
Cizre'de günlerce süren direniş, Kürt tarihine şimdiden adını yazdırdı.
Devletin halkın iradesine yönelik ağır silahlarla ve psikolojik savaş
yöntemleriyle yürüttüğü topyekun saldırıya karşı, ilçe halkı ve onlarla
dayanışmak için Cizre'ye gelen 200'ün üzerinde insan can verdi. Can
verenler arasında üniversite öğrencisi, kadın, yaşlı, çocuk, bebek,
hatta anne karnındaki masumlar yer alıyordu. Yaşamını yitirenlerden biri
de 6 çocuk babası 51 yaşındaki Mahmut Duymak'tı. Cizre'nin Cudi
Mahallesi'nde yaşıyordu. Şehir içi nakliye işi ile uğraşan Duymak, 90'lı
yıllarda devlet tarafından yakılan köyleri Deştalelan'dan Mersin'in
Tarsus ilçesine göç etti. 2001 yılında tekrar doğduğu Cizre'ye,
toprağına döndü. Ailesi Cudi Mahallesi'nde yoğun saldırılar nedeniyle
Nur Mahallesi'ne geçerken, o devlet saldırıları sonucu yaralanan
yurttaşları kurtarmak için canı pahasına mücadele etti.
Duymak, Cizre'de 20 Ocak tarihinde devlet güçleri tarafından
katledilenlerin cenazelerini almak için HDP Milletvekili Faysal
Sarıyıldız ile birlikte beyaz bayraklarla yola çıkan ve 3 kişinin
kameralar önünde katledildiği, İMC TV kameramanı Refik Tekin ile
birlikte 9 kişinin yaralandığı grup içinde en önde görüntülenmişti.
Devlet güçlerinin saldırısından yara almadan kurtulan Duymak, Cizre'de
kalmaya ve direnişe destek vermeye devam etti. Duymak, son olarak Ahmet
Tunç isimli yurttaş ile Cudi Mahallesi'ne gitti, yanındaki arkadaşının
katledilmesi üzerine korunmak için Cudi Mahallesi'ndeki 'vahşet bodrumu'
olarak anılan 23 numaralı binanın bodrumuna sığındı. Bu bilgi,
televizyona katılarak durumlarını anlatmasıyla ortaya çıktı.
'İnsanlık Cizre'de topla, tankla vuruluyor'
Duymak o telefon bağlantısında AKP'nin katliamlarına karşı dünyanın sessizliğine şu cümlelerle sitem etmişti: "İnsanlık nerede, nasıl hesap verecekler. Cesetlerimize mi hesap verecekler! Yazıklar olsun insanlığa. Bu insanlık kendisinden utansın. İnsanlık Cizre'de toplarla tanklarla dövülüyor. Keskin nişancılar tarafından öldürülüyor. Yeter artık. Biz de insanız, nerede bu insanlar? Eğer insanlık yaşatılacaksa herkesin buraya müdahale etmesi gerekiyor. Belki bir daha konuşamayız. Saygılar selamlar."
'Katliamın hesabını soracağız'
Eşinin cenazesini teşhis edilmesinin imkansız olduğu için DNA eşleştirmesi yapıldığını belirten Duymak, acı dolu şu sözlerle tepkisini gösterdi: "Benim kocamı katlettiler. Bugün benim elime 5 kilo kemik veriyorlar. Al bu senin eşin diyerek. Eşimi vahşice öldürmüş. Yakmışlar. Hiçbir şeyi kalmamış..."
Duymak'ın oğlu Fırat Duymak da babası ile arkadaş iki arkadaş gibi olduklarını, babasının vahşice katledilmiş olmasının hesabını soracaklarını vurguladı.
DİHA