Cezaevinde kalamaz raporunun ardından tahliye edilen ve 254 gündür ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’e elektronik kelepçe takılmak istendi.
Grup Yorum’a getirilen konser yasaklarının kaldırılması, üyeleri hakkındaki arama kararlarının iptali ve İdil Kültür Merkezi üzerindeki baskılara son verilmesi talebiyle grup üyeleri Helin Bölek 253 gündür, dün cezaevinden tahliye edilen İbrahim Gökçek ise 254 gündür ölüm orucunda.
Gökçek önceki gün cezaevinden kalamaz raporunun ardından tahliye olduktan sonra ölüm orucu eylemini Sarıyer’deki Direniş Evi’nde devam ettiriyor. Direniş Evi’ni ablukaya alan polis, tahliye olan Gökçek’e elektronik kelepçe takmak istedi.
Direniş Evi’nde MA’ya konuşan Gökçek, yaklaşık 10 ay özgürlüğünden mahrum bırakıldığını hatırlatarak, cezaevi koşulları için “Hem yaşadığımız hukuksuzluklar hem hapishane idaresinin yaptığı işkenceler oldu. Kitap gaspları, tepemizde sürekli dikenli teller vardı. Her anı baskılarla geçen bir süreç oldu” dedi.
Dilim döndüğünce
Cezaevinde yürüttüğü mücadeleye değinen Gökçek, şunları paylaştı: “Orada şair Ümit İlter ile birlikte kalıyordum. Onunla beraber tiyatro oyunu ve şiirler yazdık. Yaklaşık 10 tane yeni beste yaptım. En çok istediğim şeylerden bir tanesi bu besteleri dışarıda söyleyebilmek” diye konuştu. Kaldığı hücrede “Kapı Altında Pravda” adıyla radyo programı yaptığını dile getiren Gökçek, “Pravda Rusça gerçek demek. Bizde de gerçekler kapı altından seslendiriliyor her zaman. Tutsakların hayatla, yaşamla bağı kapı altından olur. Onun için kapı altı çok önemliydi. Dilim döndüğünce bunu devam ettirmeye çalıştım.”
Kabul edilmemeli
Yapılan baskıların sadece Grup Yorum’un yaşadıklarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Gökçek, “Kendileri gibi olmayan, düşünmeyen bütün insanlara ‘susun, sinin, sesiniz çıkmasın.’ Diyorlar. Bu kabul edilmemeli. Eğer meseleye ‘boynumuzu bükelim aman başımıza bir şey gelmesin’ diye bakarsak, o zaman Pir Sultan, Karacaoğlan, Nazım Hikmet, Orhan Kemal’ler ölmüş olur. O ustaların yaşaması için, onların değerlerini sonuna kadar savunmamız lazım” dedi. Sanat için mücadele verilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Gökçek, bu yapılmazsa bir şey üretilemeyeceğini ve sanatçı kimliğinin ortadan kalkacağını söyledi.