Özel savaşın yerel ayakları

Toplum/Yaşam Haberleri —

Amed

Amed

  • Paranın ve rantın kesilmesi, özel savaş politikalarının devreye girmesine sebep oldu. Her ilçede, belediyenin ve partinin yaptığı çalışmaları manipüle edip olumsuzlayan kişiler bulunuyor.
  • Şu anda 9 yıldır tahrip edilen alanlar onarılmaya çalışılıyor. Ama zamana ihtiyacımız var. Hem tahribatı ortadan kaldırmak hem de yeniden inşa etmek zaman alıyor. Bunu görmek gerekiyor.

ROJHAT ABİ/AMED

DEM Parti Amed İl Eşbaşkanı Abbas Şahin, Amed’de belediyelerin yaptığı her çalışmanın belli çevrelerce kriminalize edilmeye ve toplum nezdinde gayrimeşru ilan edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, özellikle sosyal medyadan hedef gösterenleri “özel savaş merkezinin yerel ayakları” olarak nitelendirdi.

Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın 25 Ekim 2016’da tutuklanmasının ardından, 1 Kasım’da dönemin Ankara Etimesgut Kaymakamı Cumali Atilla, Amed Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum olarak atandı. Atilla, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde aday oldu ancak HDP’nin adayı Adnan Selçuk Mızraklı, Amed Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildi. Mızraklı, beş aylık görev süresinin ardından 19 Ağustos 2019’da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alındı. Tutuklanıp yerine 21 Ağustos 2019’da dönemin Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu kayyum olarak atandı. Mızraklı hala Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerde, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları olarak yüzde 64 oy alarak seçilen Serra Bucak ile Doğan Hatun, bir yandan kente hizmet etmeye devam ederken, diğer yandan kayyumların 9 yılda yarattığı tahribatlarla uğraşıyor. Özellikle sosyal medyada bazı çevreler, belediyenin çalışmalarını hedef göstererek kriminalize etmeye çalışıyor.

Kayyumun sonucu, tesadüf değil

DEM Parti Amed İl Eşbaşkanı Abbas Şahin, kayyumların kentteki tahribatlarını, seçilen belediye eşbaşkanlarının çalışmalarını, eksikliklerini ve sosyal medyadan hedef gösterilerek belediye çalışmalarının manipüle edilmesinin arka planını anlattı. Dokuz yıllık sürede kayyumların yerel yönetimler içerisinde kirlilikleri meşrulaştırmak gibi bir görevle hareket ettiğine dikkat çeken Şahin, “Atanan kayyumlar kendi çevresinden müteahhitler ve şirketler oluşturdu. Toplum içerisinde sorun çözmeyen, sorunları biriktiren bir yapı olageldi. Bu yapı ile özel savaş politikaları geliştirildi, toplum birbirine karşıtlaştırıldı. Kayyumların gelmesiyle sokaklardaki uyuşturucu çetelerinin yoğunlaşması da tesadüf değil. 2015 öncesinde Amed sokaklarında uyuşturucudan bahsedilemezken, bir anda 8-9 yaşındaki çocuklara kadar ulaştı. Gençler geleceksiz bırakıldı, enerjilerini doğru kanallardan yönlendiremiyorlar” dedi.

Özel savaşın yerel ayakları

Abbas Şahin, belediye eşbaşkanlarıyla ilgili, belediyenin yaptığı çalışmalarla ilgili somutlaşmayan yolsuzluk, çıkar ilişkisi, zimmete geçirme iddiaların, rantı kesilen bazı çevreler tarafından ortaya atıldığını söyledi: “Belediyelerde ciddi bir tahribat var. Çok basit bir örnek verelim. Siz kayyumdan bir belediye almışsınız ve belediye araçlarının motorlarını dahi söküp satan personeller, müdürler var. Oradaki hizmet alımıyla gelen makinelerin satıldığını, kiralama yöntemine gidilip üzerinden çok ciddi paralar alındığı tespit edildi. Bizim belediye eşbaşkanlarının gelmesiyle birlikte, paranın ve rantın kesilmesi özel savaş politikalarını devreye soktu. Her ilçede, sosyal medyayı kullanıp belediyenin ve partinin yaptığı tüm çalışmaları manipüle edenler var. Daha karar alınmadan, sanki karar alınmış gibi toplum nezdinde gayrimeşru ilan etmeye çalışıyorlar. Bunun içerisinde müteahhitler, daire başkanları, müdürler, personeller bulunuyor. Bir bütün olarak aslında bir özel savaş politikasını uygulayanlar ortaya çıktı.”

Ciddi çalışmalar yapıldı

Tüm saldırılara rağmen belediye eşbaşkanları ve çalışanlarının ciddi çalışmalar yaptığını belirten Şahin, “Amed’in 50 yıllık su sorununu çözebilecek arıtma sistemi kuruldu. Yol çalışmaları yapıldı. Bir buçuk yıl içerisinde 27 bin kadına mor kart çıkarıldı, 10 binin üzerinde sosyal yardım kartı oluşturuldu. Ulaşıma ciddi geliştirmeler yapıldı, 100’den fazla yeni otobüs alındı” dedi.

Hazine Bakanlığı engeli

Raylı sistem projesinin gündeme geldiğini belirten Şahin, “Raylı sistem yapabilmeniz için çok büyük bir meblağa ihtiyacınız var. Uluslararası krediler bulunsa bile, hazine garantisi gerekiyor. Hazine Bakanlığı ise Kürt illerindeki projelere garanti vermiyor. Bu yüzden toplumun ihtiyaçlarına dönük projeleri gerçekleştiremiyoruz” diye ekledi.

Halka doğru anlatılmalı

Belediyelerin eksiklikleri olsa da bunların halka doğru şekilde anlatılması gerektiğine dikkat çeken Şahin, şöyle devam etti:
“Arkadaşlarımızın eksiklikleri elbette oluyor. Yüzde yüz her şeyi gerçekleştirdik demeyiz; yapamadıklarımızın da halka aktarılması gerekiyor. İlk etapta çok ciddi bir kaos yaşandığı için, yaptıklarımız ve belediyeyi devralmamızla birlikte, eksikliklerimizi halka anlatamadık. Özellikle kayyum döneminde yaratılan tahribatların ortaya çıkmaması için, tahribatı yaratanlar ve çevreleri manipülasyon yaparak halkı kaosa sürüklemeye çalıştı. Bunu, dokuz yıl boyunca kurdukları yapıları devreye sokarak gerçekleştirdiler. Belediyenin tüm çalışmalarını eksiklik olarak lanse ettiler; bu da toplumda tedirginlik yarattı.

Ama bizim çalışmalarımızla birlikte değişim ve dönüşüm başladı. Şehirlerdeki somut çalışmalara ve sosyal-kültürel etkinliklere baktığımızda bunu görmek mümkün. Belediyelerimiz, son bir buçuk yıldır Amed’de sürekli sinema festivalleri, konserler ve çeşitli etkinlikler düzenliyor. Üstelik, bunların hepsi kayyum döneminde engellenmişti.”

İnşa etmek zaman alıyor

Demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmanın esas alındığını vurgulayan Şahin, bu köklü değişimin zaman alacağını belirtti. “Elbette eksiklikler yaşıyoruz. Özellikle eril zihniyetin yoğun olduğu bir yerde birçok değişim gerçekleşiyor, ama henüz istediğimiz seviyede değil” dedi. Eşbaşkanlık anlayışında farklı yaklaşımlar olduğunu, ancak bunun aşılacak hamlelerle üstesinden gelindiğini ifade eden Şahin, şunları ekledi: “Tahrip edilen alanları toparlayacak ve bu çalışmaları yürütecek kalifiye arkadaşlarımız ya cezaevinde, ya yurt dışında ya da tamamen pasifize edilmiş durumda. Buna rağmen, özellikle sosyal politikalar başkanlıkları başta olmak üzere yoğun bir faaliyet sürdürülüyor. Kadın bilimleri alanında çalışmalar var, çok sayıda kadın merkezi açıldı ve ilçelerde açılmaya devam ediyor. İstihdam alanları oluşturulmaya çalışılıyor, birçok farklı çalışma yürütülüyor. Ancak yeterli mi derseniz, hayır. Dokuz yıl önce bırakıldığı noktadan devam etmiş olsaydık, bugün çok farklı bir seviyede olurduk. Şu anda 9 yıldır tahrip edilen alanlar onarılmaya çalışılıyor ve ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Ama zamana ihtiyacımız var. Çizgiden ve paradigmadan sapma yok; çünkü hem tahribatı ortadan kaldırmak hem de yeniden inşa etmek zaman alıyor. Bunu görmek gerekiyor.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2025 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.