Sakine Cansız, 77’de Tariş Fabrikası’nda bir işçi… Kürdistan Devrimcileri olarak Özgürlük Hareketi’nin kendini ifade ettiği yılllar… Fabrika’nın bir bölümünde greve çıkan işçiler arasında Sakine Cansız… İzmir’in bir meydanında “Bijî Azadî, Bijî Kürdistan” sloganı atıyor… O günlerden günümüze uzanan 36 yıllık bir devrimci tarih… yeni kuşaklardan Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez ile birlikte Paris’in göbeğinde sistemli siyasi suikastle katledildi. Şimdi Fransız yetkili ağızları katil ya da katilleri arıyor… Bu arada Ömer Güney denilen şahıs cinayette rolü olduğu gerekçesiyle tutuklanıyor.
Hrant Dink’in katili Ogün Samast olarak gösterilmişti… Sakine’nin, Fidan’ın, Leyla’nın katili olma olasılığı ise Ömer Güney olarak sunuldu… Ömer Güney hakkında şuana kadar yayınlanan tablo içerisinde ortaya çıkan gerçek ise bu cinayetin tetikçisi ya da hazırlanması sürecinde büyük bir rol üstlendiği yönünde… BBP ve MHP bağlantısı… Demirel’in Türkiye’nin Avrupa’daki şehri olarak tanımladığı Münih’ten Paris’e gönderildiği ve daha birçok detay bilgi, basın yayın organlarına aktı…
* * *
Ömer Güney hakkında şuana kadar çıkan tablo düşünüldüğünde bu siyasi cinayetin Türkiye’den bağımsız olmadığı kanıtlarıyla ortaya çıktı… Belkide şuana kadar bu tür siyasi cinayetlerde kullanılan tipler gibi her defasında yeni bir cümle kurarak yeniden gündemde duracak. Ağca, Ogün Samast ve daha nice tetikçinin süreci hatırlansın… belki de Ömer Güney hiç konuşmayacak… Arkasındaki güçleri hiç açıklamayacak… Ya da cezaevine konulduğunda intihar edecek… Bütün bunlar olasılıklar arasında…
* * *
Burada bu süreçte üç ayrı uzman ekiple çalıştığını söyleyen Fransız yetkili organlarına sorulacak birçok soru var…
1- Cinayetin işlendiği bina önünde açıklama yapan Fransa İçişleri Bakanı, kapıda hiçbir zorlama olmadığını ve cinayetin 9 Ocak gündüz saatlerinde gerçekleştirilme olasılığından bahsediyordu… Ömer Güney’in bugün açığa çıkan görüntüleri bir hafta önce ellerinde yok muydu? Hani çevredeki bütün kamera görüntüleri anında incelenmişti?
2- Bir hafta boyunca Ömer Güney’in cenaze töreni de dahil tüm ortamlarda dolaşmasına neden izin verildi?
3- Kürt kurumları Ömer Güney’i emniyete gönderene kadar neden Ömer Güney’in ifadesine başvurulma ihtiyacı duyulmadı?
4- Ömer Güney’in evi bütün bu süreç boyunca neden aranmadı?
5- Ömer Güney’in aracı neden incelenmedi?
* * *
Tüm bu sorulara yüzlerce soru eklenebilir… Ama şu bir gerçek, eğer Ömer Güney bu siyasi cinayette büyük bir rol üstlendiyse, delilleri yok etmesi için bir hafta gibi bir süreç Fransız makamlarının ihmali sonucu yaratılmıştır. Tanık olarak ifadesi alınan bütün Kürtlerin; telefon kayıtları, arabaları ve geçmiş bilgileri irdelenirken Sakine Cansız’ı en son Kürdistan Enformasyon Bürosu’na bırakan şahıs hakkında yeterli inceleme yapılmadığı ortaya çıkıyor. Sakine Cansız’ın ağabeyi Metin Cansız’a Fransız polisi, “Baban 1966’da Avrupa’ya gelirken trenle mi yoksa uçakla mı geldi” sorusunu yöneltirken, Ömer Güney’in geçmiş bağlantılarını sorgulamaması normal midir?
* * *
Ogün Samast, Hrant Dink cinayetini bir süre sonra itiraf ettiğinde Emin Çölaşan için yaptığı açıklamada şu cümleleri kullanmıştı: “Peki beni bu sürece getirenler nerede, kim onlar?“ Tüm Kürtler şimdi şu soruyu soruyor; “Ömer Güney’i Paris’e ve Kürt kurumlarına gönderenler kimler, bu cinayeti kimler işledi?Tetiği çekenler değil arkasındaki tetiği çektiren güçler kim?” Tüm bu tablodan ve Fransa polisinin ihmallerine bakıldığında Fransa polisi bu soruları gerçekten soruyor mu? Yoksa işbirliği dahilinde Ömer de Kürtlere gönderilen Ogün mü?
Ömer de Kürtlere gönderilen Ogün mü?
Fransa Gündemi