Çözüm umutları ne zaman filizlense birileri hemen tırpanlıyor. Ne zaman bir yol açılsa vites küçültülüyor. Hükümet çözüm adına oluşmuş bir iklimi ve imkanı kullanamıyor. Her seferinde ezberlerine yenik düşüyor. Bunun için de yalanına kılıf dikiyor, durmadan mazeret üretiyor, demagoji yapıyor. Rakibini karalıyor.
"Biz kendimize bile dürüst değilken başkasına nasıl sağlıklı bir ayna görevi yapabiliriz? Aynı şekilde; karşımızdaki aynalardan kaçı kendine dürüst davranıp bize sağlıklı bir fotoğraf sunuyor" diyor Gassan Satar. Sorgulamak ve akletmek düşünme yeteneği olan beyinlere has bir özelliktir. Eski veri tabanlarıyla yenilenmek mümkün değildir. Bazen eskileri atmak, beynimize format atmak, akıl ve mantıkta bir dönüşüm, bir sıçrama yapmak gerekir. Yoksa zihinsel gevişin ötesine geçemezsiniz.
***
Artık bilinmelidir ki: çözümün gerçekleşebilmesi için köklü bir değişime, bu değişimin gerçeklik kazanması için de paradigmanın değişmesi gerekecektir. Paradigma değiştirmek elbette kolay değildir. Çünkü değişiminin ima ettiği zihinsel sıçrama, daha önce sahip olunan kimi ezberleri bozma cesaretini gerektirir.
Değişim, önyargılardan ve şablonlardan kurtulabilmeyle eşanlamlıdır. Böyle bir duruşta çıkar veya korkulara bağlı olarak olan-biteni çarpıtmamak vazgeçilmez koşuldur. Bu da ancak zihin haritasının koordinatlarını değiştirmekle mümkündür Hayatın yeni tanımlamalara, yeni adımlara ve kararlara ihtiyacı var ama aklımızın kapıları ve ezberlerimiz buna izin vermiyor.
Geçmişin değerleri ve metotlar yetersiz kaldığında, yeni değerler yaratmak, hayatın tıkandığı noktalarda yeni yöntemler geliştirmek gerekir.
Yeni tanımlar, anlamlar, yeni roller ve hamleler zamanıdır. Mevlana'nın dediği gibi; "...Dünle beraber gitti cancağızım / Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım."
***
Siyaset, uzağa bakıp yakını gören, düşünen ve sosyal huzura giden yolları seçebilen insanların işidir. Sosyal barışı kurabildiği oranda geçerlidir. İnsan haklarında eşitliği, adaleti sağladığı oranda başarılıdır. Öfke, hiddet ve kavga her şeyde olduğu gibi siyasete de yakışmayan davranışlardır. Aslolan kararlılıktır. Kriz yaratmak usta siyaset adamlarının işi olamaz. Evet, bütün ilişkiler, güvene dayalı olarak kurulup, onun sayesinde ayakta kalır, güven eksikliğine bağlı olarak da, parçalanıp dağılabilir. Güven sahip olduğunuz ya da olmadığınız hayali bir özellik değil, tam tersine, mümkün olabileceğini düşündüğünüzden çok daha hızlı yaratabileceğiniz, somut ve yararlı bir değerdir.
Her olayda olduğu gibi sürecin de mahiyetini belirleyen niyettir. Sonuca ulaştıran en kısa yoldur ve onun pozitif olmasından geçiyor her şey. Niyetin önüne "iyi" sıfatını ekleyip eklemediğimizdir belirleyici olan.