
'Lazca'nın unutulmaması gerekir'
Genç müzisyenlerden Rizeli Ümit Taşkıran, "Sokak müziğinde hayat var. Sesimizi daha fazla insana duyurabiliyoruz. Kendimizi sokakta bulduk" diyor. Lazca'nın unutulmaması için de çabaladıklarını belirten Taşkıran, şunları söyledi: "Bizim oralarda yıllardan beri yaşamakta olan bugün unutulmaya yüz tutmuş bir dil var; Lazca. En fazla yaşlılarımız konuşuyor ve genç nesile aktaramıyorlar bu dili. Çünkü şehirde büyümüş gençlik buna çok ilgi duymuyor. Lazca yok oluyor ve biz de yok olmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Ayrıca Gezi Parkı'nda yaşananları en iyi sokakta müziğimizle anlatabiliyoruz."
İstanbul'da üniversite öğrencisi olan Bahtiyar Posta ise "Karadeniz'de yörede doğduk büyüdük. Bu müzikle iç içe büyüdük. Bu müziğin evrenselliğini Kazım Koyuncu ile gördükten sonra daha modern biçimde gitarla, perküsyonla yapabileceğimizi düşündük" diye konuşuyor.
Doğamızı kuruttular
Sokakta doğrudan insanlar ile iç içe kendilerini daha özgür ifade ettiklerini belirten Posta, şarkılarının daha çok toplumsal olaylar ve doğa tahribatına karşı olduğunu söyledi. Posta, şarkılarını ne için söylediklerini şöyle anlattı: "Şarkılarımızda doğadan, derelerden, ağaçlardan bahsediyoruz. Çünkü onlarla aramızda doğrudan bir bağ var, duygusal bir bağ. Bu nedenle Gezi Parkı olayını da çok içten hissediyoruz. Biz Gezi Parkı'na benzer olayları yıllar öncesinden Karadeniz'de yaşamaya başladık. Hidroelektrik santralleri geldi bizim derelerimize, tarlalarımız kurudu ve balıklarımız öldü. Deniz ile şehir arasına yollarla bir set çektiler. Bu da doğal afetlere neden oldu. Bunun acılarını da yaşadık. Yıllar önce yaşanan Çernobil olayının sancılarını hala çekiyoruz. Bu nedenle biz de şarkılarımız da mümkün olduğu kadar doğayı, yaşadığımız sorunları, çay sorununu, fındık sorununu, derelerin sorunlarını anlatmaya çalışıyoruz. Aslında öfkeliyiz de biraz. Sokakta da söylemek istediklerimizi doğrudan söyleyebiliyoruz. Bir gün insanlarla sohbet ederken, grubumuza isim koymadığımızı söyledik. Halk da 'Siz bu olaylara tepki gösteriyorsunuz ve onların orantısız şiddeti varsa sizin de orantısız sanatınız var' dedi. Bu şekilde mesaj veren bir ismimiz oldu."
DİHA/İSTANBUL