İsviçre Gündemi


Paris Katliamı sonrası İsviçre’de güvenlik tartışmaları da yoğunlaştı. Savunma Bakanı Ueli Maurer, Paris’te yaşanan katliamdan sonra İsviçre’nin güvenlik sorununu yeniden ele alması gerektiğini belirterek, ordunun sınır kapılarında görev yapmasını istedi. Maurer’in teröre karşı önlem gibi duran önerisinin altında, aslında sınırların yabancılara kapatılması yatıyor. 

Paris saldırılarını, İsviçre'yi yabancılara kapatma fırsatına dönüştüren Maurer'in yabancı karşıtı/düşmanı İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) hükümetteki temsilcisi ve ordu kökenli eski bir binbaşı olması olaylara yaklaşımı konusunda da ip uçları veriyor. İsviçre Koonfederasyon Başkanı Simonetta Sommaruga ise aynı konuda yaptığı açıklamada, ülkesinin şu ana kadar bir terör tehdidi almadığını fakat, Fransız diplomatik binalarının, havaalanlarının, büyük tren garlarının ve insanların toplu olarak bulundukları yerlerin çok sıkı denetlenmesini isteyerek, Savunma Bakanı'ndan farklı bir açıklama yaptı. SP’nin hükümet temsilcisi ve Adalat Bakanı’da olan Simonetta Sommaruga SVP’nin durumdan vazife çıkararak, yabancı karşıtlığını körükleyeceğinin farkında. Zira SVP son seçimlerde İsviçre’yi yabancılardan kurtarmak ve daha sert yasalar çıkarma vaadiyle birinci parti olmuştu. Bu nedenle Sommaruga’nın aynı olaya ilişkin basın açıklaması SVP’ye cevap niteliği de taşıyor. 

SP’li politikacı terör saldırılarının İslam'la ya da herhangi bir inanç ile irtibatlandırılarak, yabancı düşmanlığına dönüştürülmemesini istedi.


Cenevre tedbirleri artırdı

Birleşmiş Milletler'in Avrupa'daki merkezi sayılan Cenevre de Fransa ile olan geniş sınırlarından dolayı güvenlik önlemlerini arttırdı. Diplomatların ve uluslararası görüşmelerin merkezi konumundaki kentin, DAİŞ’in hedefleri arasında olabileceği hesaplanarak, kent içinde ve dış sınırlarda önlemlerin arttırıldığı görülüyor. Cenevre Güvenlik Direktörlüğü de "diplomatik şehir" olarak bilinen Cenevre’nin 'terör örgütleri'nin hedefi olmasından korktuklarını açıkça dile getirdi ve güvenlik önlemlerinin daha da arttırılması gerektiğini savundu.


Paneller sıklaştırılmalı

İsviçre’de Demokratik Güç Birliği (İDGB) tarafından düzenlenen "1 Kasım seçimlerinin ardından Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa'da Güncel Gelişmeler ve Devrimci Olanaklar" panellerinde yaşanan tartışmalar ise panellerin ne denli gerekli olduğunu gösterdi. Panelde, Türkiye'de 4 yıl sonraki seçimlere kadar neler yapılması gerektiği ve AKP’nin olası politikaları gibi konularda dinleyenlere önemli perspektifler sunuldu. İzleyicilerden gelen sorular algı ve gerçek arasındaki farkı bir kez daha ortaya çıkarırken, katılımcıların özellikle öz yönetimler konusunda verdiği doyurucu bilgiler dikkat çekti. Panellerin yararı tartışılmaz ama daha geniş kitlelerin katılımının sağlanmasının üzerinde önemle durulmalıdır.