
Sierra Leone, hükümet güçleriyle devrimci muhalif güçler arasında 11 yıl süren iç savaş ile, yıkılmış darmadağın olmuş bir ülke. Diğer iç savaş yaşanan ülkelerden farklı yanı ise, savaşın ardından, uluslararası mekanizmalarda etkin rol alan kadın örgütlenmelerinin ortaya çıkmış olması. Kadınlar ve kız çocukları iç savaşın en büyük mağdurları.
Savaş, savaşa benzer
Bir savaş yöntemi olarak, tecavüz edilen, cinsel organları sopa, şişe ve silahlarla parçalanan kadınların, çoğu bu işkencelere dayanamayıp ölmüştü. Buna karşı seslerini yükselten kadın örgütleri, günümüzde ise, ülkenin demokratik yapılanması içinde en etkili sivil toplum örgütlerine dönüşmüş halde. Sierra Leone’deki iç savaşın sebebi ne etnik, ne de ideolojik ayrımcılığa dayanıyordu. Fakat şiddet , hem ordu hem de Birleşik Devrimci Cephe (RUF) tarafından tırmandırılıyordu. RUF eğitim ve silah desteğini, Liberya Ulusal Yurtsever Cephesi lideri Charles Taylor’dan alıyordu. Taylor, bu desteğin ücretini daha sonra RUF’tan elmas karşılığında aldı. Böylelikle, eline silahı alanın dahil olduğu canlı canlı mezara gömmelerden, tecavüzlere, el ve ayak kesmelere kadar çok kanlı uygulamaların olduğu yıllar yaşandı. Halkın üçte biri Liberya ve Gine’deki mülteci kamplarına kaçarken, 11 yılda 50 binden fazla kişi öldü, 10 bin kişi elleri ve ayakları palayla kesildiği için sakat kaldı ve savaşın sonunda 4500 çocuk ailesinden alınarak silahlandırılıp uyuşturucuyla savaşın failleri ve mağdurları arasında yerini aldı.
'Çocuklarından korkuyorlardı'
Sierra Leoneli bir kadın yazarın o yıllardan 'Anne babalar çocukları için duyduğu korkunun yanı sıra çocuklarından korkuyorlardı da' diye bahsetmesi boşa değil. Bu dönemde bölgede diğer ülkelerdeki kadınlarla da koordinasyon içinde hareket eden yerel kadın örgütleri, zaman içinde hem barışın hem de sonrasında sağlanmaya çalışılan istikrarın yerel, ulusal ve uluslararası 'aktrisleri' oldu. Kadınlar, savaş sürecinde üs olarak Hıristiyan kuruluşlarını ve Müslüman camilerini kullandı. Artan HIV / AIDS'i önlemek için yine buralarda eğitimler verilmeye başlanmıştı. Mano Nehri Kadın Barış Ağı (Marwopnet) bunun Sierra Leone’ deki öncüsüydü. Ağ, Afrika Birliği, Barış ve Gelişme için Afrika Kadın Komitesi, Batı Afrikalı Kadınlar Birliği ve Afrikalı Kadınların Dayanışması’nın desteğiyle kurulmuştu. Barış görüşmelerinin vücut bulması için bölgede aynı şekilde iç savaştan mustarip sınır komşusu Liberyalı ve Gineli kadınlarla buluşmalar düzenledi.
İnsan Hakları Ödülü’nü aldı
Marwopnet, BM Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararının hazırlanması ve kabulünde önemli rol oynadı ve bölgesel bir örgüt olarak uluslararası kadın hareketleri açısından önemli başarıya imza attı. Kararın üç başlığı var. İlki, barış sürecinde kadın haklarının tanınması ve özellikle savaş silahı olarak kullanılan tecavüz ve tacizin cezasız kalmaması. İkinci olarak kadınların barış süreçlerine katılımı ve üçüncü olarak da yeniden yapılanma çalışmalarına toplumsal cinsiyet perspektifi eklenmesi öngörülüyordu. Yerel kadın örgütlerinin yeni hedefi kararın uygulanması.
Bölgesel oluşuma gittiler
Mano Nehri Kadın Barış Ağı Sierra Leone Müdür Yardımcısı Agnes Lewis, birçok yerde olduğu gibi kendi ülkelerinde de bir savaş yöntemi olarak şiddetin kullanıldığını belirtiyor. Lewis şunları söyledi:"Askerler veya milisler kadın ve kız çocuklarına tecavüz ederek toplumu korku silahı ile yönetiyorlardı. Biz de buna karşı öncelikle birbirinden haberi olan kadınlar olarak camilerde, kiliselerde ve birbirimizin evlerinde toplanmaya başladık. Hedefimiz sınırda yapılan silah ve uyuşturucu kaçakçılığını önlemek ve barış için masaya oturulmasını sağlamaktı. Savaşın bitmesi yeterli değildi. Bittikten sonra yaraları sarmak ve barışı sürekli kılmak için yıllık planlar yapmaya başladık. Görüşmelerin yürütülmesi için sürekli bir sekreterliğin kurulması, iyileştirme merkezleri açılması gibi hedeflerimizi gerçekleştirdik. Barış Ağı'mız, tek başına değil bir bölgesel oluşum olarak başladı. Komşu ülkeler olarak benzer süreçlerden geçiyorduk. Şimdi de 17 Kasım’daki seçimler öncesinde tansiyonun yükselmemesi önemli. Bunun için seçim sürecine dahil olmaya çalışıyoruz."
FREETOWN