On binlerce mültecinin uzun süren davalar nedeniyle barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlardan yararlanamadığı Fransa’da iltica yasası, geçtiğimiz yıl reforme edilmişti. Fransa Parlamentosu’nu oluşturan Ulusal Meclis ve Senato tarafından kesin olarak Temmuz 2015’te onaylanan yeni reform kapsamında iltica başvurularına cevap süresinin kısaltılması hedeflenmiş, geçtiğimiz yıla kadar ortalama iki yıl süren iltica davalarının 2016 yılında 9 aya düşürülmesi ve mültecilerin barınma koşullarının iyileştirilmesi planlanmıştı. Hatta bu barınma süreciyle ilgili Kızıl Haç ve daha önce mültecilere yardımda bulunan bazı kurumlar sürece dahil edilmişti. Söz konusu dernekler ise hem sığınmacı sayısının gün geçtikçe artması hem de bütçelerinin yetersizliği nedeniyle gelen göçmenlere insani koşullarda barınma olanaklarından mahrum durumda olduklarını belirtirken, yeni göç dalgasıyla ülkeye göçmen akını sürüyor. 

Göçmenleri bekleyen yasal süreç, yeni reform ve uygulamada yaşanan sorunları Paris Barosu avukatlarından Virginie Dusen ile konuştuk.


Geçtiğimiz yıl Fransa’da İltica Yasası reforma uğradı. Değişime uğrayan İltica Kanunu’nun yasal çerçevesi ve ana ilkeleri nelerdir?

Son verilere göre dünyada 21 milyon mülteci var. Bu nedenle yeni yasa değişikliklerini ele almadan önce Fransa’da uygulanan yasal çerçeveyi açıklamak gerekiyor. Fransa’da herkes için geçerli olan sığınma ölçütleri, 29 Temmuz 2015 tarihinde yeniden değişime uğrayarak yürürlüğe girmiştir. 

Fransa’da herkes için geçerli olan Yabancılar İltica Hukuku Yasası (CESEDA), 29 Temmuz 2015 tarihinde değişime uğramış ve 1 Kasım 2015 tarihinden sonra gerçekleşen sığınma başvuru kayıtlarından itibaren geçerli hale gelmiştir. 

Sığınma talebini tek karşılayan, Fransa Mültecileri Ve Yurtsuzları Koruma Kurumu’dur. (OFPRA) OFPRA’nın davayı reddetmesi durumunda itirazlar için İltica Kanunu Ulusal Mahkemesi’ne (CNDA) başvuru yapılabilmektedir. CNDA, Danıştay’a bağlı Fransa’da ilk idare mahkemesidir ve iltica başvurusunda bulunan kişi, OFPRA’nın ret kararından sonra korunma statüsü veya ikincil koruma statüsü için başvuruda bulunabilir.

Yapılan reformla birincil amaç, prosedürdeki gecikmeleri azaltmak. Buna göre Avrupa hukukunda üç gün içerisinde işlem ilkesi uygulanıyor. Normal prosedür, araştırma, inceleme, üç ay sürmektedir. Bu süre hızlandırılmış ve prosedür 15 güne indirilmiştir. OFPRA tarafından talebiniz kabul edilemez görülmüşse, CNDA nezdindeki tek bir hakim 5 haftalık bir süre içerisinde itirazınız hakkında incelemede bulunur ve yapılan oturum sonrasında bir karara varır. Burada amaç, bütün başvuru sürecini 9 aya indirebilmek. Bir diğer amaç ise uygulama talimatları ve prosedürlerin basitleştirilmesi. 


Yeni prosedürle gelen başka ne gibi değişiklikler var?

Sığınmacının öncelikli olarak ön kayıt için sığınmacılarla ilgilenen PRADA adlı kuruma gitmesi gerekiyor.  Bu kurum için şu an Fransa Göç ve Entegrasyon Dairesi (OFII) ile eş güdümlü çalışan derneklerin çatı oluşumları diyebiliriz. Burada yapılan başvuruların ardından ilgili valiliklere gidiliyor. Valiliklerde OFPRA’ya gönderilmesi gereken dosya alınma işlemi yapılırken daha önce verilen İdari Sığınma Sertifikası (bir ay için geçerli olan ‘récépissé’) artık kaldırılmış bulunuyor. İlgili valiliğe yaptığınız başvurunun ardından iltica talep formunu OFPRA’ya göndermeniz durumunda OFPRA, mektup yoluyla size alındı teyidi gönderir. İltica talep belgenizin yenilenmesini sağlamak için ikamet yerinizdeki valiliğe bu mektubu sunmanız gerekmektedir. Bu durumda Valilik size, ‘İltica Dosyası İşlemdedir’ başlığını taşıyan bir sertifika vermektedir. Söz konusu belge iltica talebinizin incelendiği bütün dönem boyunca normal prosedür çerçevesinde 9 ay, hızlandırılmış prosedür çerçevesinde ise 6 ay geçerlidir.


OFPRA ya da CNDA’da biten süreç sonrasında iltica reddi halinde başka bir hukuk yolu var mı?

İltica reddi alan davacı kişi, sadece hukuki ve prosedürdeki durumlara, yanlışlıklara dair Danıştay’da temyize gidebilir. Uzun süren bu yasal süreç, aynı zamanda bir finansman gerektiriyor. Danıştay için adli yardım oranı düşük.  

Bir redden sonra kendisine dair yeni olaylar, kanıtlar olursa ikinci bir iltica davası açma olanağına sahiptir. 

Bazen kalmak için başka gerekçeler de sunulabilir; örneğin Fransa’da ailesi ve çocukları varsa, bir Fransız ile evli ise, yani Fransa’da varlığını haklı hale getirecek argümanları varsa bunları gösterebilir.


Uzun yıllardır iltica dosyalarında avukatlık yapıyorsunuz. Yeni yasada zorlandığınız alanlar nelerdir?

İroni şurada: Yaşanan değişim, zorlukları büyütmüştür. Başvuran için ayrılan kaynaklar, örneğin çeviri maliyeti ve zamanı düşünülmemiştir. Sözlü ve yazılı çeviri için bir bütçe tahsis edilmemiştir. Zaman kısıtlaması nedeniyle ailelerin başvuran için göndereceği belgeler için bile şans bulunmamaktadır. 

Hukuki yardım sadece İltica Kanunu Ulusal Mahkemesi sürecinde tahsis ediliyor ama o da gerekli bir savunma için yetersizdir. Örneğin prosedürü kısaltmak adına tek bir yargıç ile 5 hafta sürecinde yapılan bir mahkeme için gerekli ve etkili bir savunma hazırlamak mümkün müdür?

Örneğin mahkeme sürecinde acılı, sürgün edilmiş davalıyı, avukatını soru ve cevaplarla sözlü olarak tek bir yargıç dinleyecek. Daha önce bu sayı üçtü. Şimdi bir tek yargıcın eğer bir şüphesi dahi varsa dosyayı iyi analiz etmesi ve 8 gün içerisinde bu insanlık dramı karşısında karar vermesi ağır olsa gerek.


Bu konuda politik düzlemde nasıl yaklaşmak gerekiyor?

“Avrupa, dünyadan daha fazla göçmen barındırıyor” fikriyle savaşmalıyız. Bu fikir tamamen yanlıştır. Avrupa liderlerinin paralel bir biçimde göçmenlerin akıbeti konusunda bir önlem alması gerekiyor. İki yılda 9 bin ölü... Akdeniz, artık göçmenlerin mezarlığı olmaktan çıkmalıdır. Avrupa, Türkiye gibi diğer ülkelerde mültecilerin kaderiyle oynayan taşeronları durdurmak gerekir. Avrupa sığınmacılar için iyi ve insani koşulların yanı sıra dilsel, hukuki yardım sunarak sorumluluklarını üstlenmek zorundadır.


Daha kısa ama karmaşık süreç

Yeni uygulamayla iltica eden kişinin başvuru sürecinde kurum ve muhatap sayısı arttığı için daha zor ve karmaşık bir süreç başlamış oluyor, diyebiliriz. Bir de buna yeni kurumsal mekanizmalar (PRADA-Guda-ADA...) ve kavramlar da eklenince iş daha da zorlaşıyor. Uygulamada prosedürü karmaşık hale getiren başka sorunlar da var. OFPRA reddini alan davacı, itiraz için bir aya sahiptir. Bir diğer önemli özellik ise adli yardımdan yararlanmak için OFPRA’nın ret kararının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde CNDA’nın adli yardım bürosuna başvurmak gerekiyor. Veya hem itiraz hem adli yardımın aynı anda yürütülmesi zorunlu. Bu durum başvuru yapan davacının savunma için sürecini zorlaştırıyor. 


Avukat bulundurma hakkını kullanmak önemli

Eğer dilerseniz OFPRA görüşmesinde OFPRA’nın onayladığı derneklerden bir temsilci ya da bir avukat, sizinle birlikte görüşmenize katılım sağlayabilir. Yasada tanımlanan duruma göre bu aşamada avukatın herhangi bir sürece müdahale etme hakkı bulunmazken, sadece görüşmeye tanıklık eder. Ama söz konusu görüşmede avukatlar, artık fiili olarak savunma yapmaya başlamıştır. Malesef sığınmacılar, avukat bulundurma hakkının önemini halen anlamış bulunmuyor ya da bilgileri yeterli değil. Bu hukuk açısından önemli bir ilerleme. Aile, sosyal, tıbbi, insani, ekonomik açıdan yaralanmıştır; mağdur edilmiş, işkenceye maruz kalmış davalının burada güvenliği düşünülmüştür. Ama pratikte bu güvenliği dikkate alan pek az durum yaşandı. Bu nedenle bu anlamda bir deneyim kriteri oluşturulamadı. Bu aşamada adli yardım ise bulunmuyor. 



Mültecinin ilk durağı dernekler

Konaklama sorunu için ise, iltica talebinizi OFPRA’ya sunabilmek için öncelikle yapmanız gereken işlemler var. Tek başvuru noktasına (OFII ve Valilik birimlerinin oluşturduğu bürolar) gitmeden önce size işlemlerinizde yardımcı olacak bir ön karşılama derneğine başvurmalısınız. Buna yönelik bir derneğin iletişim bilgilerini Fransa’ya giriş yaptığınız bölgedeki tek başvuru noktasından edinebiliyorsunuz. Tek başvuru noktası, sığınmacıların karşılanması için özel olarak oluşturulmuş bir birim olup (Fransa’da 34 adet bulunuyor) valilik görevlileri ile Fransa Göç ve Entegrasyon Dairesi (OFII) görevlilerini bünyesinde bulunduruyor. Söz konusu derneklerin ve OFII’nin sunmuş olduğu ikamet alanları, mülteci kamplarından birinde veya sabit ikamet sağlayan bir acil barındırma merkezinde kalmayı kabul etmediğinizde dosyanız kapatılıyor. “Dosyanız öldürülüyor” demek daha doğru olur. Yeniden dosya almanız gerekiyor bu durumda. Çünkü bütün prosedür boyunca OFII’nin raporları sığınmacının dosyalarına giriyor. 



Bir sığınmacının bilmesi gerekenler


Sığınmacıların daha duyarlı olması gereken bazı konuları hatırlatmakta fayda var: 

* Sığınmacıların bilmesi gereken temel şey, ‘Dublin prosedürü’ gereği devlet, iltica eden bireyden sorumludur. 

* Fransa’da iltica işlem süreci 6 ay, zorunlu durumlarda ise 9 aydır. Uygulamada OFPRA bazen aylarca hatta yıllarca cevap vermiyor. İltica talep eden kişi bu durumda pasif kalmamalı ve yasal haklarını aramalıdır. 

* Son yıllarda başka bir tehlikeli durum ise 10 yıllık oturum süreçlerinin yenilenmesinde yaşanmaktadır. Yıllarca iltica oturum hakkına sahip olduğu halde kimliğini yenileyemediği için kişiler, ne sağlık sigortası, ne CAF-sosyal yardım ne de bir ev kiralayacak dökümanlara sahip olabilmektedir.   

* Fransa’da karmaşık ve zorluklarla dolu yasal çerçeve ile baş edebilmek için öncelikle bir avukata başvurmayı ihmal etmemek gerekiyor. Yeni yasada en ufak bir boşlukta sığınmacı, geri dönülmez bir yasal sorunla karşı karşıya kalabilir. 


SELMA AKKAYA / PARİS