Halkların Demokratik Partisi(HDP) Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, uluslararası güçlerin komplo ile Kürt halkının mücadelesini sonlandırmak istediklerini, aradan geçen 21 yılda yaşananların gerçekleştirilen komplonun ne derece derin olduğunu gösterdiğini söyledi.

Ömer Öcalan, 21. yüzyılda Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek isterken mevcut sorunları derinleştirip, halkları birbirine kırdırmaya çalışan uluslararası güçlerin Kürtlerin devre dışı bırakılması için de elinden geleni yaptığını belirtti. “Ancak komployu hazırlayan bu güçlerin hesapları tutmadı ve Kürt halkının haklı mücadelesi gittikçe büyüdü. Şimdi ise dünya ve Ortadoğu’da ana aktörlerden biri konumuna geldi” diyen Öcalan, bölgede ısrarla yaratılmak istenen Kürt-Türk çatışmasına dair Öcalan’ın yaptığı uyarıları hatırlattı.

HDP’li vekil, “Sayın Öcalan gerek heyet görüşmelerinde gerekse de avukat görüşleriyle her zaman Kürt ve Türk halkı arasında uzun yıllara dayanan bir birlikteliğin, kardeşliğin olduğunu ve bu sorunun da demokratik yöntemlerle çözülmesi gerektiğini vurguluyor. Yine Kürt halkının gasp edilen haklarının artık demokratik yol ve yöntemlerle iade edilmesi, demokratik siyasetin daha da güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor” vurgularında bulundu.

Devlet saldırıyla cevaplıyor

 Öcalan’ın devam eden savaşın son bulması ve demokratik çözümün sağlanabilmesi için devlete çağrı yaptığını, ancak devletin bu çağrıya Kürt halkının demokratik kazanımlarına saldırarak ve savaşı derinleştirerek cevap verdiğini söyleyen HDP’li Öcalan, şöyle devam etti: “Sayın Öcalan bu noktada her zaman yumuşak güce, düşünceye önem veren bir pozisyondadır. Bununda bu şekilde çözülmesi gerektiğini söylüyor. Devletin Ergenekoncu ılımlı İslam üzerinden yürütüleni ideolojinin diğer anlamda da laiklik ve Türkçülük üzerinden yürütülen siyasetin artık çıkmazda olduğunu, üçüncü yolu inşa etmemiz gerektiğini her zaman vurgulamıştır.”

  Bugün de Kürt karşıtlığı üzerinden devam eden bir devlet gerçekliği ile karşı karşıya olduklarını kaydeden Öcalan, “Türkiye, Ortadoğu’da Kürt halkına katkı sunsaydı, oradaki oluşuma destek verseydi, sürekli söylemde başvurdukları Türk ve Kürt halkının kardeşliğinin altını doldursalardı şu an Türkiye devleti Ortadoğu’da bir model olma durumunda olurdu. Maalesef bunun tam tersi yaşanıyor. Kürt sorununun çözümünde Sayın Abdullah Öcalan en büyük muhataptır. Bu günler biraz zorlu ve zahmetli günler. İktidar her yönüyle Kürt halkına bir saldırı kampanyası başlamış durumda. 9 Ekim komplosu ile de Öcalan şahsında tüm Kürt halkının tasfiye etmeyi amaçlanmıştır. Bu komployu parçalayıp yok etmek boynumuzun borcudur” şeklinde konuştu.