Almanya’da hükümet ortakları, mültecilerin haklarında büyük kısıtlamalar içeren yasal düzenlemeler konusunda uzlaştı. Yasal düzenleme bugün Federal Parlamento’da oylamaya sunulacak.

 

FEHMİ KATAR / BERLİN

Almanya’da Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Partisi’nden (SPD) oluşan Federal Hükümet, mülteci ve oturum haklarında önemli kısıtlamaları içeren yasal düzenleme üzerine anlaştı. Almanya Federal Parlamento’nun bugünkü oturumunda görüşülecek yasa tasarısı, kamuoyunda “defol yasası” ya da “geri gönderme yasası” olarak da biliniyor. Düzenleme, mülteci örgütleri ve sivil örgütlerinin tepkisiyle karşılanıyor.  Hükümet ortakları oturum ve mülteci haklarını düzenleyen beş farklı yasa tasarısında anlaştı. Meslek okulu ve iş durumlarında tolerans (duldung), mülteci başvurusu reddedilenlerin sınırdışı edilmesini öngören “geri gönderme yasası”, entegrasyon yasası süresini kısıtlayan yasa, uzmanlık sahibi kişilere oturum hakkı düzenleyen yasa, mültecilerin yasal hakları ile ilgili üçüncü yasa değişikliği ve yabancıların istihdamını destekleyen yasa üzerine anlaşan hükümet ortakları bütün bu yasaları Federal Parlamento’nun onayına sunacak.

En sert düzenleme durumunda

3 Haziran’da bir araya gelen hükümet ortakları CDU, CSU ve SPD’nin anlaştığı yasal düzenlemeler, 2015’den beri mülteci yasalarında yapılan düzenlemelerin en sert olanı olarak görülüyor. Yasayı çıkaran hükümet çevresi yeni yasaları, kimliği hakkında yanlış bilgi vererek sınırdışı edilmeyi engelleyene yaptırımla gerekçelendirip savunurken, sivil toplum örgütleri ve mülteci hakları savunucuları, halihazırda zaten kimlik bilgilerini yanlış verenlere yaptırım yapan, çalışma yasağı, belli bir bölgede yaşama zorunluluğu gibi yasaların mevcut olduğunu belirterek, hükümeti eleştiriyor. Yeni yasal düzenleme ile mülteci ve oturum haklarında birçok değişiklik olacak.

Mülteci başvurucularda sosyal hakları sınırlandırılıyor

Yeni yasal düzenlemenin en sert olanlarından biri, kamuoyu tarafından “defol git” yasası olarak da bilinen “geri gönderme yasası” mültecilerin sosyal haklarını ciddi bir şekilde kısıtlıyor. 2016’da mültecilere yapılan para yardımının yükseltilmesini içeren mahkeme kararına rağmen, yeni yasal düzenlemeyle mültecilerin sosyal yardım hakları ciddi bir biçimde kısılıyor. Bu yasal düzenleme en çok da başka bir ülkede mülteci statüsü olduğu halde Almanya’da mülteci başvurusu yapanları hedef alıyor.

Buna göre başka bir ülkede mülteci statüsüne sahip bir birey, Almanya’da mülteci başvurusu yaptığında, başvurusu reddedilip mülteci statüsüne sahip olduğu ülkeye geri gönderilmesi karar altına alınması durumunda, ikinci haftadan sonra artık hiç bir sosyal yardımdan yararlanmayacak.

Tutuklamalarda ciddi bir artış olacak

“Geri gönder yasasının” en sert yaptırımlarından biri de mülteci başvurusu reddedilip, hakkında sınırdışı kararı çıkartılanların, sınırdışı edilene kadar gözaltına alınmasını kolaylaştırıyor olması.

Bu düzenlemeyle “polisten kaçma riski var” dediği bütün sınırdışı kararı olan mültecileri, sınırdışı edilene kadar gözaltına alınıp, sınırdışı merkezinde tutulabilecek. Şimdiye kadar ki yasada polis bir kişiyi sınırdışı etme merkezinde tutmak için “kaçma riski” olduğunu kanıtlamak zorundayken, yeni düzenleme ile mülteciler kaçma riskleri olmadıklarını kanıtlamak zorunda kalacak, üstelik bunun için bir avukat desteği bile alamayacak.

Polis, “kaçma riski” kararına kişinin Almanya’ya gelmek için harcadığı önemli ölçüdeki para miktarını, legal olsa bile ya da daha önceki yanlış beyanlarını sonradan düzeltmiş olsa bile veya da başka bir Avrupa ülkesinde süren mülteci başvurususonuçlanmadan Almanya’ya gelmesi de gerekçe olarak gösterebilecek.  Sınırdışı etme etme amacıyla yapılan gözaltının en çok eleştirilen noktalarından biri de, gözaltındakilerin cezaevlerinde tutulacak olmasıdır. İnsan hakları savunucuları, gözaltının doğrudan doğruya cezaevlerinde olmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına ters olduğunu, suçlu olduğu için tutuklananlarla, sınırdışı edilecek olanlar arasında ciddi farklar olduğunu ve mağdurların onurunu koruma için bu farkın bir an önce dile getirilmesi gerektığini belirtiyor.

Müsamaha (Duldung) yerine süründürme müsamahası

“Geri gönderme yasasının” bir diğer sert yaptırımı da, sınırdışı için gerekli olan pasaportun teminini yerine getirmeyenlere yönelik. Sınırdışı karar olanlar eğer pasaport temin edemiyorsa “Müsamaha (Duldung)” yerine “Duldung Light” alacaklar. Buna göre sınırdışı edilmesi karar verilen kişi eğer, pasaport temin etmiyorsa, çalışma izni alamıyacak, çalışma ve meslek eğitim yasağı olacak. Söz konusu kişiler bağlı olduğu bölgeden dışarı çıkamayacak.

Yeni düzenleme sivil toplumu tehdit ediyor

Yeni yasal düzenleme, sınırdışı etmenin bütün sürecini “devlet sırı” olarak gördüğü için mülteci çalışması yapanlar ya da işinden dolayı mültecilerle çalışanlar da ona yardım ettikleri için “devlet sırrına” ihaneten yargılanabilecekler. Sivil toplum örgütleri, bu düzenlemenin mültecilerle çalışan ve onlara gönüllü yardım eden insanları kriminalize edeceği, bunun da o insanları, mültecilerden uzaklaştıracaklarını söylüyorlar.

Meslek eğitimi ve

çalışma izni zorlaşıyor

Bu yeni düzenlemenin öngördüğü “Meslek eğitimi ve çalışma izni için gerekli” şartlar, mülteci başvurusu reddedilen mültecilerin çoğunluğu için yerine getirilebilecek gibi değil. Daha önce çalışma veya meslek eğitimi için duldung alan mülteciler, bu yeni yasayla çalışma veya meslek eğitimi için izin alsalar bile, 6 ay ile 1 yıla kadar bekledikten sonra bu izni alabilecek. Ancak bu süre zarfında sınırdışı edilebilecekler.

Kabul edilenlerin de güvencesi kalmayacak

Parlamento onayından sonra yürürlüğe girecek olan yeni düzenleme mülteci olarak kabul edilenleri de güvencesizleştiriyor. Suriye, Irak ve Eritria’yi kapsayan düzenlemeye göre, 2015-2017 yıllında bu ülkelerden gelmiş olan mültecilerin kabul edilen mülteci başvuruları 5 yıla kadar tekrardan değerlendirmeye tabi tutulup reddedilebilecek.

Kamp ikameti bir buçuk yıla kadar uzatılıyor

Hükümet partilerinin üzerinde konuştuğu ama şu anlık askıda bıraktığı diğer bir düzenleme ise mülteci olarak başvuranlar için, mülteci alım kamplarında daha uzun ve zorunlu ikametini öngörüyor.  Şimdiye kadar yeni mülteci başvuru yaptıktan sonra  sadece ilk 6 ay zorunlu olarak mülteci kampında kalıyorken yeni düzenleme ile bu süre bir buçuk yıla kadar uzatılacak. Her ne kadar bu düzenleme şu anlık askıya alınmış gözükse bile yürürlüğe girmesi de ihtimal dahilinde.