
HÊVİDAR JİN SÜRER
Hozan Dilgeş, tam yarım asır durmadan şarkı söyledi. Ezgilerinde özgürlüğe, sürgüne, aşka, kahramanlığa yaşam verdi, ihaneti mahkum etti. Genç şehitlerin yanıbaşında, bitmeyen zulümkâr bir savaşın ortasında sesiyle Kürdistan’a nefes oldu.
Kürt sesinin, Kürt şiirinin, Kürt müziğinin büyüklüğünü kim yadsıyabilir? Üzerindeki her türlü yıkıma rağmen süt gibi besleyici bir kültür. İşte bu kültürün en büyük seslerinden Hozan Dilgeş sonsuzluğa göçtü.
Muxtaro, Ciyayê Bagokê, Li Merdînê’nin yaratıcısı Hozan Dilgeş’ın söylediği şarkılar 80’li, 90’lı yıllarda Kürdistan’da 7’den 70’e herkes tarafından söylendi. Şarkılarını dinleyen genç Kürt kuşakları özgürlük için dağların yolunu tuttu.
1952 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Fisqin köyünde yoksul bir Kürt Êzîdî ailenin 12 çocuğundan biri olarak dünyaya geldi.
Şarkı söyleyerek büyüdü
Kürdistan’da Türk sömürgeciliğine karşı özgürlük mücadelesi giderek büyüyordu. O yıllarda Nusaybin devrimcilik yapmak isteyen her Kürt genci için bir çekim merkeziydi. İşte bu yıllarda hep güleç olan Dilgeş her yerde şarkılarını söyledi. 1970’li yılların politik ortamını solan Hozan Dilgeş, ilk albümünü ise 1978 yılında çıkarttı.
Dilgeş, Kürt müziğinin büyük seslerine öykünerek şarkı söylerdi çocukluğunda. Bağdat radyosu, Erivan Kürt Radyosu’ndan duyduğu şarkıları evde söyleyerek büyür.
Binevş Agal, Ahmet Ergin, Abullah Sevgat’lar…
Sonra sürgün yılları başlar. Almanya’ya sığınır. Binevş Agal, Abdullah Savgat, Behiye Yasit, Ahmet Ergin gibi büyük militanlarla birlikte devrimci çalışmalara katılır. Onları sever, onlara hayran kalır. Sonra şarkılarında onları ölümsüzleştirir.
Hozan Mizgin, Hozan Sefkan’la birlikte sahne alır.
Kürt insanın gönlünde yer edinen 9 albüme imza attı. “Li Bogokê”, “Muxtaro”, “Bîçûkê Canê” gibi ölümsüz parçaları Kürtlerin dillerinden hiç düşmedi.
Babadan geçen müzik aşkı
Babası Êzidî piri olan ve müziğe erken yaşlarda başlayan Hozan Dilgeş, müzik serüvenini şöyle anlatmıştı: “Babam Êzîdî piriydi, bağlama çalıyordu. Êzidîlik inancına göre bağlama kutsaldır. Her Êzîdî pirinin evinde mutlaka bağlama vardı. Ben 12-13 yaşlarımda babamın yanında bağlama öğrendim. Müzik aşkı babamdan bana geçti.”
Kürt müziğinin dev emekçesi Hozan Dilgeş, ailede başlayan bir gelenekle müzik hayatına başlar, ama en çok Meryemxan, Nezip Şirwan ve M. Arif Cizrewi’den etkilenir.
Müziğini besleyen kaynaklardan kendi üretimine geçişinin koşullarını anlattığında ise, “İmkan ve olanaklar oldukça azdı. Irak radyosundan ya da teyplerde dinliyorduk. Meryemxan, M. Arif Cizrewi, Nezip Şirwan, Mihemed Şêxo, Seid Gabari, Said Usiv dinliyordum. Bazen onların bestelerini de okurdum. Fakat içimde sürekli kendi bestelerimi yapıp okumak geçiyordu. Kendi bestelerimi yapma hissi sürekli içimde vardı” diyecekti.
Kürt insanı elini kulağına atınca…
Kürt insanı, elini kulağına atınca, dağın öbür yakasında yankılanacak bir ses düşlemiştir. Hozan Dilgeş, gırtlağı ulusal gırtlak, duyguyu yerel duygu, sesi bir enstrüman gibi kullandı. Sesinin derinliği, yumuşaklığı, renk tonları, tüm zamanları içine alacak kadar cömertti.
Hep aynı şarkıyı söyledi
Kürt için müzik, ekmek-su değerinde. Ev değerinde; çünkü ruhun da bir barınağa gereksinimi var. Hozan Dilgeş, işte o sesi verdi tüm Kürtlere. Sesinin biçimlendiği topraklarda mutluluğu bulan Dilgeş, bütün şarkılarında aynı şarkıyı söyledi. Er geç Kürdistan kazanacak.
Son sözleri…
Almanya’nın Saarbrücken kentinde geçirdiği ameliyat sonrası Bielefeld Devlet Hastanesi’nde gazetemizin Genel Müdürü Ahmet Yücedağ Hozan Dilgeş’i ziyaret etmişti. Moralliydi ve coşkusundan hiçbir şey kaybetmemişti. Uzun yıllar kanserle mücadele eden Hozan Dilgeş, veda niteliğinde bir konuşma yapmıştı…
* Sizler buraya kadar geldiyseniz bana karşı bir sevginiz var. Bu sevginizden dolayı teşekkür ediyorum.
* Kurdistanî düşünen herkese selamlarım var. İki ayağımın kesilmesi çok önemli değil. Her gün değerli, yiğit Kürt gençleri şehit düşüyor. Ben onlardan daha değerli değilim ki.
* Êzîdîler yolu görüyorlar. PKK saflarında yer almalılar. Artık yeter! Zaman başarma zamanıdır. Dönem savaşarak direnme zamanıdır. Zaman bu zamandır.
* Şu an kafamın her yerinde şarkı, türkü var. Yazdığım onlarca yeni şarkı var. Kobanê, Şengal, Rojava direnişlerine hitaben yazdığım hazırda bekleyen şarkılarım var. Fakat bu hastalık bırakmadı ki söyleyeyim.