• CHP’ye yargı marifetiyle darbenin ardından Özgür Özel ve arkadaşlarının tehdit edildiği ve sıradaki hedefin dokunulmazlıklar olabileceği iddia ediliyor.

 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yanı sıra CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle Şubat 2026’da fezlekeler Meclis'e sunuldu. Bu dosyalar, siyasi konuşmalar, açıklamalar ve kamu görevlilerine yönelik eleştiriler üzerinden hazırlandı. Mart 2026’da ise bu kez Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu hakkında dokunulmazlık dosyaları Meclis’e gönderildi. Daha geniş tablo ise Temmuz 2025’te ortaya çıkmıştı. CHP’nin 135 milletvekilinden 61’i hakkında toplam 240 dokunulmazlık dosyasının Meclis’te olduğu açıklanmıştı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bu tabloya “Türkiye’nin birinci partisi CHP’nin 135 milletvekilinin 61’i hakkında 240 adet yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi TBMM’de” sözleriyle tepki göstermişti. Bu nedenle tartışma yalnızca “Özgür Özel tutuklanacak mı?” sorusundan ibaret değil. Kısa Dalga'ya göre; daha geniş soru şu: CHP’nin Meclis grubu ve parti yönetimi, fezlekeler üzerinden baskı altına mı alınacak?

AKP-MHP aritmetiği

Bu senaryoyu önemli kılan noktalardan biri, Meclis aritmetiği, çünkü milletvekili dokunulmazlığı kendiliğinden kalkmıyor; Meclis kararı gerekiyor. Anayasa’nın 83. maddesine göre, bir milletvekili Meclis kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Meclis dokunulmazlığın kaldırılmasına karar verirse soruşturma ve yargılama yolu açılır. Meclis'in güncel sandalye dağılımına göre AKP’nin 275, MHP’nin 46 milletvekili bulunuyor. İki partinin toplam sandalye sayısı 321. Meclis’te mevcut toplam milletvekili sayısı 592. Tüm milletvekilleri Genel Kurul’da hazır olsa bile salt çoğunluk 297’de kalıyor. AKP-MHP toplamı ise bunun üzerinde. Bu nedenle “Özgür Özel’in veya diğer CHP’li vekillerin dokunulmazlığı kaldırılamaz” demek doğru değil. Teknik olarak AKP ve MHP fire vermeden hareket ederse dokunulmazlıkları kaldırmaya yetecek sayıya sahip. Asıl mesele, iktidarın bu adımı atıp atmayacağı ve bunun siyasi maliyetini göze alıp almayacağı.

Neden şimdi gündemde?

Bu tartışmanın zamanlaması tesadüf değil. CHP’nin 38. Kurultayı hakkında verilen 'mutlak butlan' kararı, ana muhalefet partisinin seçilmiş yönetimini doğrudan hedef aldı. Mahkeme kararıyla Özgür Özel ve mevcut parti organlarının görevden uzaklaştırılması, Kemal Kılıçdaroğlu ve eski parti organlarının göreve iade edilmesi, CHP içinde iki ayrı meşruiyet tartışması yarattı. Bu karar, İmamoğlu’nun tutuklanması, CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, kurultay soruşturmaları ve parti yöneticileri hakkındaki fezlekelerle birlikte okunuyor. Muhalefet çevrelerinde hâkim değerlendirme şu: İktidar, CHP’nin yerel seçimlerden sonra kazandığı siyasi üstünlüğü yargı ve Meclis süreçleriyle sınırlamaya çalışıyor. Dokunulmazlık dosyaları da bu çerçevede yeni bir baskı enstrümanı olarak görülüyor. Özellikle Özel’in dirençli muhalefet çizgisinin Meclis performansı, parti içi pozisyonları, dosyaları yalnızca hukuki değil, siyasi hale getiriyor.

Tutuklama olur mu?

Dokunulmazlığın kaldırılması otomatik tutuklama anlamına gelmez. Önce fezlekeler Komisyon’da ele alınır, ardından Genel Kurul’a gelir. Dokunulmazlık kaldırılırsa ilgili vekil hakkında soruşturma ve yargılama yolu açılır. Meclis kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru imkanı da bulunuyor. Bu nedenle kısa vadede “hemen tutuklama”dan çok, önce fezlekelerin hızlandırılması, Komisyon gündemine alınması ve Genel Kurul’a taşınması ihtimali daha gerçekçi görünüyor.

En olası senaryo

Kulis iddiaları ve Meclis aritmetiği birlikte değerlendirildiğinde üç olasılık öne çıkıyor:

* Fezlekelerin bekletilerek CHP üzerinde sürekli bir baskı unsuru olarak kullanılması. Bu, iktidar açısından en düşük maliyetli yol.

* Özgür Özel ve grup yönetimindeki bazı isimlerin dosyalarının seçilerek hızlandırılması. Bu senaryo, CHP’nin Meclis ve sokak muhalefetini sınırlamayı hedefleyebilir.

* Dokunulmazlıkların kaldırılması ve ardından yargı sürecinin işletilmesi. Bu en sert ve en yüksek maliyetli senaryo olur. Böyle bir hamle, yalnızca CHP içinde değil, Türkiye siyasetinde de yeni bir kırılma yaratır.

Özgür Özel’in veya diğer CHP’li vekillerin tutuklanacağına dair dün itibarıyla kesinleşmiş bir adli karar yoktu. Meclis’e gönderilen fezlekeler, 61 CHP’li vekili kapsayan dokunulmazlık dosyaları ve AKP-MHP çoğunluğunun bu dosyaları geçirebilecek sayıya sahip olması, iddiayı tamamen boş bir söylenti olmaktan çıkarıyor. Şimdi CHP’nin Meclis Grubu'nun da dokunulmazlık dosyaları üzerinden baskı altına mı alınacağının yanıtı henüz kesin değil ama CHP krizi artık sadece parti genel merkeziyle sınırlı değil; Meclis’e, fezlekelere ve milletvekili dokunulmazlıklarına uzanabilecek yeni bir aşamaya geçmiş durumda. ANKARA