İsviçre Yeşiller Partisi’nin bir sorun önergesiyle Türkiye’deki insan hakları ihlalleri karşısında hükümetin nasıl bir tutum takınacağını sordu. Federal Konsey önergeye verdiği yanıtta; “Türkiye’yi eleştireceğiz ama ekonomik ilişkiler sürecek” denildi.
ALİ ÖZŞERİK
İsviçre Yeşiller Milletvekili Balthasar Glättli tarafında bu yılın Mayıs ayında verilen soru önergesi Federal Konsey tarafından yanıtlandı. Verilen yanıtta hükümetin bir çok uluslararası platformda Türkiye’deki insan hakları ihlallerini gündeme getirdiği belirtilerek, ekonomik ilişkilerin sürdürülmesinden yana olunduğu belirtiliyor.
Yeşiller Partisi tarafından verilen soru önergesinde Türkiye’deki insan hakları durumunun günden güne bozulduğu belirtilerek, Türk hükümetinin muhaliflere, gazetecilere, akademisyenlere ve Kürtlere karşı büyük bir baskı geliştirdiğine dikkat çekiliyordu. Önerge de Türk hükümetinin Suriye Kürtlerine karşı vahşi bir savaş yürüttüğü de yer alıyordu. Önergenin önemli bir kısmını Türkiye Cezaevlerinde tecrit ve işkencelere karşı binlerce mahkum tarafından yapılan açlık grevleri oluştururken, Annelerin cezaevleriyle dayanışma amaçlı eylemlerine polis ve hükümetin sert müdahalelerine de dikkat çekiliyordu. Özellikle İstanbul’da yapılan seçimlerden sonra Türkiye’de gözlemlerde bulunan İsviçre heyetlerinin açıklamalarının hükümetin bakışıyla uyuşmadığı belirtilerek İsviçre hükümetine dört şu sorulara yanıt verilmesi isteniyordu:
1. Hükümet Türk Hükümeti’ne müdahale etmeye ve bu ciddi insan hakları ihlallerini derhal durdurmayı talep etmeye hazır mı?
2. BM İnsan Hakları Konseyi nezdinde girişimlerde bulunup uluslararası eylemde bulunmaya hazır mı?
3. Açlık grevcileri ve izolasyon koşulları hakkında açıklama yapmaya hazır mı?
4. Türkiye ile yapılan serbest ticaret anlaşmasının onaylanmasını, insan hakları durumu önemli ölçüde iyileşene kadar ertelemeye hazır mı?
Yakından takip ediyoruz
İsviçre Federal Konseyi önceki gün bu soru önergesine şu yanıtları verdi.
“1. Federal Konsey, Türkiye’deki insan hakları durumundan endişe duyuyor ve gelişmeleri yakından takip ediyor. İsviçre düzenli olarak Türkiye’den insan haklarına saygı duymaya ve uluslararası yükümlülüklerine saygı göstermeye çağırmaktadır. İnsan hakları sorunları, 22 Mart 2019’da Ankara’da yapılan son siyasi istişareler de olduğu gibi gibi, siyasi düzeyde doğrudan ikili diyaloglarda da ele alınmaktadır. Ankara’daki İsviçre Büyükelçiliği ve İstanbul’daki Başkonsolosluğu, insan haklarının korunmasına kendini adamış kişiler ve kuruluşlarla yakın temas halindedir. Ayrıca, İsviçre temsilcileri düzenli olarak sahadaki süreç gözlemlerini gerçekleştirir. 2018’den bu yana İsviçre, Türkiye’deki somut insan hakları projelerine de giderek daha fazla destek veriyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde İsviçre, Türkiye’deki insan hakları durumunu, örneğin 2017’deki 36. oturum ve 2018’deki 37. oturumda düzenli olarak eleştirdi. Ayrıca Avrupa Konseyi’nde veya Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nda Medya çalışanlarının mahkumiyetleri veya insan hakları savunucularına ve insan hakları savunucularına yönelik cezai kovuşturmalara ilişkin konuşmalar yapıldı.”
‘Sonra güdeme getiririz’
4. Federal Konsey, Türkiye arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının (FTA) modernizasyonu, ikili ekonomik ilişkilerin planlanması ve yasal zeminde sürdürülmesine katkı sunacaktır. Bunlar gelecekte, ticaretle ilgili sürdürülebilirlik konularının ve Türkiye ile insan hakları konularının EFTA-Türkiye Ortak Komitesi çerçevesinde dahil edilmesine olanak sağlayacaktır. Modernize anlaşmanın onaylanmaması durumunda, tercihli ticaret ilişkileri sürdürülebilirlik hükümleri içermeyen mevcut FTA kapsamında devam edecektir. Bu, Türk makamlarıyla bu tür meseleleri tartışmak için hala bir temel bulunmayacağı anlamına gelir. Bu nedenlerden dolayı Federal Konsey, onaylamayı ertelemenin uygun olmayacağı kanaatindedir.
‘Ticareti sürdürmek için bahane’
Yeşiller Bern Temsilcisi ve milletvekili Haşim Sancar Yeşiller Partisi tarafından verilen soru önergesine hükümetin verdiği yanıtı gazetemizin soruları üzerine şöyle yanıtladı.
“Hükümet için Türk demokrasisi, insan hakları ihlalleri, Kürt politikası artık tartışılmaz temel sorunlar. Yani Türkiye partner olarak tartışılmaz sorunlu bir ülke. Hükümet yetkilileri bazı yaptırımların dialog ortamını kaldıracağını, dolayısıyla bunun Türkiye’ye ikili ilişkilerde yapılan eleştirileri de ortadan kaldıracağını söylüyorlar. Elbette bunun ekonomik ilişkileri sürdürmek için bahane edildiği de söylenebilir” dedi.
Yeşillerden dayanışma
Yeşil Sol Partisi ve Avrupa Yeşiller Partisi, HDP’li Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine tepki gösterdi.
Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Eylem Tuncaelli ve Sinan Tutal ile Avrupa Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Monica Frassoni, 19 Ağustos’ta üç belediyenin gasp edilmesine ilişkin yazılı açıklamalarda bulundu.Tuncaelli ve Tutal’ın açıklaması şöyle: “Yeşil Sol Parti olarak, bu yılın Mart ayında demokratik olarak seçildikten sonra geçen hafta iktidar tarafından hukuksuzca görevden alınan Diyarbakır, Mardin ve Van Belediye Başkanları, Adnan Selçuk Mızraklı, Ahmet Türk ve Bedia Özgökçe Ertan ile dayanışma içindeyiz.
Demokratik güçlerin cesaretini selamlayan Monica Frassoni ise şunları ifade etti: “Avrupa Yeşiller Partisi, Türkiye'deki demokratik değerlere yönelik bu ciddi saldırıyı açığa vurma çabalarında Yeşil Sol Parti ile dayanışma içinde duruyor.Türk makamlarının halkın iradesini geçersiz kılma kararını boşa düşürmek, sandığa attığı oya sahip çıkmak için sokaklara çıkan tüm demokratik güçlerin cesaretini selamlıyoruz.”