NEDİM SEVEN
Süreç, dikkatli olmayı üslup ve yöntemde hassasiyeti gerektiriyor. Kürt halkının geleceğinden endişe duyan her Kürt yurtseveri bugünlerde ısrarla “sorunları diyalogla çözün, görüşerek çözün, Ulusal Birliği esas alın, düşmanların oyunlarına gelmeyin” mealinden oldukça sağduyulu açıklamalar yapıyor, tutumlarını ortaya koyuyorlar.
Bu tutumlarını kamuoyu ve halkla paylaşmak provokasyonun önüne geçmek için sağduyu ile demokratik tepkilerini göstermek amaçlı Başûrê Kurdistan’ın Germiyan, Çemçemal, Süleymaniye ve Raperin alanlarının içinde yer aldığı halk grupları provokasyonun geliştirildiği Zînî Wertê alanına Ulusal Birlik ve demokratik taleplerini içeren yürüyüşü, YNK’nin etkinliğinde olan Asayişin geçiş noktalarında durdurulduğunu izledik.
Demokratik tepkilerini dile getirmek için yürüyen halk grubu tamamen homojen bir bileşimden oluştuğu, hiçbir parti ve kurum adına hareket etmediği, eski parlamenter, akademisyen, aydın, dêrin pêşmerge (emekli eski pêşmergeler), şehit anaları olduğunu açıklamalarından ve görüntülerinden izledik.
Yine herhangi bir grubun flama, amblem veya sembollerini taşıyan bir görüntü de ekranlara yansımadı. Yürüyen bu duyarlı, barışçıl halk gruplarını kim durdurdu? Neden durdurdu? Başûrê Kürdistan’da provokasyon yaratan KDP, fiili bir durum yaratarak bölge deyimiyle sarı bölgeden, yeşil bölgeye pêşmerge gücü gönderdi. Provokasyona yol açtı. Diyalog ve görüşme yoluyla sorunun çözülmesi için HPG gerillaları pêşmerge ile görüşüp noktalarına geri döndükten sonra TC’nin uçakları tarafından suikast yapılarak üç gerilla şehit düştü. Kendi hükümranlığına giren yeşil bölgeye mevzilenen pêşmergeyi bahane eden YNK de örgütlü olmazsa da kimi tepkiler göstererek “hem nalına hem mıhına” vuran misali bir tutum içerisine girdi. Giderek sorunu genel bir iktidar kavgasına dönüştürerek “La Merkezi” yani özerk vilayetler tartışmasını başlatarak KDP ağırlıklı hükümetin yürütmesini tehdit ederek bölgede iki ayrı otoritenin oluşabileceği tehditlerine başladı. Yeşil bölgedeki demokratik, barışçıl yürüyüşü durduran asayişler, YNK’nin denetimindeki asayişlerdi. Dolayısıyla Zînî Wertê yürüyüşünü ve demokratik tepkiyi durduran YNK oldu.
KDP, Zînî Wertê’ye pêşmerge mevzilendirerek provokasyon yarattı. YNK de demokratik halk gruplarının duyarlı, sağduyulu yürüyüşlerini durdurarak provokasyonun ortağı durumuna düştü.
Esas doğru ve çözümü diyalog yolu ile sorunların çözülmesini isteyen Başûr halkı ise oldukça sağduyulu davranarak Süleymaniye, Dukan, Ranya asayişleri tarafından durduruldukları yerlerde oldukça soğuk kanlı davranarak hiçbir gerginliğe yol açmadan kamuoyuna taleplerini içeren açıklama yaptıktan sonra evlerine geri döndüler.
KDP’nin Zînî Wertê’deki tutumuna karşı halkın tepkilerini ve demokratik talepleri içeren tüm çağrıcıların sesine cevap olma anlamında KCK oldukça makul, yapıcı, uzlaştırıcı, verdiği şehitlere rağmen sorunları görüşme yolu ile çözülmesini içeren bir açıklama ile Kürt halkı nezdinde prestij kazandı.
KDP tüm bu tepki ve açıklamalara bilinen devletçi ve yasacı eda ile iktidarını hanedanlık üzerinden perçinleyen açıklamalar yaptı. Provokasyona son veren herhangi bir tutuma henüz girmedi.
YNK ise işi farklı mecralara taşıma çabasına girerek kimi parlamenterler ve kişiler düzeyinde açıklamalar yaparak pozitif olmaya çalıştı. Yalnız sorunun tamamen çözülmesine yol açan tutumlara girmedi. Kimi toplantı ve mesajlarla basına görüntüler vererek kendi içinde birlik olduğunu göstermeye çalıştı.
Tüm bunlara adeta su serpen İmralı oldu. Önder Apo 21 yıl sonra ilk defa telefon ile yaptığı bir konuşma ile KDP, YNK ve PKK’ye çağrıda bulunarak sorunları kendi aranızda görüşerek çözün açıklamasında bulundu. KDP’den Barzani ailesine, YNK’den Talabani ailesine PKK’yi de kastederek Kandil’e selam göndererek Kürt halkının artık kendi arasındaki sorunları çatışarak değil, demokratik ve tüm tarafları Ulusal Birlik için mücadeleye çağırdı.
İşte doğru ve gerçek Önderlik buna denir. 21 yıldır en ağır tecrit koşullarında kalmasına rağmen halkın ve halkların özlemlerine tek bir cümle ile ilaç olan Önder Apo oldu.
Önder Apo’nun söylemleri ile Başûrê Kurdistan’da Zînî Wertê’ye demokratik talepler için yürüyen halkın açıklamaları tamı tamamına örtüştü. Tarih bir daha halkların gerçek temsilcisi ve önderi olan Önder Apo’nun rolünün ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
Önder Apo üzerindeki tecrit kırılır, Önder Apo sağlık, güvenlik ve özgürlük koşulları yaratılır, rahat çalışma koşulları oluşturulursa hem Kürtler hem de tüm Ortadoğu halkları kazanacaktır.
Süreç herkes açısından üslup ve yöntemde dikkatli olmayı, sorumlu davranmayı gerektiriyor.
TC’nin işgalci yönelimleri karşısında dikkatli olalım. Provokasyon ve komplolara karşı Ulusal Birlik politikaları ekseninde hareket etmek her parti, kurum ve kişinin bağlayıcı eylem ve söylemi olmalıdır.
Ve en önemlisi de Önder Apo’nun çağrılarına kulak verelim.
1 Mayıs tüm işçi, emekçilere ve halklara, sosyalistlere kutlu olsun diyorum.