NAZIM DAŞTAN/MA

Şengal’de 4 yıl önce 74’üncü fermana maruz bırakılan Êzîdîler, bir daha benzeri bir katliamla karşılaşmamak için oluşturdukları askeri birlikle önce topraklarını özgürleştirdi, akabinde de savunma ve yönetim birimlerini oluşturdu. Êzîdîler, şimdi de birlikte yaşadıkları Şii Araplar ile Şengal Genel Meclisi’ni ilan etme hazırlığında.

Suriye iç savaşının başlaması ile egemen devletlerin Ortadoğu’yu dizayn etme projesi olarak sahaya sürdüğü DAİŞ, Irak ve Suriye topraklarında özelikle farklı etnik kimlik ve inançlara dönük girişilen soykırımın görünürdeki faili oldu. Sahneye çıkar çıkmaz Musul’u alarak Irak ordusuna, Reqa’yı alarak Suriye ordusuna ait ağır silahlara el koyan DAİŞ, adım adım soykırım projelerini hayata geçirmeye başladı.

Musul’da direnişle karşılaşmadan kazanan DAİŞ, Musul’un yanı başında yaşayan Êzîdîleri, Şebek ve Kakaî Kürtlerini, Şiileri, Türkmenleri ve kendisine biat etmeyen herkesi hedef aldı.

Enbar, Felluce, Ramadi, Tikrit, Baac, Havice, Musul ve Telafer’i ele geçiren DAİŞ, Êzîdî yurdu Şengal’in etrafındaki çemberi daralttı. Takvimler, 2014 yılının Ağustos ayı başını gösterirken, Irak ordusu ve KDP peşmergelerinin DAİŞ karşısında yalnız bıraktığı Êzîdîler,  tarihlerinde 73 kez yaşadıkları soykırıma 74’üncü kez uğramakla yüz yüze bırakıldı.

74. ferman 

DAİŞ, Musul’un ardından Ağustos sıcağında her şeyi önüne katarak Şengal’e yöneldi. Şengal etrafında bulunan stratejik yerleri alan DAİŞ, 2 Ağustos gecesi kentin güney hattı olarak bilinen Siba, Şêx Xidir, Tel Êzer, Girzer ve Koço köylerine eşi görülmemiş bir saldırı başlattı. Bu saldırıyla birlikte 74’üncü ferman başlamış oldu.

Adım adım Şengal merkezine yürüyen DAİŞ, girdiği her köyde erkekleri toplu olarak katledip, kadın ve çocukları esir aldı. Siba, Şêx Xidir ve Girzer köylerindeki Êzîdîler, sabaha kadar direndi. Ancak KDP’ye bağlı peşmergelerin destek göndermemesi üzerine direnişleri kırıldı.

3 Ağustos sabahı bu hattın düşmesi üzerine Şengal’e ulaşan DAİŞ, onbinlerce Êzîdî kadın, çocuk ve yaşlıyı kırımdan geçirdi. Bir anda DAİŞ’i karşılarında gören Êzîdîler, Şengal Dağı’na sığındı.

DAİŞ’in eline geçen Êzîdîler ise Musul, Telafer, Reqa, Minbic, Girê Spî ve Dêra Zor gibi kentlerde kurulan köle pazarlarında satıldı. Kimi kadınlar DAİŞ’liler tarafından alıkonuldu. Yüzlercesi ise DAİŞ’in zorla Müslümanlaştırma çabalarına karşı çıktıkları için öldürüldü.

12 süvari 

Şengal Dağı’na sığınanların imdadına HPG ve YJA Star’lılar koştu. İlkin 12 kişilik bir güç ile Êzîdîlerin yardımına koşan PKK’liler, daha sonra “12 Süvari” olarak adlandırıldı. Dağa sığınan yüz binlerce Êzîdînin DAİŞ’in eline geçmesinin önünü alan PKK’liler, sergiledikleri direnişle DAİŞ’in Şengal Dağı’na girmesine engel oldu.

Aynı anda Rojava’dan Êzîdîlerin yardım çağrılarına kulak veren YPG/YPJ güçleri de çatışa çatışa Rojava-Şengal arasında insani bir koridor açarak, orada bulunan Êzîdîleri güvenli bölgelere nakletti.

YBŞ/YJŞ’nin direnişi 

Şengal’in tamamen DAİŞ işgaline girmesinin önünü alan güçler, Şengal Dağı‘ndan kent merkezinin Sitti Zeynep mahallesine uzanan bir hat oluşturdu. Zamanla örgütlenen Êzîdî gençler ise Şengal Savunma Birlikleri (YBŞ) ve Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ) çatısı altında örgütlenerek, kendilerini ve yurtlarını DAİŞ’e karşı korumaya çalıştı. Bu şekilde tam 11 ay boyunca DAİŞ’e karşı direnen YBŞ/YJŞ güçleri, soykırımın daha fazla katmerleşmesini engelledi.

Şengal’de 68 toplu mezar bulundu 

Bugüne kadar Şengal’in çeşitli yerlerinde 68 toplu mezar bulundu. En büyük mezarda ise yaklaşık 200 kişinin cesedinin bulunduğu tahmin ediliyor. Halen toplu mezarlar çıkmaya devam ederken, toplu mezarların en çok bulunduğu yerler ise Koço, Solax, Herdan, Ramusî ve Kapusî köyleri oldu.

Şengal Kurucu Meclisi

Ocak 2015’in işgal koşullarında Şengal Kurucu Meclisi oluşturulurken, bu meclis çatısı altında çalışmalar yürütüldü. Özerk bir Şengal için ilk adım olarak da değerlendirilen kurucu meclis; hizmet, eğitim, kültür-sanat ve güvenlik başta olmak üzere birçok konuda sorumluluk üstlendi. Êzîdîler böylelikle kendilerini korumaya başladı. Bunun yanı sıra Êzîdî Özgür Kadın Hareketi de (TAJÊ) kurularak, toplum ve kadın çalışmalarına ağırlık verildi. YBŞ ve YJŞ güçlerine katılım ise her geçen gün arttı.

TAJÊ bünyesinde oluşturulan Esir Kadınları Kurtarma Komitesi, bugüne kadar DAİŞ’e esir düşmüş 500’den fazla kadın ve çocuğu kurtardı. Kurtarılanlar özellikle Rakka, Musul ve Dêra Zor’da DAİŞ’in elinde esir olarak kalıyordu.

Şengal’e geri dönüş 

Şengal’in 13 Kasım 2015’te tamamen DAİŞ’ten kurtarılmasından sonra, 2017 yılında Şengal Demokratik Özerk Meclisi ilan edildi. Êzîdî halkının korunması için 23 maddeyi kamuoyuna duyuran özerk meclis, Êzîdîlerin korunması için uluslararası güçlerden de duyarlılık talep etti. Şengal’in özgürleştirilmesi ve yeniden örgütlendirilmesi, fermandan dolayı giden ailelerin dönüşünü de beraberinde getirdi. Binlerce aile yıllar sonra yerine yurduna yeniden dönmeyi başarabildi.

4. yılda anmalar 

Fermanın 4’üncü yılına girilirken, saldırıda esir düşen ve halen akıbeti bilinmeyen binlerce Êzîdî bulunuyor. Êzîdîler, fermanın 4’üncü yıl dönümüne hazırlanırken, bu kapsamda çeşitli anma ve etkinlikler düzenlenecek. Anma etkinliklerine Musul, Telafer, Federe Kürdistan ve diğer bölgelerden heyetler davet edildi.

Anma kapsamında Êzîdî gençler, 2 Ağustos gecesi Şengal Dağı’nda meşaleli yürüyüş gerçekleştirecek. Sabah ise Serdeşt Bölgesi’nde binlerin bir araya gelmesi beklenirken, burada Şengal Genel Meclisi’nin ilan edileceği öğrenildi. Bu mecliste ise kentte bulunan Şii ve Arapların da yer alacağı ve meclisin Irak tarafından resmi bir şekilde kabul edileceği de belirtiliyor.