İnsanlık değerlerine dair hiçbir emare taşımayan DAİŞ çeteleri, Kürdistan topraklarını işgal ve talana giriştiğinde, ilk olarak kadın bedenine el attı. 'Savaş ganimeti' olarak esir aldığı kadınları köle pazarlarında sattı, tecavüz etti, onur kırıcı her yöntemi kadın üzerinde uyguladı. Rojava, Şengal, Mexmur, Kerkük vb. gibi birçok mücadele alanında yerini alan kadın savunma birlikleri YJA-Star ve YPJ, kadın kırımı politikalarına karşı umut oldu.

Komalên Jinên Kurdistan (Kürdistan Kadınlar Topluluğu-KJK) Koordinasyon üyesi Roza Pınar, İŞİD saldırılarını, bu saldırılar karşısında gelişen örgütlü kadın direnişini, bunun Ortadoğu kadınlarında yarattığı etkileri ve KJK olarak erkek egemen sisteme ve onun en vahşi temsilcisi İŞİD'e karşı mücadele perspektiflerini anlattı.

DAİŞ çeteleri kadın kırımcıdır  

Roza Pınar, insanlık tarihi boyunca erkek egemen sistemin ilk hedefinin kadın olduğunu ifade ederek, bu saldırıların günümüzde de kapitalist modernite güçleri ve onun Ortadoğu'daki uzantısı olan DAİŞ çetelerinin saldırılarıyla katmerleşerek sürdüğünü dile getirdi.
Savaşların en yoğun yaşandığı yüzyılın, 21. yüzyıl olduğunu belirten Pınar, kadının sürekli erkeğin iktidarcı hesaplarının kurbanı olduğunu dile getirdi. Şiddetin her biçiminin günlük yaşam içerisinde normal görülür hale geldiğini hatırlatan Pınar, bunun nedenini; "Aslında kadının bu denli hedef haline getirilmesinin özünde, kadın şahsında ifadesini bulan toplumsal kültür, kimlik ve tarih gerçeği yatmaktadır" diye ifade etti.  
DAİŞ'in kapitalist modernite güçlerinin Ortadoğu'daki uzantısı olduğunu belirten Pınar, DAİŞ yoluyla inançların katledildiğini, yerel kültürlere saldırıldığını, kadının savaş ganimeti haline getirildiğini dile getirdi. Pınar, kadının hiçbir dönemde olmadığı kadar bu dönemde aşağılandığını belirterek, çetelerin Musul'u ele geçirir geçirmez, kadınların hayatını yeniden düzenlemeye dönük yasalar uygulanmaya koyduğunu, cihat adına bir saatlik evlilik yasaları ile kadın ve kız çocuklarına fuhuş ve tecavüzün meşrulaştırıldığını, tam bir kadın kırımının yaşandığını hatırlattı.

Özgürlük bilinci geriletilemez

Kadına yönelik bu denli pervasızca saldırıların amacının, gelişen kadın duruşuna karşı olduğunu belirten Pınar, şöyle devam etti: "Kürdistan’dan Ortadoğu’ya doğru hızla yayılmakta olan kadın özgürlük mücadelemizin ortaya çıkardığı özgür kadın duruşuna darbe vurulmak istenmektedir. Bu anlamda IŞİD gerçeği, kadın ekseninde gelişen demokratik toplumsal devrime karşı geliştirilmiş bir karşı devrimdir."
Pınar, Kürt kadınlarının demokratik ekolojik kadın özgürlükçü konfederal sistemi inşa etme noktasında ve öz savunmada oynadıkları öncü role değinerek, Rojava, Şengal ve Mexmûr direnişlerinde bunun çok çarpıcı olarak görüldüğünü ifade etti. Pınar, direnişte kadınların oynadığı rolü şu cümlelerle dile getirdi: "Çetelerin saldırılarına karşı Rojava halklarını koruma temelinde yürütülen direnişte, savaşın komuta gücünün önemli bir kesimi kadın komutanlar olurken, mevzilerde de büyük kahramanlıklar sergilendi. Hatta bazı yerleri sadece kadınlar korudu. Hep kadınların korunmaya muhtaç olduğu bir dünyada Rojavalı kadınlar sadece kendilerini değil, tüm alan halkını koruyan öncü güç oldular. Siyasal, diplomatik temsiliyet de daha çok kadınların öne çıktığı bir çalışma oldu. Bu da kendi başına devrim niteliğinde bir gelişmeydi. Devletsiz bir toplumun ekonomik, eğitimsel, sosyal, kültürel, siyasal hayatının örgütlenmesinde kadınların rolü belirleyici oldu. Kürdistan özgürlük dağlarında başlayan kadın özgürlük mücadelesi, yaşamın her alanında toplumsallaşmaya ve bölgenin çehresini değiştirmeye başladı. Rojava’da kadınların kazanımları, kuşkusuz Kürt kadınlarının yıllardır özgürlük dağlarında şekillenen direnişinin ürünlerindendir. Kadınların özgürlük bilincinin geriletilemeyeceği, en son Rojava örneğinde YPJ’nin kahramanca direnişinde daha da belirginlik kazanmıştır. Her türlü ikiyüzlülüğe, alçaklığa, katliama karşı özgür yaşam için bedenlerinde bombayı patlatarak, düşmanın yüreğine, beynine büyük korku salmıştır."

Kürdistan'da kadının direnişi Ortadoğu kadınında umut yarattı

Pınar, Kürt kadınlarının özgürlüğe olan tutkusunun, özlem ve arayışlarının, Ortadoğu'daki kadın hareketlerinin de de umutlarını büyüttüğünü kaydederek, bunun 1. Ortadoğu Kadın Konferansı'nda görüldüğünü söyledi.
1. Ortadoğu Kadın Konferansı ile kadın özgürlük mücadelesinin yaygınlaştırılması kararlılığına ulaşıldığını belirten Pınar, sözlerini şöyle sürdürdü: "İslam adı altında tam bir vahşetin yaşanıyor olması karşısında Ortadoğu Kadın Konferansı gibi bir iradenin ortak tutum alması, önemli bir adımdı. Konferansın oluşturmuş olduğu ilişki zeminini, ciddi bir Ortadoğu kadın dayanışmasına dönüştürerek, Ortadoğu’da demokratik konfederalizmi inşa etmenin ön şartı olarak da görmek mümkündür. Bölge kadınları bu konferansta el ele vererek ortak mücadele kararlılığına ulaşmıştır. Kadın özgürlük mücadelesinin bölgesel kapsama ulaşması yeni yeni somutlaşmakla birlikte temelleri güçlü atılmıştır."


Bölgede ortak cephe oluşturmalı
DAİŞ terörüne karşı bölge genelinde öz savunmayı örgütlendirme ihtiyacının kendisini daha fazla hissettirdiğini belirten Pınar, bu konuda farklı kesimlerden ve kadınlardan yoğun taleplerin geldiğini söyledi. Yıllardır dünya kadınlarıyla da buluşma ve dayanışma kapsamında çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Pınar, "Kadın özgürlük mücadelemizde edindiğimiz tecrübeleri kadınlarla paylaşarak, mücadelede, örgütlenmede ortaklaşmayı esas alacağız. Demokratik konfederal bir Ortadoğu hedefiyle, barış ve kardeşliğin öne çıktığı, kadının haklarına kavuştuğu bir Ortadoğu için mücadeleyi, tüm Ortadoğulu kadınlarla yükselterek, kalıcı ve anlamlı barışın teminatı olacağız" diye konuştu.
KJK Koordinasyonu üyesi Pınar, İslam dinini politik, askeri ve ideolojik çıkarlarına alet eden kadınların ve halkların katline ferman veren DAİŞ çetelerine ve onu destekleyenlere karşı toplumsal bir cevap verilmesi gerektiğini, bunun için de kadınların ortak bir cephe oluşturmalarının zaruri olduğunu söyledi.

Çoklu sorunlara çoklu alternatif

Pınar, örgütlü olunan yerlerde kadına yönelik şiddet oranının düştüğünü belirterek, bu nedenle daha fazla örgütlenmenin, tüm kadınlara ulaşmanın, kadınları örgütlü yapılara dahil etmenin önemli olduğunu söyledi. Kadın özgürlüğüne inanan her kadının kendini misyon sahibi kılarak sorumluluklarını yerine getirmesini isteyen Pınar, son olarak şunları belirtti: "Kadınların demokratik sistemi oluşturma temelinde ekonomik, siyasal, sosyal, sanatsal alanlarda örgütlenmesinin zeminlerini oluşturmak önemli olmaktadır. Tabii kadınların her yerde kendi güvenliklerini kendilerinin sağlaması anlayışının kazandırılması, savaş koşullarında kadın savunma birliklerinin yaygınlaştırılarak, tüm kadınların ve toplumun korunması temel perspektiftir. Unutulmamalıdır ki, Kürdistan kadınları öncülüğünde verilen mücadele sadece Kürt kadınlarının özgürlüğü değil, Türk, Arap, Asuri, Ermeni, Laz, Romen, Fars, farklı dinsel inançlardan kadınların tümünün korunması ve özgürleştirilmesi hedefiyle gelişmektedir. Kapitalist modernite karşısında ne kadar yeni alternatifler geliştirebilirsek, o kadar da sorunların çözüm yolunu bulmuş olacağız. Günümüzde yaşanan bütün sorunlara çözüm olacak tek yol; kaçınılmaz bir biçimde kendisini farz kılan demokratik modernite alternatifidir."

HABER MERKEZİ