Habur Sınır Kapısı’nda bekletilen 13 savaşçının cenazesinde bozulmalar başlarken, Kobanê‘de yaşamını yitiren 11 YPG/YPJ savaşçısının cenazelerinin Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan geçişine izin verilmedi. 

Erdoğan ve AKP’nin savaş konsepti kapsamında Bakanlar Kurulu’nun kararı ve İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Güney Kürdistan ve Rojava sınırındaki kapılardan cenazelerin geçişlerine izin verilmiyor. 27 Temmuz’dan bu yana Habur Sınır Kapısı‘nda bekletilen 13 HPG ve YPG/YPJ’linin cenazesinden sonra Kobanê’de yaşamını yitiren 11 YPG/YPJ’li savaşçısının cenazesi de Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda bekletiliyor. Yetkililere başvuran ve henüz cevap alamayan ailelerin Suruç’ta bekleyişi sürüyor. 
DBP Urfa İl Eşbaşkanı İsmail Kaplan, Suruç katliamı başta olmak üzere yaşanan birçok karanlık saldırının üstünü örtbas etmek için başlatılan imha operasyonlarının devamı olarak cenazelerin de cezalandırılmaya çalışıldığını belirtti. Kaplan, “İnsani, ahlaki ve vicdani olmayan bu uygulamanın aynısı Kobanê’de de, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda uygulanıyor. Tüm dünyanın başına bela olmuş, katliamcı, tecavüz şebekesi DAİŞ’le verdiği savaşta yaşamını yitirmiş 11 YPG ve YPJ savaşçısının cenazesi, Ankara’nın talimatı nedeniyle günlerdir sınır kapısında bekletiliyor. AKP bu konseptiyle ‘Ne dirinize, ne ölünüze tahammül etmiyoruz’ mesajı veriyor” şeklinde konuştu. 

Suruç’ta da nöbet eylemi

“Tüm halklara, bugüne kadar Kürt halkının onur ve şerefini ayaklar altına aldırmayan, ayakta kalması için canını veren, tüm dünyaya Kürt adını yazdıkları kahramanlık destanıyla duyuran bu şehitlerimize, cenazelerimize ve onların ailelilerine sahip çıkma” çağrısı yapan Kaplan, şöyle devam etti: “Şehitlerimizin cenazelerini alarak onlara layık bir şekilde ve ait oldukları topraklarda defin edene kadar her türlü demokratik eylemselliğimizi devam ettireceğiz. Suruç’ta da Habur Sınır Kapısı’nda olduğu gibi süresiz nöbet eylemi başlatıp şehitlerimize, ailelerine ve mücadelelerine sahip çıkacağız.”

YPG/YPJ’lilerin isimleri

Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda bekletilen YPG/YPJ savaşçılarının isimleri şöyle: “Bitlis Tatvan doğumlu Feryat Kaya, Urfa Siverek doğumlu Hamza Canşin, İstanbul doğumlu Dilan Sörgüt, Antepli Salih Aygün, Ağrı doğumlu Kamuran Kaya, Amed doğumlu Muhamed Akyüz, Van doğumlu Hasan Timur, Hakkari doğumlu Leyla Yiğit, Mersin’de oturan Amedli Ahmet Karadağ, Hakkari doğumlu Şiyar Bor (Zagros Azad), Hakkari doğumlu Serhat Bor (Rubar Azad).”




Cenazeler bozuluyor

Habur Sınır Kapısı’nda ailelerin nöbet eylemi devam ederken, hava sıcaklıkları nedeniyle 13 savaşçının cenazelerinde bozulmalar başladı. Durumun daha kötüye gitmemesi için soğutucu TIR’ların değiştirildiği belirtildi. 


Valiliklerde eylem

Aralarında HDP’li vekiller ve DBP’li belediye Eşbaşkanlarının da bulunduğu seçilmişler de 24 savaşçının cenazelerinin verilmemesini protesto etmek amacıyla Mardin ve Şırnak Valiliği’nde eylem düzenledi. Mardin kent merkezinde AKP binasına yürümek isteyen barış annelerine ise polis saldırdı. 


 URFA/ŞIRNAK





Hiç olmazsa bir mezarı olsun


Habur Sınır Kapısı’nda çocuğunun cenazesini almak için günlerdir bekleyen ailelerden Fatma Turan, “Ya oğlumun cenazesini alacağım ya da oğlum için şehit düşeceğim” diyor. 

Rojava’nın Hesekê kentinde DAİŞ ile 10 Temmuz’da yaşanan çatışmalarda şehit düşen YPG’li Cumhur Turan’ın (Eriş Colemerg) annesi Fatma Turan, daha önce çatışmalarda şehit düşen bir çocuğunun daha cenazesini alamadığını belirterek, “Hiç olmazsa bir çocuğumun mezarı olsun” dedi. 


Bu ikinci acı


Fatma Turan, 1995 yılında PKK saflarında yaşamını yitiren oğlu Fuat Turan’ın (Eriş Colemerg) da cenazesini almak için 20 yıl boyunca mücadele ettiğini, ancak alamadığını belirterek, Cumhur’un cenazesini bırakmamakta kararlı olduğunu söylüyor. 

2013 yılında YPG’ye katılan çocuğu Cumhur Turan’ın (Eriş Colemerg) ağabeyinin ismini alarak onun yolunda gittiğini belirten anne Turan, “20 yıl boyunca Fuat’ımın öpeceğim üzerinde dua edeceğim bir mezarı olamadı. Hiç olamazsa oğlum Cumhur’un olsun” dedi.

KDP’ye tepki

Çocuğunun yaşamını yitirdiğini öğrendiği gibi cenazesini almak Silopi’ye geldiğini belirten anne Turan, “24 gündür oğlum şehit düşmüş. Oğlumun cenazesini bana vermiyorlar” diye konuştu. 

Anne Turan, KDP’ye de, “Sizler de Kürt değil misiniz? O çocuklar Kürt çocukları değil mi?” diye seslendi.
Çocuğunun cenazesini almadan Habur Sınır Kapısı‘ndan ayrılmayacağının altını çizen anne Turan, şunları aktardı: “Cumhur’umun cenazesini alarak Hakkâri’ye götüreceğim. Hiç olmazsa bir oğlumun dua edebileceğim mezarı olsun. Cenazesini bana vermedikleri sürece burada kanımın son damlasına kadar direneceğim. Ya oğlumun cenazesini alacağım ya da oğlum için şehit düşeceğim.”