Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar ve dostları “Kürt Halk Önderi Öcalan’a Özgürlük, Rojava’ya statü ve  Kayyumlara son” sloganı ile Hollanda’nın Maastricht kentinde halklar buluşması etkinliğini gerçekleştirdi.

ERKAN GÜLBAHÇE / MAASTRİCHT

Rojava ile Dayanışma Platformu, KCDK-E, AvEG-KOM, KON-MED, ATİK ve SYKP gibi birçok kurumun organize ettiği halkların buluşması etkinliğine on binlerce kişi katıldı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda AKP-MHP faşizmine karşı direnişle başarıya ulaşılacağı vurgusu yapıldı. Kürdistan şehirlerine atılan kayyumların halkın iradesini hiçe saydığı belirtilerek kayyumlara karşı direniş çağrısı yapıldı.

Maastricht Guesselt Park’ta düzenlenen etkinliğe, Almanya, Fransa, İsviçre, Hollanda, Belçika, Avusturya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden katılım sağlandı. Hollanda ve çevresinde yaşayan Kürdistanlılar sabah erkenden yola çıkarken Avusturya, İsveç, Fransa ve Almanya’nın uzak kentlerinden gelen Kürdistanlılar etkinlikten bir gün önce yola çıktılar. Organizasyonda herhangi bir aksaklığın olmaması için yüzlerce kişi görev aldı.

   

Kadınlar rengarenk elbiselerle alandaydı

Erkenden alana gelen Kürdistanlılar kalay çekerek, marşlar söyleyerek etkinlik saatini beklediler.

Sahneye Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posteri asılırken, sahne “Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü” ve “Faşizmi yıkalım, Öcalan’ı özgürleştirelim, Rojava’ya Statü ve Kayyumlara hayır” dev pankartları ile süslenmişti. Kürt kadınları ulusal elbiseleri ile etkinliğe renk katarken, eylemciler tarafından Öcalan posterleri, PKK, KCK, YPG, YPJ bayrakları taşındı.

Binlerce kişinin katıldığı etkinlikte sık sık “Öcalan’a Özgürlük”, “Rojava’ya statü”, “Bijî Serok Apo”,“Jin, Jiyan, Azadî”, “Kayyumlara hayır”, “Faşist Erdoğan”, “Komutan Agit Yaşıyor, PKK Savaşıyor” sloganları atıldı. Yapılan konuşmalar sık sık “Faşist Erdoğan” ve “Bijî Serok Apo” sloganları ile kesildi.

     

Sol hareketlerin standları

Festival alanını çevreleyen stantlar adeta festival alanının sınırını belirlerken, Alman solu, Türk solu, Kürt kurumlarına ait stantlar, info stantları yemek ve içecek stantları ile birlikte onlarca stant açıldı. Kurulan stantların içinde Mezopotamya Kitapevi standı en büyük yeri kaplarken, en çok ilgiyi de bu stant gördü. Ayrıca Kürt kadınların emekleri ile işledikleri el yapımı eşyaları sattıkları stant da dikkatleri üzerine çekenler arasındaydı. Utamara standında doğal üzüm ve vişne reçelleri, başka bir stantta ise bio elma ve armut satılırken, yemek ve karpuz satılan stantların önünde uzun kuyruklar oluşturuldu. CİK alanda ibadet yeri açarken, HeyvaSor a Kurdistanê standı ise kaybolan çocuklarla ve güneşten etkilenen insanlarla doluydu.

   

‘Kayyumlara karşı direnenlere selam olsun’

Sahne programına rağmen davul zurna eşliğinde halay çeken gençler, hep bir ağızdan devrimci marşlar söylediler. Halkların Buluşması şehitler anısına yapılan saygı duruşu ile başladı. Açılışın ardından tertip komitesi adına sahneye çıkan Şafak Arabacı şunları dile getirdi: “Tecrit, Öcalan şahsında milyonlarca Kürde uygulanmakta. Ama biz onların diz çökertme politikaları karşısında pes etmeyecek, geri adım atmayacağız. 33 gündür kesintisiz bir direniş ile faşizmin zulmüne boyun eğmeyen, korkmadan tek adım geri atmayan direnen Kürt halkına, Kürt kadınlarına, sosyalistlere, devrimcilere bin defa selam olsun. Bu halk faşist düşmana boyun eğmeyecek ve asla geri adım atmayacak. Bu sesi çoğaltmak, direnişi büyütmek için buradayız.”

   

Sanatçılardan “Jin Jiyan Azadî”

Açılış konuşmasının ardında Fransız sanatçı Elenora  Fourniau ve polon Petra Nachtmanova sahneye çıktı. Sahnede Kürtçe ezgiler dillendiren Elenora ve Petra kitlede büyük alkış aldı. Bu ilgiyi karşılıksız bırakmayan iki dost sanatçı  “Jin Jiyan Azadî” sloganı ile kitleye cevap verdi.

   

‘Kürtlerin savaşı, bizim savaşımız’

Etkinliğe İngiltere Sendikalar Birliği adına Matt Nathan geçen günlerde gerçekleştirdikleri etkinlikte üzerinde “Abdullah Öcalan’a özgürlük posterlerinin aynısını yanından getirerek, etkinliği organize eden tertip komitesine birer tane hediye etti. Poster’in tasarımı, Che Guavera’nın resmini çizen ressam tarafından yapıldı.

İngiliz Sendikalar Birliği’nin Öcalan için yürüttüğü özgülük kampanyasına adına etkinlikte yer aldığını ifade eden Nathan, “Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın bir temsilcisi olarak buradayım. Bağlı olduğumuz sendika gurur duyacağımız uzun bir geçmişe sahip. Gururla belirtmem gerekir ki bağlı olduğum sendika, Franko faşizmine, Güney Afrika’daki faşist Apartheid rejimine karşı direnen Güney Afrika halkı ve yıllarca tutuklu olan Nelson Mandela ile dayanışma içinde oldu. Filistin halkına karşı uygulanan zulme karşı Filistin halkı ile dayanışma içinde olduk. Direnenler ile aramıza hiçbir sınır koymuyoruz. Onun için Kürtlerin savaşını kendi savaşımız, direnişlerini kendi direnişimiz olarak görüyoruz.

   

Gördük ki Kürt halkı direnişi Abdullah Öcalan’ın direniş felsefesinde alıyor. Öcalan’ın fikirlerinin bölge halkları için öneminin farkına vardık. Eğer; barış, hak, adalet, özgürlük istiyorsak Öcalan’ın haksız yere cezaevinde tutulmasına karşı çıkmamız gerekiyor. İki hafta önce tarih yazdık. İngiliz birlik sendikasının olağan kongresinin sonunda bütün sendika başkanları platformda bir öneride bulundu. Ve bütün delegeler bu öneriyi destekleyerek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile dayanışma içinde olma kararı aldı. 6 milyon üyesi olan İngiliz birlik sendikasının tüm delegeleri sayın Öcalan’ın posterini kaldırarak ‘Biz Öcalan’a özgürlük istiyoruz’ dediler.  Bu temelde Kürt halkının yalnız olmadığı mesajını vermek istiyoruz.

Uzun yürüyüşçüler katılımcıları selamladı

Kürt gençlerinin Almanya’nın Bonn kentinde başlattıkları beş günlük uzun yürüyüşüne katılan gençler bayrakları ile sahneye gelerek kitleyi selamladı. Gençler adına mesaj sunan Mervan Botan; “Direnişin ve mücadelenin en üst düzeye çıktığı bugünlerde düşmanımız ‘ya onları bitireceğiz, ya bitireceğiz’ diyor. Biz burada Faşist Türk devletine bir mesaj göndermek istiyoruz. Önder Apo’nun fikir ve perspektifleri doğrultusunda hareket eden Kürt gençleri var oldukça bu mücadele var olacaktır. Her yerde direnecektir. Eğer siz bizi yok etmek için politika geliştirirseniz bizler de Kemal Pir, Hayri Durmuş, Akif Yılmaz, Ali Çiçek olup size cevap veririz. Önderimiz özgürlüğe kavuşmadan yaşamı kendimize haram ederek mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

   

Rojava Önder Apo’nun eseridir

Kuzey ve Doğu Özerk Yönetimi adına Amed Şêxo bir konuşma yaptı. Halkı selamlayarak konuşmasına başlayan Şexo şunları söyledi: “Rojava’da bir devrim gerçekleşti. Herkes bilsin ki  Rojava’da filizlenen bu devrimin tohumunu Önder Apo on yıllarca önce ekti. Bundan dolayı Rojava Önder Apo’nun projesinin pratiğe dönüşmüş halidir. Rojava’ya gelen saldırılar Önder Apo’ya ve onun projesinedir. Dört parça Kürdistan’a yapılan saldırlar bir biriyle ilintilidir. Rojava Tüm Kürdistan’ın değeridir. Hatta canını seve seve veren enternasyonalist insanların değeridir. Kürdistan’a saldıran güçler bilsin ki, Rojava statüsü her zamankinden daha güçlüdür. Statümüz güçlendikçe Önder Apo’nun özgürlüğü daha da yaklaşıyor. Bundan dolayı Rojava devrimi geliştikçe düşmanımız saldırganlaşıyor ve saldırılarını artırıyor. Rojava Tüm Kürtlerin değeridir. Ve dört parça Kürdistan’ı bu değerlerinin etrafında toplanmaya çağırıyoruz.”

   

Özgürleştirmenin zamanı

KCDK-E adına konuşan Demir Çelik ise konuşmasında şunlara dikkat çekti: “Kürt halkının topyekûn direnişi destan yazıyor. Kürdistan dağlarında yükselen mücadeleye paralel Türkiye’de yaşayan halkların farklı din ve farklı inançta insanların birlikte mücadele için saf tutmanın zamanıdır. Faşizmi direnerek mücadele edilerek serhildanlarla yenebiliriz. Erdoğan faşizmini yok etmek istiyorsak, özgür Kürdistan’da yaşamak istiyorsak direneceğiz. Direne direne kazanacağız. Direnişten başka yol da çare de yok. Önder Apo’yu özgürleştirme, Kürdistan’ı kurma ve Rojava’yı statüye kavuşturmanın zamanıdır.”

   

Koçyiğit: AKP-MHP faşizmi  çökecek

HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise konuşmasında halk iradesinin gasp edilmesine dikkat çekti: “AKP MHP faşizmi 25 Haziran’daki hezimetleri kapatmak için bir kez daha Kürtleri seçti. Şunu bilsinler ki bu şekilde Kürt halkına diz çöktürmeye çalışıyorlar ama bilmiyorlar ki, onlara diz çökecek ne bir Kürt ne de bir halk var. Çöküşle yüz yüze olan Erdoğan ve onun rejimi savaş ve kayyum politikaları ile ayakta kalmaya çalışıyor.  ama çöküşlerinin önüne kimse geçemez.”

‘Asla boyun eğmeyeceğiz’

Sahneye çıkan sanatçı Ferhat Tunç programına başlamadan önce yaptığı konuşmada, “Sürgünde bir sanatçı olarak karşınızdayım” dedikten sonra şunları ifade etti: “Eğer bugün sürgünde yaşıyorsam diktatöre boyun eğip diz çökmediğimiz içindir. Kimliğimizi inancımızı, doğamızı yok sayanlara inat Alevi olmayı, Kürt olmayı yani kısaca insan olmayı bir onur saydığımız içindir. Bizi terörist sayıp hakkımızda yakalama emri çıkanlara bir çift sözümüz var; mazlum bir halkın özgürlüğüne kast etmek en büyük teröristliktir. Seyit Rıza’nın dediği gibi, yemin olsun ki bu hilelere karşı asla diz çökmeyiz asla boyun eğmeyiz.” Tunç konuşmasından sonra müziğiyle kitleyi coşturdu.

Her alanda mücadele

Kürt kadın hareketi adına Aliye Varto kitleyi selamladıktan sonra yaptığı konuşmada şu mesajı verdi: “Rojava devrimi tüm dünya ezilen halklarına kadınlara umut oldu. Onun içindir ki bölge devletleri Türk devletinin öncülüğünde saldırılarını arttırıyorlar. Ama şunu bilsinler ki, bu tür saldırılar ile bizi yolumuzdan alıkoyamazlar. Buna karşı mücadeleyi hayatın her alanına yayacağız.”

   

Kayyumlar faşizmin acizliğinin örneği

Halkların Birleşik Devrim Hareketi adına yapılan konuşmada, “Kürdistan şehirlerine atanan kayyumlar faşist güçlerin çaresizlik belirtileridir. Kayyumlar halkın iradesini hiçe saymaktır. Bundan dolayı bu kayyumlara karşı bir duruş sergilemek tüm devrimci demokrat çevrelerin görevidir” denildi.

   

MLPD’den Rojava ile dayanışma çağrısı

Alman MLPD yöneticisi ve İCOR Horst Dotten ise faşist saldırılara karşı Kürt halkı ile dayanışma içinde olduklarını vurguladı. Dotten şunlara dikkat çekti: “Faşist Türk devletinin Rojava ve Kuzey Kürdistan saldırılarını kabul etmiyoruz. Bundan dolayı Kürt halkının yanında yer aldığımızı belirtmek istiyorum. Rojava devrimi emperyalist saldırılara karşı uluslararası bir dayanışma ile durdurulabilinir. Bundan dolayı tüm devrimci demokratları Rojava devrimi ile dayanışmaya davet ediyorum.”  Etkinliğin kültür bölümünde ise TEV-ÇAND’a  bağlı 30 kişilik folklor grubu Kürdistan’ın dört parçasından folklor örneklerini sergiledi.

   

Elenora Fourniau ve Petra Nachtmanova, Ferhat Tunç, Serhedo, Bengî Agirî, Hozan Cömerd, Babetna müzikleriyle kitleyi coşturdu.

Foto: ŞAHİN BOZLAR/M.ZAHİT EKİNCİ/ERKAN GÜLBAHÇE/MURAT MANG