163 ülkeden yaklaşık 6 bin kadın örgütü ve sivil toplum örgütünün üyesi olduğu Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY), yoksulluk ve kadına yönelik şiddetle mücadele eden taban gruplarını ve örgütleri birleştiren, uluslararası bir feminist eylem hareketi. DKY Uluslararası Komite üyesi Yıldız Temürtürkan, Brezilya’da yapılacak olan uluslararası toplantı ve DKY’nin bugüne kadarki çalışmaları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Temürtürkan, DKY’nin dünyada artan kadın yoksulluğa ve kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve bununla mücadele etmek için uluslararası düzeyde kadınları bir feminist ağ etrafında harekete geçirmek amacıyla, 1998 yılında QUEBEC Kadın Federasyonu’nun çağrısıyla biraraya geldiğini kaydetti. 


Dünyayı değiştirme hedefi
2010 yılına gelindiğinde bir uluslararası ağ olmaktan çıkıp hareket olma gerekliliği üzerinden tartışmalarını yürüttüklerini kaydeden Temürtürkan, “Anti kapitalist, feminist bir hareket olarak sadece yoksulluğa ve şiddete karşı olmakla kalmayıp, buna neden olan gerçekleri de ortadan kaldıran bir perspektifi önümüze koyduk. Başka bir dünyanın kurulmasının mümkün olduğu üzerine yoğunlaştık. Ve dört saç ayağı belirledik. Bunlar; kadın emeği, kadına yönelik şiddet, ortak mülk ve kamu hizmetlerinin korunması, barış ve sivilleşme başlıkları şeklinde belirlendi. Bu dörtlü saç ayağının aynı mücadelenin ayağı olduğunun bilinciyle dörtlü mücadele yürüttük. Dünyayı değiştirme hedefimizi orada da koruduk” dedi. 


Uluslararası kongre yapılacak
Şimdi 2015 yılına hazırlandıklarını ifade eden Temürtürkan, 25-31 Ağustos 2013 tarihleri arasında Brezilya’nın Sao Paulo kentinde DKY 9. Uluslararası Kongresi’ni yapacaklarını dile getirerek, “40’ın üzerinde ülkeden delege katılacak. Kongre öncesinde iki gün süren ‘Feminist Eğitim’ bölümüyle dört başlıkta oturumlar yapacağız. Bu forumlar için bin 600 kişilik bir salon ayrıldı. Buraya Brezilya ve Latin Amerikan’ın çeşitli ülkelerinden de gelecek kadınlar, salonun etrafında oluşturulan çadırlarda konaklayacak. Çadırlar sergilerin ve atölyelerin yapıldığı yer olacak” dedi.

Şirket feminizmine karşı cevap

Önemli bir eşikte olduklarını dile getiren Temürtürkan, “Uluslararası feminist hareketin egemen güçler tarafından manipüle edildiğini, şirket feminizmi denilen yeni bir feminizmin atağa geçtiğini görünce, bu neoliberal atağa karşı güçlü bir cevap oluşturmak istiyoruz. O nedenle neoliberalizme karşı da duruşumuzu netleştiren, kapitalizmle, ataerki arasındaki yapısal ilişkiyi iyi analiz etme amacımız var. Bu eğitimler, bizim 2015’deki eylemlerimize ışık tutacak, yol gösterecek” dedi. Şu ana kadar dörtlü bir saç ayağı belirlediklerini dile getiren Temürtürkan, “Bunlardan bir tanesi doğanın metalaştırılması, özelleştirilmesi, bir diğeri hem emeğin sömürülmesi ve sosyal bütçelerle beraber bunun yükünün tekrar kadınların üzerine verilmesi, üçüncüsü kadınların bedenleri ve yaşamları üzerinde kurulan kontrol, dördüncüsü ise militarizm, kriminalizasyon ve şiddete karşı durmaktır” dedi.

Türkiye’nin gündemi bol

Kadınlara yönelik politik cinayetlerin özellikle Paris’te katledilen üç kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilmesi başta olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşandığına işaret eden Temürtürkan, “Küresel hegemonya direniş hareketlerini, feminist hareketleri ve politik hareketleri neoliberal politikaları doğrultusunda suç sayarak kriminalize etmeye çalışıyor” dedi. Türkiye’nin Dünya Kadın Yürüyüşü’nde bolca gündem olduğuna işaret eden Temürtürkan, KESK’li kadınların tutuklanması başta olmak üzere siyasetçi Kürt kadınların cezaevlerinde olmasına dair çok sayıda çağrıda bulunduklarını ve kampanya düzenlediklerini söyledi. 


İdeolojik bombardıman altında
Ana temalarından birinin kadınların bedenleri ve yaşamları üzerinden kontrol olduğuna işaret eden Temürtürkan, baskıcı tahakküme dayalı sistemin temel amacının bu olduğuna işaret etti. Neo-liberal politikaların siyasal tercihinin muhafazakarlık olduğuna dikkat çeken Temürtürkan, bunun bir tesadüf olmadığını kaydetti. Kadınların hem güvencesiz çalışması hem de üç beş çocuk doğurmasının neo-liberal politikaların hedefi olduğunu söyleyen Temürtürkan, kadınların sürekli bir ideolojik bombardıman altında olduğunu söyledi. Temürtürkan, “Kendi bedenimiz üzerine bir özyönetim oluşturmak istiyoruz. Neyin ne olduğuna biz karar veririz. Bu bizim tercihimizdir. Devlet, erkekler ya da din bu konuda bize hiçbir yaptırım uygulayamaz. Küresel ve bölgesel saldırıların hepsi aynıdır. Kadın yoksulluğu çok üst sınırlarda. Onun için küresel düzeyde verdiğimiz mücadele önem taşıyor. Türkiye’de kadın bedeni üzerinden hamilelik üzerinden yaşanan tartışmalar da bunun bir yansıması “ dedi.

2015 yılı eylem planı oluşturulacak

Brezilya’da yapılacak kongrede uluslararası sekreteryanın başka bir kıtaya transferinin kararlaştırılacağını ifade eden Temürtürkan, ayrıca 2015 yılı eylem planının çıkarılacağını, yeni Uluslararası Sekretaryaya ev sahipliği yapacak ülkenin seçileceğini, bir transfer planının oluşturulacağını, 2015 yılında uluslararası ve bölgesel düzeydeki eylem ve etkinliklerin planlanacağını, yine feminist politik eğitime olan gereksinimin ele alınacağını dile getirdi. Temürtürkan, “Sekreterya başlangıçta Quebec’teydi. Sonra Brezilya, şimdi de Mozambik ev sahipliği yapmak istiyor. Ülke tercihinde temel kıstasımız kadın hareketlerinin ne kadar güçlü olduğudur” ifadesini kullandı.



NAGİHAN AKARSEL / MEHMET ŞAH ORUÇ/DİHA/ANKARA