
Sanatını nesilden nesile aktarıyor
Kadınlar kendi el işi sanatlarını icra ederken bir araya geldiğini dile getiren Mihemmed şöyle diyor: “El işi sanatını 14 yaşındayken kız kardeşim ve arkadaşlarımdan öğrendim. Bizde şimdi genç kadınlara öğreterek bu kültürü sürdürüyoruz. Boncuklu iğne oyası yapıyorum bunun yanısıra patik, lif, şişle ev süsleri yapıyorum. Yaptığım el sanatı işlerinde tüm renkleri buluşturuyorum ve bu bana inanılmaz mutluluk veriyor.”
Mihemmed, evinde el emeği göz nuru ile ilmek ilmek ördüğü onlarca eserini sergiliyor. Mihemmed, yazmaların etrafını zeytin gülü, üzüm salkımı, nohut tanesi, kirpik, kuş ayağı ve nergis işlediğini söylüyor. Köydeki kadınların kendisine el emeği göz nurları ile ördükleri birçok hediye verdiğini ifade eden Mihemmed, “Bunları büyük bir itina ile saklıyorum. Ama bazı hediyelerim Halepçe’de savaşta yıkılan evimin enkazında kaldı. Giden sadece hediyelerim değildi birçok anımda o enkazın altında kaldı” diyor.
Son olarak bugüne kadar el işi sanatını çok büyük bir zevkle ve emekle yaptığını söyleyen Mihemmed, eskiden el emeğini asla satmadığını, yaptıklarını dostlarına ve akrabalarına hediye ettiğini belirterek, “Fakat ambargodan sonra çok ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadım. Eşimin de rahatsızlanması nedeniyle el işi sanatımı satmaya başladım. Kendi ekonomimi bu şekilde oluşturuyorum” diye konuştu.
Fîdan Rêzan/EFRÎN