13 kişinin yanarak can verdiği Urfa Cezaevi'nde BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak inceleme yaptı. Kışanak, "Çözüm olarak yeni cezaevlerini göstermek vicdansızlıktır" diyerek, Adelet Bakanı'nın istifa etmesini istedi.
Urfa E Tipi Cezaevi'nin adli tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu C-15 koğuşunda geçen Cumartesi gecesi çıkan yangında 13 kişi yanarak ve dumandan boğularak yaşamını yitirmiş, 5 kişi de yaralanmıştı. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak beraberinde Urfa Milletvekilli İbrahim Binici, Van Milletvekili Özdal Üçer, Hakkari Milletvekili Adil Kurt ve TUHAD-FED Genel Başkanı Zübeyde Teker ile önceki gün cezaevinde inceleme yaptı.
2 saat cezaevinde kalan Kışanak, çıkışta gazetecilere açıklama yaptı. Kışanak, yangından yaralı kurtulan Vedat Taştan'ın kendilerine "Protesto eylemini gerçekleştirmek için bu koğuşta bilinçli bir şekilde kendimiz yangın çıkartık" dediğini aktardı. Kışanak, tutukluların yangına zamanında müdahele edilmediğini söylediğini ifade etti. "Kapasite sorunu yeni cezaevleri inşa ederek çözeceğiz" diyen Adalet Bakanı'na tepki gösteren Kışanak, "Bu bir katliamdır, bu katliam göz göre göre gelmiştir. Urfa Cezaevi'nde bir insanlık dramı yaşanıyor. Bu cezaevinde sürekli sivil toplum örgütleri, milletvekilleri, insan hakları kuruluşları ve en son cezaevinde bulunan Urfa Milletvekilimiz İbrahim Ayhan, kötü koşulların düzeltilmesi için Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı'na mektup göndermiştir. Ama buna karşı Adalet Bakanlığı'nın sorunlara yönelik verdiği tek çözüm yeni cezaevinin yapılması. Bu saatten sonra Adalet Bakanlığı'nın yapması gereken onurluca bir istifadır" diye konuştu.

Binici'nin iddiası
Urfa Milletvekili İbrahim Binici ise yanarak can verenlerin tamamının Kürt olduğuna dikkat çekerek, "Koğuşta 4 Arap ve bir Türk'e hiç bir şey olmamış, maalesef 13 Kürt yanarak feci şekilde yaşamlarını yitirmişlerdir. Bu bize yargısız infazı çağrıştırıyor. 4 yıldır Urfa'da görev yapan birinci müdür konusunda bize anlatılanlar da bu şüphelerimizi doğrular nitelikte" dedi.

Daha suçunu bile bilmiyordu
Kışanak, ardından cezaevinde yaşamını yitiren 23 yaşındaki Sinan Özalp'in ailesini taziye ziyaretinde bulundu. Baba Ahmet Özalp tarafından karşılanan Kışanak ve milletvekilleri aileye başsağlığında bulundu. Baba Özalp, oğlunun 3 ay önce yaşanan bir kavgada onun da orada olması nedeniyle gözaltına alındıktan sonra tutuklandığını söyledi. Oğlunun suçunun ne olduğunu dahi bilmediklerini belirten Özalp, "Adalet böyle olmamalıydı. Biz oğlumuzun suçunu dahi bilmeden, oğlumuz cezaevinde öldü" sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.

CHP heyeti inceleme yaptı
CHP'den de bir heyet dün cezaevinde inceleme yaptı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Antep Milletvekili Mehmet Şeker ile Muğla Milletvekili Nurettin Demir sabah saatlerinde cezaevine girerek inceleme yaptı. Çıkışta basına açıklama yapan CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, içeride yaşanan koşulların insani olmadığını söyledi. Cezaevlerine ilişkin sorunların ve koşulların sürekli gündeme getirilmesine rağmen çözülmediğini söyleyen CHP'li Demir, "Urfa Cezaevi'nde yaşanan olay Adalet Bakanı'nın ihmali sonucu oluşmuş tablodur. Maalesef Türkiye hapishane devleti haline dönüştü. Bugün Suriye'den gelenler için binlerce kişilik çadır kentler kuran ülkemizde maalesef 6 kişilik olması gereken koğuşlarda 18-20 kişi kalmaktadır. Burada yaşanan insani olmayan koşullar bu sonuçlara yol açmıştır" diye konuştu.

Meclis Komisyonu da gidecek
Öte yandan Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki cezaevleri alt komisyonunun da cezaevini ziyaret edeceği öğrenildi.
Önceki gün cezaevini ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu dün Meclis'te basın toplantısı düzenleyerek izlenimlerini paylaştı. Tanrıkulu, "Bu hükümetin ikinci Uludere vakasıdır" derken, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e de, "Burada bir ihmal ve sorumluluk varsa başta Adalet Bakanı'na aittir. Bu tablo tek başına demokrasilerde bir bakan için istifa nedenidir. Cezaevleri bu hale gelmişse bunun sorumlusu oradaki infaz koruma memuru değil, bunun sorumlusu bakandır" diye seslendi.
BDP'nin tutuklu milletvekili İbrahim Ayhan ile de görüştüklerini bildiren Tanrıkulu, Ayhan'ın olay öncesinde hiçbir kavga sesinin duyulmadığını, sadece dumanın fark edildiğini söylediğini aktardı.

Soruşturma sürüyor
Yangın sonucu 13 kişinin hayatını yitirdiği cezaevinde Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca adli, Adalet Bakanlığı'nca da idari soruşturma başlatıldı.
13 kişinin öldüğü Urfa E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi Müdürü Akif Bakkal da tayin oldu. Görevden alındığı iddia edilen Cezaevi Müdürü Akif Bakkal'ın, daha önceden kendisinin de talebi doğrultusunda yaz dönemi kararnamesi ile tayin edildiği ve yeni görev yerine gitmek için Urfa'da ilişiğinin kesildiği bildirildi. Adalet Bakanlığı yetkilileri de, Urfa Cezaevi Müdürü Akif Bakkal'ın kararname ile Urfa'daki görevinin sona erdiğini söylerken, yeni görev yerine ilişkin bilgi vermedi.

196 yeni cezaevi yolda

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de "Urfa Cezaevi Müdürü görevden alındığı iddiaları doğru değil. Yaz kararnamesinde tayini çıkmış, bu tayin yerine getiriliyor" dedi.
Özel bir televizyon kanalına konuşan Çelik, kapasite sorununun çözümü için 196 yeni cezaevi yapılacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cezaevlerinin dolu olması tüm Türkiye'deki bir olay. Bununla ilgili çabalar harcadık. 207 cezaevi insani koşullarda olmadığı için kapatıldı. Koşulların insani koşullara getirilmesi için çalışılıyor. 196 yeni cezaevi yapılacak.
Urfa'da inceleme yapılıyor. Cezaevi yönetiminin bir kusuru varsa gereken yapılacaktır. İnceleme çok uzun sürmez. O yangını kim çıkardı belirlenecek."

Otopsi tamamlandı
Olaylar sırasında yaralanan 4 kişi ise hastanede tedavilerinin ardından yeniden cezaevine götürüldü. Bu tutuklu ve hükümlülerin tedavilerine cezaevi revirinde devam edilirken, 1 yaralı tutuklunun tedavisine ise Urfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde devam ediliyor. Cevdet Yılmaz adlı tutuklunun Yoğun Bakım Ünitesi'nde elleri yatağa kelepçeli bir şekilde tutulduğu bildirildi.

Ölümlerin tek nedeni Erdoğan
13 kişinin cenazesi otopsi ve DNA testi için Antep Adli Tıp Kurumu'na gönderilmişti. Dün açıklama yapan Antep Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi işlemlerinin tamamlandığını duyurdu. Yaşamını yitirenlerin aileleri, ölümlerden Başbakan Erdoğan'ı sorumlu tutuyor. Cenazelerini almak için Antep Adli Tıp Kurumu'nun önünde bekleyen aileler, "Bu insanların ölmesinin tek nedeni Erdoğan'dır. Hepsi yanmış, tanınmayacak hale gelmişler. Tayyip, Allah senin de evlatlarını böyle yaksın, Allah seni de böyle yaksın" diye Başbakan Erdoğan'a tepki gösterdi. 10 kişilik yerlerde 18-20 kişinin kaldığını belirten aileler, "Havalandırmalar dahi koğuş haline getirilmiş" dedi.

Cezaevinden 'katil devlet' sloganı
Urfa E Tipi Cezaevi’nde 13 kişinin yanarak can vermesi ardından siyasi tutsaklar ile adli tutukluların başlattığı protesto eylemi devam ediyor. Tutsaklar, dün de koğuş kapılarına vurarak, "Katil devlet" şeklinde sloganlar attı. Görüş için cezaevi önünde bekleyen tutsakların aileleri de eyleme benzer sloganlarla destek verdi.

TTB: Nefes bile alamıyorlar

Urfa E Tipi Cezaevi'ne ilişkin Türk Tabibler Birliği'nin ön raporunda, "İnsanların değil yatmayı yaşamlarını ikame etmek için nefes bile alamadıkları anlaşılmaktadır" denildi ve 13 kişinin ölümünden Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olduğu belirtildi. TTB Merkez Konseyi Üyesi Halis Yerlikaya, Adalet Bakanlığı'nın vurdumduymaz tutumunun yeni ölümlere davetiye çıkardığını ifade ederek, şöyle dedi: "Yaptığımız görüşmeler neticesinde, içerdeki tutuklu ve hükümlülerin birçok kez yazılı ve sözlü olarak durumlarının düzeltilmesi ile ilgili olarak idareye başvurmuş olmalarına rağmen hiçbir önlemin alınmadığı, kayıtsız kalındığı, yaşanan tüm bu olumsuz koşullara karşı tutsakların başlatmış oldukları eylem sonucunda oluşan yangına geç müdahale edildiği-edilmediği, koğuş kapılarının açılmadığı ve tüm bu ihmaller zincirinin sonucunda 13 kişinin yaşamının yitirmesiyle sonuçlanmıştır."

Yeni cezaevi çözüm değil
Yerlikaya, sorumluların cezalandırılmasını ve cezaevi yönetimi ile çalışanları başta olmak olayda sorumluluğu olanların derhal görevden alınmasını istedi. Yerlikaya, "Binlerce yıl önce bu kadim topraklarda diri diri ateşe atılan İbrahimlere reva görülen Nemrud zihniyetinin günümüzde de yaşatılmaya çalışılması tarafımızca asla kabul edilmeyeceğini ifade ederek, bu olay bahane edilerek ailelere ve tutsaklara bir işkence yöntemi olarak uygulamaya sokulmak istenilen sürgünler ve yeni cezaevlerinin inşası bir çözüm yönteminin olamayacağını belirtir, demokratik bir ülkede eşit, özgür ve barış içinde yaşama iradesinin sorunların çözümünde esas alınmasını kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarız" diye konuştu.

URFA




Cezaevleri önünde protesto


Batman Demokrasi Platformu, cezaevi önünde yaptığı basın açıklamasında cezaevlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti.
Batman M Tipi Kapalı Cezaevi önünde toplanan Batman Demokrasi Platformu üyeleri, cezaevlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Urfa E Tipi Cezaevi'nde yaşanan 13 tutuklunun yanarak hayatını kaybetmesinden duydukları üzüntüyü dile getiren Platform Sözcüsü Bülen Hatun, cezaevi yönetimini kınayıp, Adalet Bakanı'nı istifaya çağırdı. Hatun, "Daha önce defalarca Urfa Barosu'nun ve Urfa İHD şubesinin, şartların düzeltilmesi için cezaevi yönetimine rapor sunmuş, girişimlerde bulunmuş, fakat cezaevi yönetimi ve bakanlık bu raporları göz ardı ederek, adeta ölümlere davetiye çıkarmıştır" dedi.

50 binden 135 bine

Türkiye'deki cezaevlerinin doluluk oranına vurgu yapan Hatun, ileri demokrasiyi, kalkınmayı, dünya için model olmayı dilinden düşürmeyen hükümetin, 11 yıllık iktidar pratiğinde 50 bin civarındaki tutuklu ve hükümlü sayısının 135 bin civarına yükseldiğini, sadece son üç ayda cezaevlerinde ölenlerin sayısının 29 olduğunu belirtti.
Özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki cezaevlerinin kapasitesinin 2-3 kat fazlası tutuklu ve hükümlüyle doldurulduğunu kaydeden Hatun, açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Batman Demokrasi Platformu olarak cezaevlerinde yaşanan kötü yaşam koşullarının, tecridin son bulmasını ve bu vahşete ortak olan tüm kesimlerin açığa çıkartılarak gerekli cezanın verilmesini talep ediyoruz. Ayrıca, bu olaya adeta davetiye çıkaran adalet bakanını ve cezaevi yönetimini kınıyor, istifaya çağırıyoruz."
Basın açıklamasının ardından, 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştiren grup sessizce dağıldı.

Çarpıtmanın manası yok

Siirt Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Derneği (TUHAD-DER) de dün Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Urfa cezaevinde bir vahşet yaşandığını belirten TUHAD-DER Başkanı İrfan Baykara, "Yaşanan trajediyi çarpıtmanın hiçbir manası yoktur. 300 kapasiteli bir cezaevinde kapasitenin 2-3 katı mahpusun yerleştirilmesi bunun en bariz örneğidir. Bu bir katliamdır ve sorumlusu hükümettir" dedi.

Hasta tutsaklar görülmüyor
Beş haftadır cezaevindeki hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için cezaevleri önünde eylem yaptıklarını hatırlatan Baykara, yetkililerin tüm uyarıları görmezden geldiğini ifade etti. Her hafta olduğu gibi dün de 7 hasta tutsağın durumu hakkında bilgi verilerek, tedavilerinin yapılabilmesi için tahliye edilmeleri istendi.

Tecride tepki
Amed'in Lice ilçesinde de dün düzenlenen bir yürüyüşle tecrit protesto edildi. BDP binası önünden ilçe merkezine kadar yürüyen kitle, Öcalan'a özgürlük istedi. Yapılan açıklamada, Kürt sorununda demokratik çözümün adresinin İmralı olduğu belirtilerek, "İmralı'daki sese kulak verin" denildi. 

 HABER MERKEZİ