
HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ve Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Fatoş Göksungur, Stuttgart’ta Alman anti terör yasasının 129 b maddesinden yargılanan tutuklu Kürt siyasetçi Ali Özel’e destek amacıyla duruşmaya katıldı.
Stuttgart Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde önceki gün görülen davaya Sarıyıldız ve Göksungur’un yanı sıra 30 kişilik bir grup da destek amacıyla katıldı.
Duruşmada, Anayasayı Koruma Örgütü’nün korumasında bulunan bir kişi tanık olarak dinlendi. Güneş gözlüğü, perukla kamufle edilen ve ses tonu da değiştirilen gizli tanık, Özel’in PKK’nin Sachsen Anhalt Eyaleti sorumlusu ve ‘şefi’ olduğunu iddia etti. İnandırıcı bulunmayan ‘şef’ tabiri, salondakiler tarafından tebessümle karşılandı.
Söz konusu şahıs dosyada gizlilik olduğu gerekçesiyle savunma avukatlarının sorularının çoğunu cevapsız bırakması da dikkat çekti. Çelişkili ifadelerden dolayı savunma avukatlarının sorularına maruz kalan gizli tanık, zaman zaman başsavcı tarafından korundu. Özel’e yönelik hiçbir tutarlı kanıt sunamayan gizli tanık “Bilmiyorum, bir şey söyleyemem, söylemem yasak” gibi ifadelerin arkasına saklandı.
Savunma avukatlarının “Bu çalışmaları yürütmek için hangi kaynaklardan finanse ediliyorsunuz? Sizin de kaynak olarak nitelediğiniz muhbirlere hangi kategoride ve şartlarda ödeme yapıyorsunuz? Hangi zaman diliminde bir araya geliyorsunuz” şeklindeki sorulara ise şahıs şu cevapları verdi: “Devlet çalışmamız karşılığında bütçeden bize ödeme yapıyor. Bizimle çalışanlarla ayda 2 kere buluşuyoruz. Kaynak olarak yararlandıklarımıza bilgi kalitesine göre 500 ila 10 bin Euro ödeme yapılıyor. Bu insanların verdikleri bilgileri toplu olarak bir sene içerisinde başka kaynaklardaki bilgilerle karşılaştırıp, güvenirliğini ve doğruluğunu kontrol ediyoruz.”
KCK davaları gibi
Duruşmaya katılan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız duruşma sonrası gazetemize verdiği demeçte “Burada 4 saat boyunca gizli bir şahidi dinledik. Kanıt ve delil olarak suç sayılabilecek hiç bir şey yok. Dava tamamen Türkiye’deki KCK davaları gibi siyasidir. Hiç bir hukuksal yanı yoktur. Ben de Türkiye’de buna benzer suçlamalarla 5 yıl cezaevlerinde kaldım. Ben burada Alman devletine soruyorum, Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu ülkede herhangi terör ya da kriminal bir eylemini söyleyebilir mi? Siyasi içerikten başka bir şey ifade etmeyen bu tür tutuklama ve suçlamaları kınıyoruz. Şu anda 30 kişiye yakın siyasi tutuklu Almanya’da var. Almanya, bu tür tavır ve yaklaşımlarını, ‘birilerini üzerim, kırarım’ korkusundan halen devam ettiriyor. Halbuki en kısa sürede bu korkuları ve çelişkilerinden kurtulmalı, son vermelidir” ifadelerini kullandı.
Tamamen siyasi
NAV-DEM Eşbaşkanı Fatoş Göksungur da, duruşmanın vahametine dikkat çekti ve ekledi: “1994 yılından beri Kürt Özgürlük Hareketi’ni yasaklı terör listesine alan, Alman yasalarını kınıyoruz. Tutukladıkları arkadaşların davalarını takip ediyoruz ve her seferinde hiçbir suç teşkil edecek bir kanıt olmadığını görüyoruz. Davalar tamamen siyasidir. Merkel, Erdoğan ile olan menfaat politikalarına Kürt siyasetçileri kurban ediyor. Suriye ve Irak’ta katliamlar uygulayan ve Avrupa’nın çeşitli yerlerinde yaptıkları saldırılarla sivil insanları katleden DAİŞ çeteleri, terörist örgütler listesine alınmıyor ama kimlik ve demokratik haklarının mücadelesini veren Kürt Özgürlük Mücadelesi halen yasaklı örgütler listesinde tutuluyor. Biz bu durumu kabul etmiyor, mahkum ediyoruz. Davaları süren arkadaşlarımıza da halkımızdan güçlü sahip çıkmalarını istiyoruz. Bu durumun değişmesi için siyasi çalışmalarımıza da güçlü bir şekilde devam edeceğiz.”
26 Kasım 1993’te Almanya’da yürürlüğe giren PKK yasağı, diğer Kürt siyasi tutsaklar gibi, Ali Özel’in de davasına zemin oluşturuyor. Bu yasaktan dolayı, şimdiye kadar yüzlerce Kürt tutuklandı ve çeşitli cezalara çarptırıldı.
Ali Özel’in davası da 1 Aralık 2015’te başladı. Özel değişik cezaevlerinde bulunan 12 Kürt tutsak gibi ‘Başka bir ülkede olmakla birlikte Almanya’da faaliyet yürütün yabancı terör örgütleri’ maddesini düzenleyen 129 b maddesinden yargılanıyor. Ali Özel hakkında, PKK için faaliyet yürüttüğü, para topladığı, toplantı, miting ve yürüyüşleri organize ettiği yönünde iddialar bulunuyor. Suçlamalar arasında Rojava Özel’in Rojava devrimini selamla yürüyüşleri, Paris’te katledilen 3 Kürt kadın devrimci anısına düzenlenen eylemler ve 21 Eylül 2013’te Dortmund kentinde tamamen yasal olan Kürt Kültür Festivali’nde yer almasının suç kapsamına sokulması, Alman devletinin Kürtleri nasıl kriminalize ettiğini gözler önüne seriyor.
Özel, hakkında açılan davanın tamamen siyasi olduğunu belirterek şimdiye kadar ki duruşmalarda konuşmadı.
GÜL GÜZEL / STUTTGART