Üç çocuk babası yurtsever bir çoban olan Kokel Babat (38), Şenoba’nın Çemê Hestira bölgesinde 23 Ekim’de asker ve korucular tarafında vuruldu. Telefonun çekmediği bir bölgedeydi ve öldüğü sanıldı. AA, “PKK’li” dedi, vuranlar tebrik edildi.
Çobanlık yapan yeğeni, bir süre sonra Kokel Babat’ı gördü ve yanına gitti. Gerisini ağabey Tamer Babat anlatıyor: 112 Acil’i arayıp, geç geldi, durduruldu, ikna ettik ama 5 kilometrelik yol 5 saati buldu. Helikopter ambulansı zaten vermediler.
Ambulansın siren çalmasına, hızlı gitmesine, kırmızı ışıkta geçmesine izin vermediler. Önünde ve arkasında zırhlı araçlarla eşlik ettiler. Yolda ölmesini istediler ama ölmedi. Yoğun bakımda. Kendimize ihanet etmediğimiz için bunları yaşıyoruz.
AHMET KANBAL / MA / MARDİN
Türk güçleri tarafından Şenoba’da vurulan ve halen yoğun bakımda tutulan Kokel Babat’ın AA tarafından “PKK’li” diye servis edilmesine tepki gösteren ağabeyi Tamer Babat, “Köylü ve silahsız bir çoban olduğunu biliyorlardı” dedi.
Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesi kırsalında bulunan Çemê Hêstira bölgesinde 23 Ekim’de asker ve korucular tarafından açılan ateş sonucu yaralanan 3 çocuk babası Kokel Babat (38) Şırnak Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda tutuluyor. Ailesi ve avukatıyla görüşmesine izin verilemeyen Babat’ın, sağlık durumuna ilişkin de bilgi verilmiyor. Babat’ın 10, 8 ve 3 yaşlarında üç çocuğu bulunuyor. Babat’ın vurulmasına ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken Anadolu Ajansı (AA) tarafından “PKK’li olduğu” ileri sürülen haberler yapıldı. Yapılan haberde, Babat’ın geçtiğimiz yıl öldürülen korucu Mehmet Paksoy’u vuran kişilerden olduğu iddia edilirken, “Kaçmaya çalıştığı sırada ateş açtı” ifadesine yer verildi.
Köylü olduğunu biliyorlardı
AA’nın iddiasını yalanlayan ağabey Tamer Babat, kardeşinin köye 15 ila 20 kilometre mesafede korucular tarafından vurulduğunu, vurulduğu bölgede telefonlarının çekmediğini kaydetti. Vurulmasından hemen sonra kendilerine haber verilmediğini dile getiren Babat, “Bize öldüğü söylendi. Eğer ki; kendisinden haber almış olmasaydık o da faili meçhul olacaktı. Köylü olduğunu, ailesi olduğunu biliyorlar. Örgüt üyesi olmadığını biliyorlar. Silahsızdı. Çobanlık yapıyordu. Kardeşim ölmedi. Çoban olan oğlum görmüş. Oğlum gördüğünde sırtından kurşun girmişti. Yaralıydı ve kan kaybediyordu” dedi.
Ambulansın gelmesi engellendi
Kendilerine haber gelmesinin ardından 112 Acil’i arayıp, yaralıları olduğunu ve ambulans göndermelerini istediklerini kaydeden Babat, gelen ambulansın kardeşini aldıktan sonra yarım saatlik yolu bir buçuk saatte kat ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Ambulans bize 5 kilometre mesafede olmasına rağmen bizi tekrar arayıp yaralımızın neden yaralandığını sordular. Saat 14.00’te ambulansı aramamıza rağmen uzun süre gelmesine izin vermediler. Ambulans geldiğinde artık saat 17.00’ye yaklaşıyordu. Kapımıza kadar gelmesine rağmen yaralımızı almasına izin verilmedi. Evimize asker ve korucular geldi ve biz ona neden ambulansa izin vermediklerini sorduk. Zor bela ambulansın geçmesine izin verdiler ve yaralımızı aldık. Sevk edilmesi için helikopter ambulans gönderilmesini istedik, ancak vermediler. Bunun üzerine ambulansla Şırnak Devlet Hastanesi’ne getirmek istedik. Bu defada ambulansın siren çalarak ve hızlı bir şekilde gitmesine izin vermediler. Askeri aracın biri ambulansın önünden giderken, bir diğeri arkasından geldi. İzin vermediler ambulansın askeri aracı geçmesine. Komutanı aradım; neden adaletsizlik yaptıklarını sordum. Kardeşimin kan kaybından ölmek üzere olduğunu, ambulansın önünün açılmasını istedim. Ancak Şırnak girişine kadar izin vermediler. Kırmızı ışıkta bile ambulansın geçmesine izin vermediler. Beklettiler. Yolda ölmesini istediler ama ölmedi. Biz kendimize ihanet etmediğimiz için bunları yaşıyoruz.”
Vuran korucular kutlandı
Kardeşinin vurulmasının ardından Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı, Şırnak Tümen Komutanı, Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı, AKP’li Hilal ve Şenoba Belediye başkanlarının Hilal beldesinde korucularla bir araya geldiklerini dile getiren Babat, şunları söyledi: “Korucuları tebrik etmeye geldiler. Tören düzenleyerek, 30 bin lira ödül verdiler. Orada birine neden koruculara o kadar para verdiklerini sorduğumuzda Kokel’i vurdukları için verdiklerini söylediler. Biz nasıl kardeşiz. O belediye başkanlarının işi midir gelip böyle bir şey yapıyorlar?”