Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Suriye Anayasa Komitesi’ne dahil edilmemelerinin 5 milyon Suriyelinin iradesinin yok sayılması ve işgale göz yumulması anlamına geldiğini vurguladı.

Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen tarafından kurulduğu ilan edilen ve bugün (30 Ekim) ilk çalışmalarına başlaması planlanan ancak Özerk Yönetim temsilcilerinin dahil edilmediği Suriye Anayasa Komitesi’ne ilişkin açıklama yaptı.

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Türk devletinin işgal saldırılarında bulunduğu bir dönemde yakın bir tarihte kurulduğu açıklanan Suriye Anayasa Komitesi’nin toplantı hazırlıklarının yapıldığını açıkladı. Bilindiği gibi Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi temsilcileri bu komiteye dahil edilmedi. Özerk Yönetim yaptığı yazılı açıklamada, bu komiteye dahil edilmemelerinin, Türk devleti ve çetelerinin bölgedeki hak ihlallerine gözlerin kapatılması ve aynı zamanda 5 milyon Suriyelinin iradesinin yok sayılması anlamına geldiğini vurguladı.

Türkiye ile DAİŞ ilişkisi

Yazılı açıklamaya şöyle devam edildi: ”Halkımız, DAİŞ çetesine karşı büyük bir fedakarlık ile tarihi bir zafer kazandı. DAİŞ liderinin öldürülmesi Suriye başta olmak üzere tüm dünya için büyük bir zaferdir. El-Bağdadi’nin Türkiye’nin kontrolü altındaki bölgelerdeki varlığı, Türkiye’nin DAİŞ’in yeniden dönüşünün zeminini hazırladığının en açık göstergesidir. Zaten Türkiye, bu amaçla bölgemize saldırmaktadır. Saldırılar ile ayrıca Kürt halkı başta olmak üzere Suriye halklarının katledilmesi hedeflenmektedir.

Çözümden uzak ve adaletsiz

Özerk Yönetim’in anayasa çalışmalarından uzak tutulması ve bu tarz yaklaşımlar, Suriye için demokratik bir çözüme hizmet etmemektedir. Bu durum aynı zamanda komitenin adaletsizliğini de göstermektedir. Özerk Yönetim olarak demokratik, çok renkli ve toprak bütünlüğünün korunduğu bir Suriye için mücadele etmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Tüm dünya kamuoyuna, terörün bitirilmesinde baş aktör olan Kürtler başta olmak üzere bölge halklarını inkar eden siyasetlerin karşısında durma çağrısı yapıyoruz.

Demokratik anayasa yapılamayacak

Aynı zamanda dünya kamuoyu, Türk faşizminin saldırılarına karşı duyarlı olmalıdır. Halkımızın anayasa çalışmalarından uzak tutulmasıyla çözüm için yanlış yol seçilmiştir. Ayrıca Suriye’nin bir bölümünün bu çalışmalardan uzak tutulmasıyla demokratik bir anayasa oluşturulamayacağı gibi hiçbir şekilde çözüm ve huzur da sağlanamayacaktır.

Halkımızı temsil etmiyorlar

Ülkedeki ve yurt dışındaki halklarımızı kendilerini inkar eden bu uygulamalara karşı protesto eylemleri gerçekleştirmeye çağırıyoruz. Çünkü bu çalışmalara halkımızı ve bölgeyi hiçbir şekilde temsil etmeyen Türkiye’nin çeteleri, DAİŞ’e destek veren kişiler ile Suriye’nin parçalanması ve Türk devlet işgaline alkış tutanlar davet edilmiştir. İşgal ve iç savaşa karşı direnenlerin bu çalışmalara dahil edilmemesi şaşırtıcıdır.”

QSD’nin açıklaması

QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî de yaptığı açıklamada, ”Kürdistan halkımız ve Avrupa’daki bütün arkadaşlarımız harika bir iş yapıyor. Cenevre ve Anayasa Komisyonu’nda gerçek bir tanıma ve resmi temsil olmadan geri çekilemeyiz” ifadelerini kullandı.

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, ilk toplantı öncesinde Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in Birleşmiş Milletler‘in Cenevre Ofisi’nde bir araya geleceğini bildirmişti.

Pedersen, Cenevre’de yaptığı basın toplantısında Suriye egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyma önemini vurgulamıştı. Anayasayı tartışma ve Suriye’nin geleceğine karar verme hakkının sadece Suriyelilere ait olduğunu ifade eden Pedersen, Suriye anayasasının Suriyelilerin mülkü olduğunu belirtmişti.

Pedersen, Anayasa Komitesi’nin çalışmalarında BM’nin sadece koordinatör rolünü yapacağını ifade etti. Pedersen, daha önce “Komitede Kürtler de var ancak SDG temsilcileri yok” açıklamasında bulunmuştu.

150 saatlik süre doldu

Türkiye ile Rusya arasında Soçi’de sağlanan anlaşma uyarınca YPG’ye çekilmesi için tanınan 150 saatlik süre dün akşam saatlerinde doldu. Soçi Mutabakatı’na göre ateşkesin sona erdiği andan itibaren Serêkaniyê ile Girê Spî’nin batısı ve doğusunda 10 kilometre derinlikte Qamişlo şehri hariç Türk-Rus ortak devriyelerinin başlaması öngörülüyor.

Türkiye’nin daha önce ABD ile vardığı mutabakat ise Serêkaniyê ile Girê Spî arasındaki bölgede güneye doğru 32 kilometrelik bir alanı kapsıyor. Bu mutabakat ile ilan edilen ilk 120 saatlik ateşkesin süresinin dolmasının ardından ABD’li yetkililer, Kürt kaynaklarına dayanarak tüm YPG’lilerin bölgeyi terk ettiğini duyurmuştu.

Rus heyeti Ankara’da

Ortak devriyelerin nasıl yapılacağı ve diğer konuları görüşmek için önceki gün Ankara’ya gelen Rus heyeti, dün de çalışmalarını sürdürdü.

Çekilme tamamlandı

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu da dün öğleden sonra yaptığı açıklamada, Soçi’de yapılan Türk-Rus mutabakatı uyarınca Kuzey-Doğu Suriye’nin sınırında içeriye doğru çekilmenin, planlanandan önce tamamlandığını bildirdi.

Ateşkes uzatılsın

Öte yandan BM Suriye Özel Temsilcisi, ateşkesin uzatılmasını istedi. Geir Pedersen, ”Ateşkeslere uyulmasını şiddetle talep ediyoruz ve ülke çapında da bir ateşkes çağrısı yapıyoruz” dedi.

 

QAMIŞLO