
Kuzey Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’nın birçok kenttinde sokağa çıkan on binler Elçi’nin katledilmesini kınayarak, “Hepimiz Tahir’iz öldürülmekle bitmeyiz” dedi. Önceki gün başlayan eylemler dün de devam etti. Amed ve İstanbul’daki protestoya devlet güçleri gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antep, Antalya, Hatay, Van, Urfa, Hakkari, Dersim, Batman, Siirt, Ağrı, Iğdır, Bitlis gibi birçok kentte de halk sokaklara dökülüp katliamı protesto etti. Elçi’nin fotoğraflarının taşındığı eylemlerde, “Katil devlet”, “Katilleri tanıyoruz”, “Hesap vereceksiniz” pankartları taşınırken “Tahir Elçi ölümsüzdür”, “PKK halktır halk burada” sloganı atıldı. 90’larda Vedat Aydın’la başlayan katliamlara işaret edilerek, “Herkes bilsin ki boyun eğmeyeceğiz” mesajı verildi.
Almanya’nın Düsseldorf, Essen, Stuttgart ve Avusturya’nın başkenti Viyana’da protesto eylemleri düzenlendi. Avrupa’daki bütün Kürdistan ve Türkiyeli kurumlar da yazılı açıklamalarla cinayeti kınadı.
Türk devleti şaşırtmadı
Amed Barosu Başkanı Tahir Elçi’yi katleden devletin en üst yetkilileri birbirinden pişkin açıklamalara imza atıp sorumluluğu PKK’nin üzerine yıkmaya çalıştı. Havuz medyası da iktidarın yalanına sarıldı.
Balıkesir’deki turistik gezisini sürdürmeye devam eden Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş politikasındaki ‘haklılığını’ anlatmaya kalktı. “Bu olay Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlığının ne kadar doğru olduğunu göstermiştir” diyen Erdoğan, “Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Buradan durmak yok, yılmak yok. Aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz” diye konuştu.
Faili meçhule izin vermezmiş
Başbakan Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte kameraların karşısına geçti. İçişleri Bakanı Ala, olayın incelenmesi için müfettiş görevlendirildiğini belirterek, “Olay bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulacaktır” iddiasında bulundu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da “Soruşturma yapanlara güvenmeliyiz” diye konuştu. Başbakan Davutoğlu ise “Bu olay mutlak süreyle aydınlatılacaktır. Bizim dönemimizde faili meçhullere izin vermeyiz. Hedef açıktır, sadece Tahir Elçi değildir, tüm Türkliye’dir” diyebildi. Davutoğlu, Ankara Katliamı ardından da benzer ifadeleri kullanmıştı.
Elçi’yi de PKK öldürmüş!
Elçi’nin iki ateş arasında kalmış olabileceğini öne süren Davutoğlu, Elçi’yi vuran kurşunun polisin silahından çıkması halinde bunun da ortaya çıkarılacağını savundu. Elçi’nin avukatı olduğu Roboskî Katliamı’nın faillerini dahi açığa çıkarmadıklarını unutan Davutoğlu’nun, “Biz faili meçhullere izin vermedik vermeyiz” demesi dikkat çekti.
Davutoğlu, Brüksel’e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında ise “Teröristlerin polislerimize dönük saldırısı olmasaydı bu olay yaşanmayacaktı. Bu olayların sorumlusu terör örgütüdür” dedi.
İçişlerinden de aynı nakarat
İçişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada ise olay yerinde incelemesi yapılmaması için uygurulan mizansen savunuldu: “Olayın aydınlatılmasını engellemek isteyen ve rahatsızlık duyan terörist unsurların yaptığı silahlı saldırılar nedeniyle olay yerine bilinçli olarak zarar verilmiş, heyet Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiği noktada sağlıklı bir olay yeri incelemesi yapamadan ayrılmak zorunda kalmıştır.”
Medyası da AKP gibi
AKP medyası ise “PKK terör örgütü değildir” dediği için hedefe konulan ve soruşturma açılan Tahir Elçi’yle hesaplaşmasını sürdürdü. İktidarın buyurduğu gibi saldırıyı PKK’nin gerçekleştirdiği iddiasına sarıldı.
AKP kontrolündeki gazetelerden Akit, “Al sana terör”; Star, “Kanlı tekzip: Terör Elçi’yi vurdu”; Yeni Şafak “Terörün son kurbanı”, Akşam, “Hukukun ensesine PKK kurşunu”; Takvim, “PKK’lı hainler Baro Başkanı Elçi’yi vurdu” manşetlerini attı.