4 gündür sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur, hem karadan hem de havadan ateş altındı. Dünkü yoğun saldırılar sonucu birçok evde yangın çıktı. 

Amed’in Sur ilçesinde 4 gün önce ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla başlayan Türk işgal güçlerinin saldırıları artarak devam ediyor. 6 mahalleye yasak getirilmesine rağmen tüm ilçeyi ablukaya alan Türk güçleri, saldırılarını Hasırlı, Fatihpaşa ve Hançepek mahallelerinde yoğunlaştırdı. Havan ve roketin yanı sıra sık sık bombaatar kullanan devlet, havadan da helikopterlerle tarıyor. Dün öğle saatlerinde birçok yerde dumanlar yükseldi. Bombaatar mermisinin evlere isabet etmesi sonucu birçok evde yangın çıktı. Mahallede şehit ve yaralıların olduğu; yaralıların hastaneye götürülemediği iddia edildi. Haber hazırlanırken sağlık haber alınamıyordu.


Demirel’in cenazesi alındı

Mahallelere giremeyen Türk güçleri önceki akşam da Kurşunlu Cami, Dört Ayaklı Minare ve Yoğurt Pazarı’nın bulunduğu sokak başlarından mahalle içlerine doğru yoğun ateş açtı. Yoğun saldırılar nedeniyle yaralan 6 kişi, hastaneye götürülemedi. Sabah saatlerinde ise Dört Ayaklı Minare civarında katledilen Mehmet Demirel isimli gencin cenazesi uzun süre mahallede bekletildi. Yoğun saldırı üzerine cenazesi alınamayan Mehmet Demirel’in mahallede bekletilen cenazesini almak için heyet ve aile yetkililerle görüştü. Yapılan görüşmelerin ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl örgütlerinden oluşan bir heyet ilçeye girdi. Heyet, Hasırlı Mahallesi’ndeki cenazeyi alarak, Dağkapı Meydanı tarafından ilçeden çıkarttı. Cenaze, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. 

Demirel’in cenazesinin yapılacak otopsi işleminin ardından defnedilmesi bekleniyordu.


Ablukaya karşı yürüyüş

Abulakayı protesto eden binlerce kişi, dün yürüyüş yaptı.

Sokağa çıkma yasağı ve katliamların son bulmasını isteyen halk, Koşuyolu Parkı‘nda bir araya gelerek yürüdü. Milletvekilleri Feleknas Uca ve Ziya Pir’in de katıldığı yürüyüş  AZC Plaza önüne kadar devam etti. “Her yer Suriçi her yer direniş”, “PKK halktır halk burada”, “Şehîd namirin”, “Têkoşîn berxwedan rêya me rêya şehêdan” sloganları atan halk, AZC Plaza önünde basın açıklaması düzenledi. DBP İl Eşbaşkanı Ali Şimşek, Sur halkının katliamla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

HDP Milletvekili Ziya Pir de hendekler bahane edilerek saldırı yapıldığını, aslında hendeklerin neden açıldığı, barikatların neden kurulduğunun merak edilmesi gerektiğini ifade etti. Kürt halkının devletin saldırılarına karşı öz savunmaya geçtiğini belirten Pir, 35 günlük bebek ile 75 yaşında amca katledilirken hala ‘Ama orada hendek var’ denilmesine “El insaf!” dedi. Pir, şunları söyledi: “Bir sorun neden Kürdistan’da hendek var. Toplumun hafızasını yoklayın neden Çankaya’da hendek yok, Kürdistan’da var. Çünkü devlet topyekun beni cezalandırmaya hazır. Hendek yoksa beni, annemi, babamı öldürecek, çocuklarımı katledecekler. Hendek varsa canını, malını korumak için vardır. Ya kendini koruyacaksın ya da öleceksin, Kürtler artık ölmeyecek. Ölmemek için gerekirse hendek kazılacak, direnilecek. Kürt gençlerini sırf hendek var diye hedef seçmezsiniz. Bu şiddet nereye kadar devam edecek. Sizin şiddetle ulaşacağınız tek şey var, o da katliamdır.” 

Pir, devlete de şöyle seslendi: “Kürdistan’dan kelle avcılarınızı geri çekin. Bunlar Esedullah timi, JİTEM’dir. Şiddet dilinden vazgeçin. Kürtlerin varlığını kabul edin artık. Bunların dışında bir an önce müzakere sürecine dönülmelidir. On milyondan fazla Kürt Sayın Öcalan benim irademdir, diyor. Siz bunları gözardı edemezsiniz, bir an önce masada müzakere yapmalısınız.” 

Pir, Kulp’ta yanarak ölen 6 çocuğu hatırlatarak, “Dün biz onlar için yapılan törene katıldık ama havuz medyası bizim orada olmadığımızı iddia ediyor. Ancak biz oradaydık ama AKP’den tek bir vekil dahi yoktu. Ruhsatı olmayan bir yerde çocuklar katledildi. Diyanet usulsüz faaliyetin sorumluluğunu bile üstlenmedi” diye konuştu.

Açıklamanın ardından 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı.


 AMED




Gururla servis ediyorlar


Türk işgal güçleri, Gever’de bir kepçeyi nasıl yoğun ateş altına alarak imha ettiklerinin; Cizre’de kenti küfürler eşliğinde nasıl rastgele taradıklarının görüntülerini servis etti.

Hakkari’nin Gever ilçesinde geçtiğimiz günlerde Kobra tipi zırhlı araç tarafından taranan bir iş makinesinin görüntüleri polisler tarafından sosyal medyada paylaşıldı. Seyir halindeyken arkasındaki zırhlı araçlar tarafından kurşun yağmuruna tutulan kepçenin operatörünün, bir ara sokağa girdikten hemen sonra araçtan inip kendini kurtardığı görülüyor.


Polis: El bombası getir, parçala!

Kobra tipi zırhlı aracın termal kamerasıyla çekildiği anlaşılan görüntülerde, bir polisin, “Sık, sık önümüzde, tekerleklerine ve üst kısmına sık” dediği duyulurken, taranan kepçede alevlerin yükselmesiyle bir başka polisin de, “Çok güzel, işte bu!” dediği duyuluyor. Operatör kurşun yağmuru altında izini kaybettirdikten sonra bir polisin, “Çalış, kenarlarına da çalış. El bombası getir, parçala anasını satayım” demesiyle kepçeye onlarca kurşun sıkılıyor.


Katliamdan kıl payı dönülmüş!

Yine, bir polisin “Çevre emniyetimizi al, iyice parçala demesi” üzerine kepçeden alevler yükseldiği görülüyor. Kobra, kepçenin etrafında dolaşırken, “Gözünüzü dört açın” bağırışları altında kepçenin dört bir yanı uzun süre taranıyor. Kepçede yangın başlamasıyla bir polis, “Oh, yanar mı böyle” derken, bir başka polis de “Burdan el bombası atabiliriz, müdürüm” demesi çevredeki evlerin olası bir katliamdan kıl payı kurtulduğunu kanıtlar nitelikte. Bu esnada polis amiri olduğu anlaşılan kişi de, “Evin yanında yaa” diye karşılık veriyor.

Tarama devam ederken, görüntülerin devamı kesiliyor.


Küfürler eşliğinde tarama

Şırnak’ın Cizre ilçesinde de bulundukları İlçe Emniyet Müdürlüğü binasından kenti rastgele tarayıp halka küfür eden polisler, bu anlara dair çektikleri görüntüleri de sosyal medya üzerinden paylaştı. 

Görüntülerde, polislerin bir dakika boyunca ilçeyi taradığı görülüyor. Olayın yaşandığı gece ilçede Ankara Katliamı’nı protesto eden yurttaşlar ses çıkarma eylemi düzenliyordu. Görüntülerde kurşunların sıkıldığı güzergâh ise ilçede ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında Cudi Mahallesi’nde katledilen Cemile Çağırga, Zeynep Taşkın ve Maşallah Edin’in evlerinin bulunduğu bölgeyi gösteriyor.

Sözkonusu videoda ateş açan polislerin aynı anlarda yurttaşlara küfür ve hakaret ettiği de anlaşılıyor. Görüntüleri çeken polis videonun sonunda ise “Ne oldu?” diyerek halka küfür etmeyi sürdürüyor.