
Diyarbakır Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUHAD-DER) cezaevlerindeki baskılar ve hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için dün de Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi önünde eylem yaptı. "Ölüyorlar daha ne kadar sessiz kalacaksınız, hasta tutsaklara özgürlük" pankartı açılan eylemde, hasta tutsakların fotoğrafları da taşındı. Hasta tutsakların yakınlarının yanısıra açıklamaya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Gültan Kışanak, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, 78'liler Derneği, Diyarbakır Tabip Odası ve MEYA-DER temsilcileri de katıldı.
Cezaevinden mektup var
Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan PKK'li tutsakların TUHAD-DER'e gönderdiği mektup, dernek başkanı Derya Us tarafından okudu. Hasta tutsakların "cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen tahliye edilmediği belirtilen mektupta, sağlıklı bir ortamda tedavilerinin yapılmadığına da vurgu yapıldı.
'Acılarını beraber paylaşıyoruz'
"Arkadaşlarımız adeta ölüme terk edilmektedir" denilen mektupta şu ifadelere yer verildi: "Bu insanlık dışı durumdan başta AKP Hükümeti ve Adalet Bakanlığı olmak üzere Adli Tıp yetkilileri sorumludur. Dün olduğu gibi bugün de hasta arkadaşlarımıza reva görülen bu ölüm sessizliğini kabul etmedik, etmiyoruz. Genelde tüm cezaevlerinde hasta arkadaşlarımız olmak üzere özelde de acılarını beraber paylaştığımız D tipinde yatan ve tedavileri cezaevi koşullarında mümkün olmayan Halil Güneş, Şemsettin Kargılı ve Adnan Yalçın arkadaşlarımızın bir an önce tahliye edilerek sağlıklı bir ortamda tedavi imkanlarına kavuşturulmaları hukuki ve yasal bir hak olduğu kadar, insani bir zorunluluktur."
'Siyasal iktidar sorumlu'
İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ise yaptığı konuşmada cezaevlerinde 150'si ağır 550 hasta tutsağın bulunduğunu belirterek, Bilici, şunları söyledi: "Yaşanan her ölümün sorumlusu siyasal iktidardır. Buradan çağrıda bulunuyoruz; çıkarmış olduğunuz antidemokratik yasaları ortadan kaldırın. Adli Tıp Kurumu'nun geçmişte verdiği ırkçı kararlardan dolayı bir an önce ortadan kaldırılması gerekir. Bu kurumlar cezaevlerinde gün be gün ölümlerin yaşanmasına sebep olacak kurumlardır. Sayın Öcalan'ın başlatmış olduğu demokratik çözüm çerçevesinde bir an önce sonuca gidip bütün cezaevlerinin boşaltılmasını istemiştir. Yıllardır Kürdistan'da ÖYM'lerle insan hakları mücadelesi veren eşitlik evrensel çerçevesinde hukuk mücadelesi verenleri rehin tutarak bir yere varamayacağı ortaya çıkmıştır. Biz bu kararları tanımıyoruz."
Merhamet değil adalet
Hasta tutsak Necdet Bozkurt'un kızı Güllü Bozkurt ise şöyle konuştu: "Biz Adalet Bakanlığı'ndan merhamet beklemiyoruz. Olması gerekeni yapmalarını istiyoruz. Babamın cezası bitmesine rağmen serbest bırakılmıyor. İHD'ye başvurduk. Adalet Bakanlığı'na babamın bırakılmama sebebini sorduğumuzda disiplin cezası var gibi bahaneler üretiyorlar."
Basın açıklaması oturma eylemiylel sona erdi.
DİHA/AMED