
Kuşatma ve saldırı altında bulunan Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde Türk işgal güçleri ile YPS ve YPS-Jin üyeleri arasındaki çatışmalar 68. gününde devam ediyor.
DİHA’ya göre önceki günkü çatışmalar akşam saatlerinde yeniden şiddetlendi. Günboyu aralıksız çatışmaların sürdüğü Abdulkadirpaşa Mahallesi’ne girmeye çalışan JÖH elemanlarına yapılan müdahalede 5 JÖH elemanı yaralandı. Türk devletinin resmi rakamlarına göre kentte önceki gün yaralanan JÖH/PÖH elemanı sayısı 16’ya yükseldi. Bunun ardından saldırıların boyutu daha da ağırlaştı. Yenişehir, Dicle, Fırat ve Abdulkadirpaşa mahalleleri onlarca zırhlı araçla kuşatma altına alınarak bombardımana tabi tutuldu.
Direniş mahallelerine yönelik, eski hastane civarı ve İpek Yolu üzerine konumlandırılan zırhlı araçlardan top ve obüs saldırısı düzenlenirken, Çağçağ Caddesi, Şirin ve Kanarya Sokak’ta ise sıcak çatışmalar yaşandı. Gece boyu süren çatışmalar sabah saatlerine kadar sürdü.
Çatışmalar sabah saatlerinde kısa bir aranın ardından yeniden şiddetlendi. Türk resmi kaynaklarına göre Yenişehir Mahallesi Tunç Caddesi’nde devlet güçleri ile YPS ve YPS-Jin üyeleri arasında çıka çatışma sırasında büyük bir patlama meydana geldi. Patlamada JÖH elemanı 1 astsubay öldü, 5 JÖH elemanı da yaralandı.
YPS’nin açıklaması
YPS Genel Koordinasyonu, dünkü açıklamasında mahallelere yönelik bombardımanın devam ettiğini, iki defa uçakların bombaladığı alanda yeniden uçak hareketliliğinin yaşandığını bildirdi. Açıklamada, çatışmalarla ilgili şu bilgiler verildi:
* 15 Mayıs günü saat 11.00’de Çaxçax yolu üzerinde 1 JÖH elemanı doçka çalıştırırken birimlerimiz tarafından yapılan atışlar sonucu öldürüldü.
* Çok sayıda zırhlı araçla Weysika tarafından mahalleye (Şehit Gelhat Mahallesi) girdikleri esnada da birimlerimiz 1 Kobra ve 1 kepçeyi darbeledi.
* Dicle Mahallesi’nde ilerlemek isteyen 1 kepçe imha edildi, 1’i darbelendi. Türk güçleri geri çekildi.
* Dicle Mahallesi’nde evleri yıkan 1 kepçe darbelendi, operatörü öldürüldü.
* Aynı mahallede saat 17.00’de 1 takım JÖH birimlerimiz tarafından ferdi silahlarla vuruldu; 2 JÖH elemanı öldürüldü, 1’i de yaralandı.
* Türk işgal güçleri 16 Mayıs günü Elika Mahallesi’nde bir eve girdikleri sırada, sabotaj eylemi yapıldı. Patlatılan evdeki ölü ve yaralı sayısı netleştirilemedi. Cenazeleri kaldırmak için gelen JÖH/PÖH elemanları da vuruldu; 4’ü öldürüldü.
* Bu mahallede aynı gün birimlerimizin yaptıkları atış sonucunda 1 PÖH elemanı daha öldürüldü.
Siz ölün ama yalanlar deşifre olmasın
Kayıpları artmasına rağmen 68 gündür ilerleyemeyen Türk işgal güçlerinin direniş karşısındaki çıkmazı, operasyonlar sırasında yaşanan telsiz konuşmalarına da yansıyor. Telsiz konuşmalarına tanık olan ve ismini vermek istemeyen bir görevli, o diyalogu aktardı. Buna göre; geçen hafta direniş mahallerine girmeye çalışan zırhlı bir kepçe YPS tarafından vuruldu. Kepçede bulunan 1 JÖH elemanı ise öldü. Bu sırada YPS’lilerin telsiz görüşmeleri Nisêbîn’deki devlet güçlerinin başında duran komutanın telsizine yansıdı.
YSP’liler telsizde, “Heval kepçe imha edildi. Düşman giremiyor. Yakın olan birlikler hemen askerin görüntüsünü alsın” şeklinde anons geçti. Bu anonsu duyan askeri birliklerin başındaki komutan ise telsizden JÖH/PÖH elemanlarına “Hemen bölgeye ulaşın. Vurulan askeri bir an önce alın” talimatını verdi. Komutanın bu talimatına “Çatışma var, nasıl gideceğiz oraya? Hepimiz ölürüz” şeklinde yanıt verildi.
Yanıta tepki gösteren komutan, talimatını şu sözlerle bir kez daha keskinleştirdi: “Hepiniz ölseniz de o askeri alacaksınız. Teröristler hiçbir şekilde görüntü çekmemeli.”
JÖH’ler gitti ama PÖH’le gitmedi
Bu talimat üzerine JÖH elemanları bölgeye giderken, PÖH elemanları ise bölgeye gitmiyor. Komutanın “Alın” dediği cenazenin alınıp alınmadığı bilinmiyor, ancak bölgeye gidenler ile YPS’liler arasında çatışma çıkıyor.
Vali kızağa çekiliyor
Kullanılan tüm teknik imkanlara ve görev verilen özel birimlerine rağmen, YPS-YPS Jin güçlerinin direnişi karşısında ilerleyemeyen Türk devlet güçleri arasındaki çözülme devam ederken, başarısızlığın faturası kesilip yetkileri alınan Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak merkeze çekiliyor. Görevden alınacak Koçak’ın yerine ise Yozgat Valisi Aldulkadir Yazıcı’nın atanacağı belirtiliyor. Yazıcı, daha önce Akyazı Kaymakam Vekilliği, Akkışla Kaymakamlığı, Kürtün Kaymakamlığı, Beytüşşebap Kaymakamlığı, Ulubey Kaymakamlığı, Havran Kaymakamlığı, İnebolu Kaymakamlığı, Diyarbakır Vali Yardımcılığı, Edirne Vali Yardımcılığı ve Bayrampaşa Kaymakamlığı görevlerinde bulunmuştu.
Sağlıkçıları ‘hain’ ilan ettiler
Vali’yi sürekli pasif kalmakla suçlayan AKP medyası, Nusaybin’e gönderilen bazı sağlıkçıları da ‘hain’ ilan etti. “Erdoğan’a aşığım” diyen eski Perinçekçi Ethem Sancak’ın gazetelerinden Akşam’a göre; Afet ve acil durumlarda gönüllü sağlıkçıların görev yaptığı Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’ne (UMKE) kayıt yaptıran bazı sağlıkçıların, örgüte bilgi sızdırdığı belirlendi. İstihbarat birimleri, UMKE’de görevli 10 sağlıkçının PKK ile bağlantılı olduğunu tespit etti. Bu görevlilerden ikisinin PKK, birinin YDG-H, diğerinin ise MLKP bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Sağlıkçıların devlet güçlerinin nereye operasyon yapacağı, kaç personel oldukları, hangi evde EYP imha ettikleri gibi bilgileri sızdırdığı tespit edildi. İstihbaratın tespitleri üzerine soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında yardım ettikleri belirlenen 4 UMKE gönüllüsü sağlıkçı görevden uzaklaştırılıp haklarında adli işlem başlatıldı.
Türk güçlerine ‘aç aç’ desteği
Nusaybin’deki çıkmazda bocalanan Türk işgal güçlerine moral vermek amacıyla popüler bir Türk şarkıcı gönderildi.
İlk çalışmaya başladığı pavyonun sahibinin kendisiyle çektirdiği porno çekimlerle gündeme gelen, ardından Türk mafya elemanlarından Erol Evcil’e metreslik yapan, İbrahim Tatlıses’in el vermesiyle popülerleşen, bir süre folklorcu ‘Kürt kökenli’ Mustafa Erdoğan ile evli kalıp boşanan ve şimdilik AKP’li Erhan Çelik’le evli olan Gülben Ergen, Nusaybin macerasının propaganda bölümünü Hürriyet gazetesindeki sayfasında yayınladı.
Heyecanla bekledikten sonra uçakla Mardin’e oradan da Nusaybin’e zırhlı bir araçla geçtiğini anlatan Gülben Ergen, “Vardık, rahat uyuyabilme sebeplerimiz olan askerlerimizin yanına... Kahraman Türk ordusunun, kahraman askerleri güler yüzleriyle bizi bekliyorlardı… Bana ziyaretimizin onlara iyi geldiğini söyleyerek teşekkür ettiler… Dinledim... Dinledikçe muhtaç olduğum kudretin damarlarımdaki asil kanda olmasının anlamını idrak ettim…” şeklinde devam etti. JÖH/PÖH elemanlarının anlatımlarından demetler sunan Ergen, Türk Genelkurmay Başkanlığı’na ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teşekkür etti.
Bilindiği gibi Türk ordusunda ‘aç aç’ geleneği var. Beşinci sınıf pavyon konsomatrislerinin askerlerin ‘aç aç!’ tezahüratı karşısında anadan uryan soyunması hadisesidir. Askerlerin eğlenmeleri ve moral bulmaları için yaptırılır. Eğer sahnede performansını sergileyecek kişi biraz daha popülerse profesyonel askerler teşrif eder ve hizmet, onlara özel olur.
HABER MERKEZİ