Kürt halkı için "Kara gün" olarak nitelendirilen 15 Şubat yaklaşırken, Amed'deki kadınlar da uluslar arası komploya karşı direniş çağrısı yaptı.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) eski Eşsözcüsü Sebahat Tuncel, Öcalan'ın Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu halklarının barış ve özgürlüğü açısından önemine işaret ederek, AKP hükümetinin bir an önce barış mücadelesi veren Öcalan'ın özgürlüğünü gündemine alması gerektiğini ifade etti. Demokrasi ve barıştan yana olan herkese seslenen Tuncel, 15 Şubat'ta "alanlarda olalım" çağrısında bulundu.
Tecrit alabildiğine derinleştirildi
Kongreya Jinên Azad (KJA) Daimi Meclis Üyesi Sultan Şaman da Öcalan'a yönelik tecridin son bir yıldır alabildiğine derinleştirildiğini ifade ederek, "Son savaş süreci ile birlikte Öcalan'ı halkından koparmaya ve sürece dair düşüncelerini beyan etmemesi için bilinçli bir tecrit uygulanıyor. Bu tecrit, Öcalan üzerinden aslında Kürt halkına verilen bir mesajdır ve bu mesajı doğru okumak lazım" şeklinde konuştu.
Öcalan üzerindeki tecridin ağırlaştırılmasıyla birlikte devletin Kürt halkına savaş açtığını ve Kürdistan'da son 6 ayda sıkıyönetim uygulamaları ile yaşatılan vahşete değinen Şaman, bunlarla yetinmeyen devletin Kürtlerin Rojava'da bir statü kazanmaması için PYD'nin Cenevre-3 toplantısına davet edilmemesi için her şeyi yaptığını söyledi. Tüm bu politikaların uluslar arası komplonun devamı olduğunu dile getiren Şaman, komplonun boşa çıkartılması için herkesi mücadele etmeye çağırdı.
'Tutsaklığı bizim tutsaklığımızdır'
Öcalan'ın 17 yıldır İmralı Adası'nda tutulmasıyla birlikte, Kürt kadınları olarak kendilerinin de tutsak edildiğini ifade eden HDP eski Urfa Milletvekilli Leyla Güven ise şunları aktardı: "Çünkü kadın gerçekliğini en çarpıcı biçimde ortaya koyan ve kadını toplum içerisinde yok sayıldığı noktada görünür kılan Sayın Öcalan'dır. Bugün Kürt kadınları olarak bizler, eğer siyaset yürütebiliyorsak ve bugün kendimizi ifade edebiliyorsak bu sayın Öcalan'ın sayesindedir. Onun için biz diyoruz ki onun tutsaklığı bizim tutsaklığımızdır."
Kürt kadınları olarak önceliklerinin Öcalan'ın özgürlüğü olduğunun altını çizen Güven, hedeflerinin 2016 yılında Öcalan'ın özgürleşeceği ve halkıyla birlikte siyaset yürüteceği bir ortam yaratmak olduğunu söyledi.
'1999 ruhuyla ayağa kalkalım'
15 Şubat'ın 1999 ruhuyla karşılanması gerektiğine işaret Güven, "Sayın Öcalan, 1999'da Türkiye getirildiğinde Kürdistan'ın 4 parçası değil, dünyanın her yerinde Kürtler ortak bir sesle ayağa kalktı. İşte bugün de aynen 1999 ruhuyla Sayın Öcalan'ın özgürlüğü için direnerek, ortak bir birliktelik ruhuyla ayağa kalkmalıyız" dedi.
DİHA/AMED