Türk ordusu İdlib'de işgal ettiği alanlarda havadan gerçekleştirilen bombardımanla vuruldu. Rusya tarfından yapılan açıklamalarda Türkiye'yi suçlayıcı ibareler kullanıldı.

Beklendiği gibi AKP-MHP faşist rejiminin Suriye'nin İdlib kentinde El Kaide kökenli çete gruplarıyla yaptığı ortaklık ve fiili olarak savaşa girme, Türkiye'ye pahalıya mal oldu. Türk devletinin 33 kayıp, uluslararası ve yerel kaynakların ise yüzden fazla ölü askerden bahsettiği 27 Şubat'taki hava bombardımanı şu ifadeyle özetlenebilir: İdlib bozgunu.

İdlib'de Türk askerlerinin bulunduğu noktaya hava saldırısı düzenlenmesi sonucu, Türk devlet yetkililerinin açıklamalarına göre 33 asker öldü, onlarca asker de ağır şekilde yaralandı. Ancak, Türk devlet yetkililerinin asker kayıpları konusunda çelişkili açıklamaları ve açıklamaların şekli, ölen ve yaralanan asker sayısının belirtilenin çok daha üstünde olduğu ve gerçek rakamların, Türk kamuoyunda gizlendiği şüphelerini arttırıyor.

Halk hastane etrafında toplandı

Son günlerde ard arda hem Libya'dan hem de Suriye, İran ve Rus ordusunun,  Türk devletinin himayesindeki çetelere dönük operasyon yürüttüğü İdlib'den,  asker ölümleri konusunda haberler geliyor. Ancak, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan "Bir kaç tane şehidimiz" var diyerek kamuoyundan ve siyasi mecralardan gelen tepkileri savuşturuyordu.

27 Şubat akşamı ise İdlib'de Türk askerlerinin bulunduğu Cebel Zaviye, Zakum ve Sehl El Gab gibi işgal edilen noktalara Rus ve Suriye hava kuvvetlerinin yaptığı bombardımanda Türk devlet yetkililerinin 33 olarak telafuz ettikleri kayıp sayısının çok üzerinde askerin öldüğü belirtildi.

Başlangıçta Türk devlet yetkilileri hiç bir açıklamada bulunmadı. Kayıp haberlerinin sosyal medyada yer alması ve Reyhanlı Devlet Hastanesi önüne halkın toplanması üzerine Türk devlet yetkilileri açıklama yapmak zorunda kaldı. Bazı askerlerin de olaya ilişkin sosyal medyada ses ve görüntü kayıtları paylaşımları dikkat çekti. Ses kayıtlarının birinde, bir askerin vurulan noktada ölen 30'dan fazla askerin Türkiye'ye gönderildiğini, enkaz altında ise çok sayıda ölü ve yaralının bulunduğu söylemesi dikkat çekti.

Sosyal medya engellendi

Türkiye'de kamuoyu, İdlib'deki asker kaybını sosyal medya aracılığı ile öğrendi. Türk devleti ise sosyal medyayı engelleyerek ya da en azından çalışmasını ağırlaştırarak bu bilgi akışının önüne geçmeye çalıştı.

Türkiye'de bazı internet siteleri ile sosyal medya platformları Twitter, Watsapp ve Facebook bu getirilen engellemelerden etkilendi. Önceki günkü durum için "son 3 yılın en ciddi sosyal medya engellemesi" yorumu yapıldı.

Netblocks'un kurucusu Alp Toker özellikle sosyal medya platformlarına erişimin "aralıklı engelleme" formülü ile kısıtlandığını belirtti.

Başkomutan ortada yoktu yalanı valiye söylettiler

Hem Reyhanlı'da halkın hastane etrafında toplanması hem de sosyal medyaya ses ve görüntülerin düşmesi ve haber paylaşımları, Türk devletinin yine asker ölümlerini sümenaltı etme çabalarını engelledi.

AKP'li Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan yönetiminde ordu ve siyaset bürokrasisinin üst düzeyi bir araya geldi. Saray'da İdlib gündemli acil toplantıya Erdoğan'ın yanı sıra Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MİT Başkanı Hakan Fidan, kuvvet komutanları katıldı.

Beklenenin aksine toplantının bitiminden sonra açıklama yapılmadı. Daha önce 'başkomutan' sıfatını her fırsatta kullanmakta sakınca görmeyen Erdoğan'ın bu kez sessiz kalması ise dikkat çekti. Toplantının son bulmasından sonra Hatay Valisi, 27 Şubat akşamı bir kaç kez açıklama yaptı. Vali'nin her açıklamasından sonra ölü asker sayısının artması da dikkat çekti. Hatay Valisi Rahmi Doğan'ın bu şekilde açıklama yapması ise "kamuoyunun yavaş yavaş alıştırılması" şeklinde yorumlandı. Vali Doğan ilk olarak "9 şehidimiz var" dedi. Valinin daha sonra yaptığı açıklamalarda ise ölü asker sayısı 22'ye, sonra 29'a en son da 33'e yükseldi.

Rusya: Türk askerleri orada olmamalıydı

Rusya Savunma Bakanlığı, önceki günkü Türk askerlerinin hava saldırısıyla ilgili olarak "Türk askerlerinin söz konusu bölgede olmamaları gerekiyordu" dedi.

Rusya bu açıklamayla, Türk ordusunun  vurulduğu noktada illegal bir şekilde bulunduğuna işaret ediyordu.  Rusya Savunma Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklama şu şekildeydi: “İdlib'de teröristlerle birlikte bulunan Türk askerleri Suriye Ordusu tarafından vuruldu. Rusya Ordusu, yaralanan Türk askerlerine ilişkin gelen bilgi üzerine Suriye Ordusu'nun ateşkes yapması için gerekli adımları attı. Saldırıda Rusya hava kuvvetleri yer almadı. Türkiye'nin İdlib'deki koordinasyon merkezi ile temas halindeyiz. Türk makamları tarafından verilen bilgiye göre, Türk askerlerinin söz konusu bölgede olmamaları gerekiyordu."

Akar'dan Rus Savunma Bakanlığı'na cevap

Rusya'nın doğrudan Türkiye'yi suçlayıcı açıklamasına ise Türk tarfından cevap Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan geldi. Akar, Türk birliklerinin bulunduğu yerlerin önceden Rusya'nın sahadaki yetkilileriyle koordine edilmesine rağmen saldırı yapıldığını ileri sürdü. Akar'ın daha sonraki açıklamaları ise bilindik ve Türk kamuoyundan gelen tepkileri yumuşatma içerikli. Akar'a SİHA, tank ve toplarla 200'den fazla Suriye ordusunun hedefinin vurulduğunu ileri sürdü. Akar, “Atışlar sonucu 5 helikopter, 23 tank, 23 top ve obüs, bir SA-17, bir SA-22 hava savunma sistemi, 309 rejim askeri etkisiz hale getirildi. Birliklerimizin bulunduğu yerler önceden Rusya'nın sahadaki yetkilileri ile koordine edilmesine rağmen bu saldırı gerçekleştirilmiştir" dedi.

Akar'ın açıklamasının devamında, Türk ordusunun Suriye'de işgal pozisyonunu sürdüreceği ve savaşa dahil olacağının sinyalleri vardı.

Til Rifat'a saldırı

Türk ordusu ağır kayıp yaşadığı İdlib'in acısını çıkarmak için yine Suriye'de Kürtlerin yoğun olduğu alanlara saldırdı. Türk ordusu top ve tanklarla Til Rifat kent merkezini bombaladı. Aynı şekilde Eyn İssa'ya yönelik de Türk odusu ve çeteleri tarafından saldırılar düzenlendi. Dün de Türk ordusu ve çeteler Minbic'e ağır silahlarla saldırdı.

Rus Senatör: TSK İdlib'i terör kalesi haline getirdi

Rusya adına yapılan açıklamalarda İdlib'in terör örgütlerinin karargahı haline geldiği ve Türkiye'yi suçlayıcı ibareler yer alıyor.

Türkiye'nin "terörle mücadelede üzerine aldığı yükümlülükleri yerine getirmediğini" söyleyen Rus Senatör Vladimir Cabbarov, Türk ordusunun faaliyetleri yüzünden İdlib'in teröristlerin kalesi haline geldiğini söyledi.

Rus Parlamentosu'nun üst kanadı Federasyon Konseyi'nin Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Vladimir Cabbarov,  İdlib'de yaşanan son gelişmelere ilişkin Sputnik'e yaptığı açıklamada "Suriye'deki teröristlerin kalesi İdlib oldu ve bu, büyük ölçüde Türkiye’nin terörle mücadelede üzerine aldığı yükümlülükleri yerine getirmemesi sayesinde oldu. Yani bu, onların (teröristleri) koruğu anlamına geliyor" dedi. Cabbarov, sadece Suriye'de değil tüm bölgede tehdit kaynağı durumu meydana getiren bu tür eylemlere son verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Cabbarov, Türkiye'ye dönük sert bir tehditte bulunmayı da ihmal etmedi. Cabbarov, Türkiye'nin İdlib'de bir saldırı başlatma olasılığını şu şekilde değerlendirdi: "Böyle bir saldırı, Ankara için kötü bir sonla biter."

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Türkiye'nin himaye ettiği El Kaide kökenli dinci çete grupları için "teröristlerle hiçbir uzlaşma yapılmamasından yanayız" dedi.

Lavrov, Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında İdlib’deki gelişmelere değindi. Lavrov, Türkiye ile yapılan İdlib'e ilişkin mutabakatlara bağlılıklarını koruduklarını vurguladı. Rus ve Türk askeri yetkililer arasında İdlib'deki duruma ilişkin olarak sürekli temas tesis edildiğini söyleyen Lavrov, "Türkiye'nin İdlib gerilimi azaltma bölgesindeki 'muhalifleri', teröristlerden ayırması gerektiğini" söyledi.  Asker ölümlerinden dolayı Türkiye'ye taziyelerini ileten Lavrov devamla şuna vurgu yaptı: "Suriye ordusunun İdlib'deki teröristleri durdurma hakkı vardır. Rusya, Suriye ordusunun bunu yapmasına engel olamaz."

Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Erdoğan'ın dün Ankara'nın talebiyle bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini, durumu kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını söyledi.

 

HABER MERKEZİ

 
 

ABD: Umarız Türkiye S-400’den vazgeçer

ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Kay Bailey Hutchison İdlib'de Türk devletinin uğradığı asker kayıplarını değerlendirirken, Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemlerinden vazgeçeceğini umduklarını belirtti. Hutchison, dünkü basın toplantısında, Türkiye’ye, S-400’leri almaması gerektiğini anlatmaya çalıştıklarını belirterek "Umarım Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bizim onların geçmişinin ve geleceğinin müttefiki olduğumuzu ve S-400’ten vazgeçmeleri gerektiğini görür" dedi. Hutchison, Suriye’de şu anda gelişen durumun "Türkiye ve Rusya arasında yaşanan her şeye ağır basması" gerektiğini söyledi.

Daha önce AKP'li Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, İdlib ve S-400 konularının farklı olduğunu söylemişti. 

 WASHINGTON

 
 

Rusya savaş gemilerini gönderiyor

The Moscow Times'ın haberine göre Rusya Donanması tarafından dün sabah yapılan açıklamada, Kalibr kruvazör füzeleri ile donatılan iki savaş gemisinin Suriye'ye gönderildiği belirtildi.

Haberde Donanma Sözcüsü Alexei Rulev'in sözlerine yer verildi.

Habere göre sözcü, Amiral Makarov ve Amiral Grigorovich gemilerinin Akdeniz'e yola çıktığını duyurdu. Sözcü, ayrıca Amiral Essen gemisinin de Aralık 2019'dan bu yana Akdeniz'de olduğunu hatırlattı.  Gemilerin gönderilmesinde, Türk ordusunun Suriye'deki işgal pozisyonu ve kayıplar pahasında çetelerle beraber Rusya ve Suriye ordusunun çetelere karşı yürüttüğü operasyonu durdurma çabasının önemli rolü var.

 
 

Libya’da 10 Türk askeri öldürüldü

Türk devleti sadece İdlib’de kayıp vermiyor. Aynı şekilde Libya’da da Müslüman Kardeşler kökenli çete yönetimi Mutabakat Hükümeti’ni destekleyen Türk devleti, General Halife Hafter yönetimindeki Libya Ulusal Ordusu’nun (LNA) düzenlediği saldırılar sonucu da kayıplar verdiyor.  Libya Ulusal Ordusu’nun sosyal medya hesabında 10 Türk askerinin Trablus’taki Mitiga havaalanına yapılan hava saldırısında öldürüldüğü açıklandı.

Vurulan yerler

Açıklamada 2 hava savunma sistemi, Türk askerlerine ait 2 baraka, 1 füze deposu ve TB2 marka Türk SİHA’larının bulunduğu bir hangarın vurulduğunu duyurdu.