HDP, 7 Haziran’dan beri hiç durmayan HDP’nin, nöbet eyleminin ardından yeni bir etaba geçtiğini belirtti.  

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü ve Urfa Milletvekili Osman Baydemir,  dihaber’in sorularını yanıtladı. Uzun ve geniş söyleşinin bazı bölümleri özetle şöyle:


HDP hiç boyun eğmedi

Vicdan insanı insan yapan öz kimliğidir. Neredeyse iki yıllık zaman diliminde AKP-MHP koalisyonunca sadece demokrasi ve Kürt halkına saldırı yok, insanın öz kimliğine saldırı var. Eğer bir yerde insanlar diri diri yakılıyorsa, kentler yerle bir ediliyorsa, bu demek ki aynı zamanda insanlığa bir saldırıdır. Hukuk ve hukukun üstünlüğü bir siyasi partinin sopası haline geldiyse, bu adalete saldırıdır. HDP, 7 Haziran’dan bu yana faşizme boyun eğmedi. Vicdan ve adalet çabasını kesin bir şekilde sürdürdü. Vicdan ve Adalet Nöbeti de özü itibari ile eşitliğe, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ama insanın öz kimliğine sahip çıkma çabasıydı. Bu çabanın birinci etabını tamamladık. 


Faşist blokun gayri meşruluğu

Mesele artık bir partiye baskı uygulama meselesinden çıkmıştır. Mesele bir faşist blok var ve o faşist blok devlet mekanizmasını gayri meşrulaştırmıştır. Devlet dediğimiz mekanizma hukuk zemininden tamamen çıkmıştır. Bugün Selahattin Demirtaşların, Figen Yüksekdağların, HDP milletvekilleri ve belediye başkanlarının cezaevlerine konulması devlet dediğimiz mekanizmayı gayri meşrulaştırmıştır. 


Mutlak surette durduracağız

Mutlak surette faşizmi durduracağız. Legal demokratik siyaset özgürleşinceye kadar yani eşbaşkanlarımız, partililerimiz, belediye başkanlarımız şu an itibari ile 6 bini aşkın partili arkadaşımız cezaevindedir. 750’yi aşkın il-ilçe yöneticimiz, eşbaşkanımız tutuklu bulunmaktadır. Bunlar özgürleşinceye kadar mücadelemiz devam edecek. 200’ü aşkın yerleşim biriminde kimi yerde mitingler, kimi yerde sempozyumlar, kimi yerde halk toplantıları ile halkımızla bir araya geleceğiz. Son yapacağımız PM ve MYK toplantımızda netleşmiş takvimimizle birlikte yolumuza devam edeceğiz. Ya cezaevlerindeki bütün arkadaşlarımız özgür olacak ya özgür olacak. Bunun bir arası yok. 


Erken seçim değil, baskın seçim

Bugün Demirtaş’ın, Yüksekdağ’ın; belediye başkanlarımızın halen tutuklu olması aynı zamanda HDP’ye karşı tutuklamaların devam etmesinin iki temel nedeni vardır;

* Birincisi referandumdu. 

* İkincisi erken seçim değil, baskın seçim var. Baskın seçim hazırlığıdır bu aynı zamanda. 


Seçimden ziyade mücadele

HDP her gün seçime hazırdır lakin ortada bir seçim zemini yok. Demokrasi güçlerinin bunu anlaması lazım. Hangi koşullarda seçim yapılacak? Kalem oynatanın cezaevine konulduğu, partinin devletleştiği bir ortam. Seçim sonuçlarını saymakla görevli olan tarafsızlığını yitirmiş bir YSK var. Böylesi bir ortamda yapılacak olan seçim değildir. 

Halkın iradesine saygı gösterdi mi ki bundan sonra saygı göstersin. Bu yüzden demokrasi güçlerinin esas mücadelesi seçimden ziyade seçime gidene kadar faşizmin geriletilmesi olmalıdır. Demokrasilerde seçimle gelen seçimle gider ama mevcut AKP-MHP koalisyonu ‘seçimle gitmeyiz’ diyor.  


 ANKARA