çalışmanın içerisine girmemizin tek sebebi kentteki kadınların, çocukların sorunlarına bu süreçte cevap olmak. İnsanlar bir yere taraf edilmeden kendilerini ve sorunlarını buraya taşısın istedik.” 


 DİHABER/WAN